En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Cep telefonlarında astım ve alerji tehlikesi de var!



Giderek hayatımızın adeta ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarının sağlığımız üzerine olumsuz etkileri olabileceği konusundaki kaygılar da her geçen gün artarken dünden beri de 3G teknolojisi ile tanıştık.

Bu çok yeni sistemin iletişim alanında pek çok kolaylıklar ve imkânlar sağlayacağına hiç şüphe yok. Ancak insanların, hayvanların, bitkilerin bundan nasıl etkileneceği henüz tam bilinmiyor.

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker hayatımıza yeni giren 3G teknolojisi için şunları söylüyor: Bu teknoloji ile beraber bugüne kadar 1 baz istasyonu olan yerde, artık 9 tane baz istasyonu olacak! Yani baz istasyonu sayısı çok artacak.

İngiltere’de 3G ile beraber baz istasyonu sayısı 50.000–70.000 civarında artış göstermiş. Daha çok baz istasyonu; daha çok radyasyon, daha çok manyetik kirlilik demek! 3G hem insan hem de çevre sağlığı açsından büyük riskler içeriyor. İsveç’te, 3G’de bulunan 3 UMTS sistemini test etmişler. İnsan vücudu üzerinde çok önemli zararları olduğunu görmüşler.

7’den 70’e milyonlarca kişinin kullandığı cep telefonlarının, beyin tümörlerine, hafıza kaybı ve uyku bozukluklarına, depresyona, Alzheimer’e, baş dönmesine,  bulantıya, başağrısı ve geçici bilinç kayıplarına kadar pek çok hastalığa yol açabilecekleri ileri sürülmüştür.

Bunların hiç biri kesin olarak kanıtlanmamışsa da, kedi ve tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalar, cep telefonlarının beynin elektrik aktivitesini değiştirebileceklerini, hücrelerin çoğalma hızını, enzim aktivitelerini ve hatta genleri etkileyebileceklerini göstermiştir.

Cep telefonları, en son astım, saman nezlesi ve egzema gibi allerjik hastalıklardan da sorumlu tutulmuştur.

Gerçekten de, gelişmiş ülklerde alerjik hastalıklardaki artışla, cep telefonlarının kullanımındaki ve yaygınlığındaki artış büyük bir paralellik göstermektedir.

Yakın zamanlarda yapılan araştırmalarda, cep telefonlarından yayılan mikrodalgaların mast hücrelerinden histamin, P maddesi, VIP ve NGF gibi kimyasal maddelerin salgılamasını iki misline kadar artırabildikleri saptanmıştır.

Bunlar, özellikle de histamin ve P maddesi, astım, saman nezlesi, egzema gibi hastalıkların ortaya çıkmasında çok önemli rolleri olan maddelerdir. 800-900 MHz arasındaki bu mikrodalgaların, antihistaminik ve kortizon gibi allerji tedavisinde kullanılan ilaçların etkilerini azalttıklarının da anlaşılması bu konudaki endişelerin hiç de haksız olmadığını göstermektedir.

Ayrıca, cep telefonlarının yarattığı eletriksel alanın diş dolgularındaki civayı gaz haline getirebileceği ve bunun da beyne ulaşarak depresyon, Alzheimer, multipl skleroz gibi hastalıklar yanında astım riskini de artırabileceği ileri sürülmüştür.

Biz hiç bir şey hissetmeden vücudumuzdan geçen mikrodalgaların aynı gürültü gibi kronik stres yaratıcı bir faktör olarak etki gösterdiğini savunan uzmanlar, cep telefonlarının astım ve allerjik hastalığı olanları ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguluyorlar.

Tavsiyeler
Henüz çok yeni oldukları için uzun vadede ne gibi olumsuzluklara neden olabilecekleri kesin olarak bilinmeyen cep telefonlarının, özellikle çocuk ve hamile hanımlar tarafından kullanılmaması gerekir.

Çok gerekli olmadıkça cep telefonu ile konuşmayın

Cep telefonunu mümkün olduğunca az kullanın

Mutlaka kulaklıkla konuşun

Uzun süre konuşmanız gerektiğinde kulağınızı değiştirin

Konuşurken telefonu kulağınıza fazla yaklaştırmayın

Kullanmadığınız zamanlar cep telefonlarını üzerinizde taşımayın

Bu yazı 728 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,798 µs