En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

30 günlük kişilik diyeti



Bugün Ramazan'ın 5'inci günü. Henüz Ramazan'la ilgili bir şey yazamadım."Açılım" konusu aldı başını gidiyor, bugün yine aynı konuyu yazmak isteseydim, yazılacak birçok şey vardı.
Ama bir tıp adamının, Ramazan değerlendirmesi, tam da benim yüreğimin yankısı oldu. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun Hürriyet'teki yazısı.

Benzeri bir yazıyı ben, 20 küsur yıldır yayın yönetmenliğini yürüttüğüm Altınoluk dergisinde yazmıştım.

Altınoluk, Ramazan (Ağustos) sayısını "30 Günlük Kişilik Diyeti" kapağı ile sunmuştu.

Şu ifadeler vardı sunuşta:

"İnsanlar, maddi bünyelerindeki kimi hastalıklı oluşumları tedavi etmek için son derece titiz bir şekilde düzenlenmiş diyetlere uyuyorlar. Diyetlerde en küçük bir sapmaya yönelmiyorlar. Çünkü sağlık söz konusu.

Oysa işin bir de manevi sağlık boyutu var.

Kişilik kıvamındaki sarkmalar, bozulmalar, yıpranmalar...

Onlar ne olacak?

Onların diyeti ne?"

Ramazan'ı bir "Kişilik diyeti" gibi yaşamak...

Bunu işlemiştik.

Dediğim gibi, Prof. Dr. Müftüoğlu'nun, tıp dünyasından yaptığı "Ramazan açılımı", tam benim yüreğimin yankısı oldu. Heyecan duydum ve sizlerle paylaşmamak edemedim.

Gelin, o yazının "Ramazan beden ve ruh için müthiş bir 'iç doktor'dur" başlıklı bölümünü okuyalım:

"Eğer iyi hayat yolunda bir şeyler yapmak istiyorsanız önünüzde kocaman bir fırsat var. Bir aylık mükemmel bir farkındalık yolculuğu fırsatıdır bu. Bedensel ve ruhsal ağırlıklarınızdan kurtulmanız, yeniden kendiniz olmanız, farkındalıklarınızı çoğaltmanız, coşkuyu, neşeyi, sevmeyi, gülmeyi, anlamayı, öğrenmeyi, paylaşmayı ve vermeyi arttırmanız için otuz günlük kocaman bir fırsat.

Ramazan ayı iyi bir hayatı yeniden inşa etmek, iyi bir hayatın yolculuğuna yeniden başlayabilmek, iyi bir hayata can suyu verebilmek için mükemmel bir fırsattır.

Kabullenmek için, şükretmek, affetmek için, arınıp değişmek için, ağırlıklardan kurtulup hafiflemek için, cömertlik, alçak gönüllük ve sevgi için çok iyi bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirin. Bu fırsatı lütfen iyi değerlendirin.

Ramazan diyet ayı değildir.

Ben prensip olarak çok önemli bir sağlık sorunu olmayan hastalarımın, 'Oruç tutabilir miyim' sorusunu, 'Evet' diye yanıtlarım. Daha önce de yazdım, bir daha tekrarlayayım: Ben bu mübarek ayın beden ve ruh için müthiş bir iyileştirici bir 'iç doktor' olduğuna inananlardanım.

Ramazan ayında yapılabilecek en önemli yanlışlardan biri bu ayı bir 'diyet zamanı' gibi değerlendirmektir. Ramazan ayının anlamını ve faydasını bu kadar bozan bir yaklaşım düşünemiyorum. Gazete ve dergilerde konunun uzmanlarının hazırladığı 'Kilo Verdiren Ramazan Diyetleri'ni, yaptıkları tarifleri, açıklamaları, önerileri gördükçe hayretler içinde kalıyorum. Yeniden hatırlatalım ki Ramazan ayı, kilo verme, diyet yapma, zayıflama için hiç de uygun bir zaman değildir. Bu güzel ay sahip olmanın değil kendiniz olmanın, şükredip inanmanın, huzura, sevgiye, saygıya ve paylaşmaya odaklanmanın ve hayatı bize sunan sonsuz güce sınırsız inanmanın zamanıdır. Eğer bu süre içerisinde bilinen bazı yanlışları tekrarlamazsanız ne kilo alırsınız, ne şişmanlarsınız. Tersine birkaç kilo yağdan kurtulmanız bile mümkündür. Yapmanız gereken 'Ramazan'a Özel Diyet Listeleri' aramak yerine deneyimli bir beslenme uzmanıyla konuşarak 'yapacaklarınız ve yapmayacaklarınızı' öğrenmektir.

İyi bir hayat inşa etmenin en etkili yolu huzura odaklanmaktır. Ramazan ayının en önemli yararı ise bedene ve ruha verdiği huzur desteğidir. Bu huzur sizi kanserden de ülserden de başka hastalıklardan da koruyacaktır! Huzuru bol, keyfi, neşesi, eğlencesi zengin, koşuşturması, üzüntüsü, endişesi, korkusu az bir hayatın bedensel ve ruhsal bağışıklığı güçlendireceğini bilmelisiniz. Bu ayda sevdiklerinize, inançlarınıza, değerlerinize ve aidiyet duygunuzu geliştiren diğer güçlerinize sarıldıkça, bedeniniz de ruhunuz da iyileşecek, hastalıklara karşı direnç kazanacaktır.

Bu ay tutacağınız oruçlar sadece bedeniniz değil, ruhunuzu da arındırır. Size yalnızca bedeninizde biriken toksinleri atma fırsatı vermez, ruhsal arınmayı da hızlandırır. Ramazan bu yönüyle çok güçlü bir bedensel ve ruhsal arınma ayıdır. Bu ayın sonunda daha önce bir türlü kurtulamadığınız gaz, şişkinlik, yanma, kaynama gibi mide-bağırsak, kaşıntı, döküntü, kuruluk, saç dökülmesi gibi cilt problemlerinizden ve hatta uyku sorunları gibi ruhsal sorunlarınızdan önemli ölçüde kurtulduğunuzu görürseniz sakın şaşırmayın. Sebebi yukarıda belirttiğim güçlü ruhsal ve bedensel arınmadır. Eğer bu ayı daha da sağlıklı bir ay haline getirmek istiyorsanız, hastalara, yaşlı ve yoksullara yardım etmeyi unutmayın. Aile büyüklerinizi, akrabalarınızı ziyaret edin, hiç olmazsa telefonla arayın. Kaybettiğiniz dostlarınızı, akrabalarınızı hatırlayın ve onlara ışık yüklü, güzel dualar yollayın. Bu ay her akşam yarım saatinizi "iç hesaplaşmalarınız" için ayırın. Bunu korkmadan, çekinmeden, kendinizle bir kavga haline getirmeden yapın. Doğru ve iyi yanlarınızı (iyimserlik, yardımseverlik, affedicilik, hoşgörü, iltifat, sevgi...), yanlışlarınızı (kıskançlık, korku, endişe, olumsuzluk...) yan yana koyun ve iyilerini çoğaltmaya, kötülerini azaltmaya çalışın. Bu ay her zamankinden daha çok af ve özür dileyin. Daha çok şükredin."

Prof. Müftüoğlu'nun Ramazan yazısı böyle. Fırsat bulursanız ve ulaşabilirseniz, benim Altınoluk'un ağustos sayısındaki "Kalplerin Tabibi'nden 30 Günlük Kişilik Diyeti" başlıklı yazımı da okuyun.

bugün



Bu yazı 404 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,533 µs