En Sıcak Konular

Nuh Gönültaş


Nuh Gönültaş
0 0 0000

Anayasa değil kutsal kitap...



Türkiye'de sadece milletvekillerinin mi dokunulmazlığı var?

Elbette hayır!

12 Eylül Anayasası'na göre Türkiye'de o kadar çok kişi ve kurumun dokunulmazlığı var ki, saymaya kalkarsanız şaşarsınız!

12 Eylül Anayasası maddelerinin önemli bölümü "Yargı denetimi dışıdır" cümleleri, "yargılanamazlar", "yetkilidir fakat sorumsuzdur", "dokunulmazdır" kelimeleri ile son bulur.

Yani söz konusu kişi ve kurumların yaptığı bütün işler her türlü denetim dışıdır.

Haşa, adeta Tanrı gibiler.

Her türlü sorgu, sual ve denetimden uzak.

Asla hesap vermez.

Çünkü hesap vereceği kendinden daha yüce, büyük, asil, güçlü, kudretli bir başka makam daha yoktur.

Hukukun kaynağı bizzat kendisidir. O her şeyi yargılar, onu yargılayacak başka hiçbir makam yoktur.

Bizim anayasamız işte böyle bir "Tanrı devlet" anayasasıdır.

Devleti milletine karşı koruyan bir anayasadır.

"Devlet milleti için vardır" anlayışı yerine, "millet devleti için vardır" anayasasıdır.

Böyle olunca da her maddesinde devleti millete karşı koruma altına almıştır.

Kimdir devlet? Genelkurmay Başkanlığı...

Dokunulmazdır!

Genelkurmay Başkanı bir suç işlediğinde kim yargılayacak, kime hesap verecek, hangi mahkemeye çıkacak?

Bu soruların cevabı anayasada yok!

Nasıl olur demeyin, yok evet yok! Buyurun bakın Anayasa'ya.

Çünkü bu anayasayı yapan askerler Genelkurmay Başkanlığı'nı "Asla suç işlemez" olarak kabul ediyorlar.

Çünkü kendileri Genelkurmay Başkanı olduğu halde anayasanın anasını belleyip, Meclis'i, siyasi partileri kapattıkları halde hiçbir şekilde hesap vermediler. Bunu anayasaya da yazdılar, halka da onaylattılar!

Kimdir devlet, Yüksek Askeri Şûra...

Anayasa 125, "Yüksek Askeri Şûra Kararları Yargı denetimi dışıdır."

Kararları dokunulmazdır. O heyet ne karar alırsa alsın, bunun sorgusu yapılamaz, muhakeme edilemez.

Bu madde de anayasaya konuluş maksadı dışında işletilmekte.

Askeri terfi ve tayinlerde terfi edemeyen, emekli edilenler mahkemelere başvurup işleyişi güçlük altında bırakmasın diye getirilen bu madde, çeşitli şekillerde ordudan atılması düşünülen asker kişilerin yargıya gitmesini önlemek için kullanılıyor.

YAŞ kararı, yaş karar!

Attım seni, bittin sen. Hiçbir mahkemeye başvuramazsın, kararımı yargılayamazsın. Nereye gidersen git, ne iş yaparsan yap beni ilgilendirmez!

Hükümetin anayasada yapacağı değişikliklerin en önemlilerinden birisi bu 125. Madde olmalıdır.

Kimdir devlet, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu...

Anayasa Madde 159. Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.

Bütün hakim ve savcıların ipi bu kurulun elinde bulunmaktadır. Bu kurul toplanıp bir davanın hakimini, savcısını istediği gibi değiştirir, görevden alır, el çektirir, her naneyi yapar fakat bu kararlar yargı denetimi dışıdır.

Vay be... Burada görevli üç beş kişi on binlerce hakim ve savcıyı meslekten ihraç dahil her türlü kararı alabiliyor.

En son Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın hayatını kararttı bu kurul.

Neden?

Zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı Büyükanıt'ın adını iddianamesinde geçirdi diye...

Bu kurul şimdilerde ne yapıyor?

Ergenekon savcı ve hakimlerini görevden almak ya da yerlerini değiştirmek için uğraşıyor. Bunu da alenen yapıyor.

HSYK karar alacak, Ergenekon davası bitecek!

Üstelik bu karar hiçbir şekilde yargılanmayacak.

Düşünüyorum da bu kurul şimdiye kadar ülke için hayati önem taşıyan nice davanın hakimlerini, savcılarını bir şekilde görevinden el çektirdi, nice davada adil karar verilmesini engelledi.

Elbet bir gün bir Molla Kasım gelir, HSYK'dan da hesap sorar.

Dolayısıyla Anayasa'yı değiştirecekler 159. Maddeyi asla ve asla ihmal etmemeliler.

Bu anayasa da "yargılanamazlar", "sorumsuzlar" dışında bir de "değiştirilemezler" var.

Sanki kutsal kitap.

Asla değiştirilemez. Hatta değiştirilmesi dahi teklif edilemez. (Madde 4)

Mesela Başkent Ankara'dır ve bu asla değiştirilemez, yetmedi değiştirilmesi dahi teklif edilemez.

Dedik ya, Anayasa değil, kutsal kitap!


bugün



Bu yazı 894 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Temmuz 2012 Delikli demir ile mertlik arasındaki ilişki...
    • 5 Temmuz 2012 İki arada bir derede ölüm!
    • 28 Haziran 2012 Dessas-ı ehli dünyanın hafiyeleri veya satılık kalemler...
    • 26 Haziran 2012 Kılavuzu NATO olanın...
    • 17 Haziran 2012 Davet ile davete icabet...
    • 5 Haziran 2012 AK Parti celladına gülümserken...
    • 31 Mayıs 2012 Kürtaj emanete ihanettir!
    • 13 Mayıs 2012 28 Şubat dalgaları ve hükümetin kıyıları...
    • 26 Nisan 2012 CHP'nin tarihi en yumuşak yeri...
    • 24 Nisan 2012 Vatana ihanetin yasal dayanağı olur mu?
    • 19 Nisan 2012 Peki, AK Parti iktidarı bin yıl sürecek mi?
    • 17 Nisan 2012 Çevik Bir nefreti, Tayyip Erdoğan sevgisi...
    • 14 Nisan 2012 Adaletin rövanşı...
    • 8 Nisan 2012 İçimizdeki darbeciler yüzünden...
    • 29 Mart 2012 Gazete kapatmak çağ dışı bir çözümdür...
    • 22 Mart 2012 Talimatla akreditasyon olur fakat demokrasi olmaz...
    • 13 Mart 2012 Liderlik cesareti...
    • 8 Mart 2012 Stratfor ve WikiLeaks gazeteciliği!
    • 1 Mart 2012 Bu ülkede 28 Şubatlar bitmez!
    • 26 Şubat 2012 15 yıl sonra yeniden ''şubat soğuğu!''

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,070 µs