En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Öcalan fenomeni



AÇILIM sürecinin provokasyonlarla bozulabileceği kaygısı yaygındır ve haklıdır. Sansasyonel bir eylem, kamuoyunu ‘açılım’ın aleyhine çevirebilir.
Belirli şartlarda tahrikçi laflar da aynı etkiyi yapabilir. Onun için, değerli yazar Yaşar Kemal bildiri niteliğindeki yazılı açıklamasıyla herkesi uyarmıştı:
“Bugün Türk olsun, Kürt olsun, kim olursa olsun, hangi oluşumdan gelirse gelsin, bu ülkede gerginliği artıracak söz ve eyleme girişeceklerin vebali ağırdır, tarih önünde ağır biçimde yargılanacaklardır, buna eminim.” (Milliyet, 21 Ağustos)
Büyük yazarın sözlerindeki “hangi oluşumdan gelirse gelsin” vurgusu dikkatimi çekmişti. Acaba PKK cihetinden ve Öcalan’dan “gerginliği artırıcı” tavırlar gelmesinden mi kaygılıydı?
Ben baştan beri bu kaygıyı taşıyorum. “Öcalan ‘açılım’a açık mı?” başlıklı yazımda bu kaygımı dile getirmiştim.

Uyarılar oldu ama
Sadece Yaşar Kemal gibi edebiyat dünyasından saygın bir isim değil... Birçok kimse, bu arada, Kürt kimliği adına siyaset yapan politikacılardan Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk gibi dengeli isimler de böyle uyarılarda bulunmuşlardı.
Devrim Sevimay’ın “Türkiye Modelini Arıyor” adlı dizisine yaptığı açıklamada Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, şunları söylüyordu:
“Sonucu çözümsüzlüğe itebilecek sivri çıkışlardan kaçınılmalı. En çok da doğabilecek ve bu olumlu havayı bozacak provokasyonlara dikkat edilmeli. Türkiye yeni bir bahara kapı aralıyor. Bu baharın renklerini, kokularını buluşturacak bir fedakârlıkla herkes sorumlu davranmalıdır.”
Böyle haklı uyarılarda bulunanlardan başka, yapıcı bir Öcalan portresi yaratmak isteyenler de oldu. DTP’li Selahattin Demirtaş, Öcalan’ın ne kadar barışsever bir insan olduğunu Türk kamuoyuna anlatmak gerektiğini söyledi! Öcalan’ın avukatı Ömer Güneş, “Türkiye toplumunun Öcalan algısı şimdiye kadar ‘bölen fenomen’ olmuştur. Ancak, barışa sunacağı katkıyla birlikte bu algı ‘birleştiren fenomen’e de dönüşebilir” diye konuştu! (Milliyet, 3-12 Ağustos)
Ama Öcalan ilk sözlü provokasyonunu “Kürt savunma güçleri..” açıklamasıyla yaptı. Son açıklamasıyla da tüy dikti!

Öyle bir ‘ego’ ki...
Yaşar Kemal mi?! Öcalan’ı anlayacak çapta değil!
DTP ve PKK da onu anlamıyordu, temsil de edemez!
Ahmet Türk’ü büsbütün aşağılıyor!
Kendisiyle masaya oturulmazsa “40 milyon Kürdün ayağa kalkacağından”, Fransız ve Rus ihtilallerinde bile görülmedik şekilde kan akacağından bahsediyor! (Milliyet, 22 Ağustos)
Kendisi yoksa tufan! Milyonlar ölsün!
Bu mariz ruh halini DTP tabanı da görmelidir.
Peki, yine de devlet onunla masaya otursa?!
Bunu hiçbir demokratik devlet yapamaz. Bakın, siyaset psikolojisi uzmanı Prof. Vamık Volkan şunu diyor:
“Kesin olarak söyleyebileceğim bir şey var ki, çözüm sürecine Abdullah Öcalan dahil edilmemelidir. Çünkü, Öcalan bir kişi olarak çok ölüm ve terör yaratan bir süreç başlattı...  Terörün bir simgesi oldu. Bu simgeyi ‘affetmek’ büyük kimlik çatışmalarını alevlendirir. Onun yolu yıkıcı bir yoldu. Bunu alıp yapıcı bir yola dönüştüremezsiniz. Bazı Kürt vatandaşlar Öcalan’ı önemser ve onun dediklerini dinler, bu onların bilebileceği bir şeydir ama, Öcalan’ı çözüm sürecine sokmak her şeyi altüst eder.”
Nereden baksanız, açılımın sağlıklı olması, resmen Öcalansız olmasına bağlı; kendisi yüzünden!

milliyet



Bu yazı 233 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,993 µs