En Sıcak Konular

Murat Yetkin


Murat Yetkin
0 0 0000

CHP'nin Kürt Planı



CHP lideri Deniz Baykal Kürt sorununa çözüm için kapsamlı bir plan çalışması içinde olduklarını söyleyerek bu planın ortaya çıkmaya başlayan ana hatlarını açıkladı. Baykal’ın ifadesiyle “Türkiye’nin geleceğini birlikte kuralım” diye özetlenebilecek yaklaşım içinde devlet hizmetinden yararlanmak için anadilde dilekçe verilmesine imkân tanınmasından, genişletilmiş yayın yapma haklarına, ekonomi, sağlık ve eğitim hizmetlerinde pozitif ayırımcılığa dek pek çok açılım bulunuyor.
PKK ve DTP’nin af taleplerine de değinen Baykal, affın bir terörle mücadele yöntemi olamayacağını, ancak terörün gündemden düştüğü noktada bir toplumsal barış projesi olarak gerekli olabileceğini söyledi.
Baykal bu yaklaşımın ana hatlarını önceki akşam CNN Türk’te Fikret Bila ile sunduğumuz Ankara Kulisi programında beş başlık altında şöyle açıkladı:
* Af, terör gündemden düştüğü zaman: “Kürt sorununun çözümü için Türkiye’de af, terörle mücadelenin bir yöntemi değildir. Türkiye’de af, artık terörün gündemden düştüğü, geride kaldığı bir noktaya toplumun gelmesi halinde, bir toplumsal barış ve kardeşlik projesi olarak ortaya atılabilir ve hepimiz terörü geride bırakmış olmanın sevincini, geçmişte çatışmış, karşılıklı acılar çekmiş kesimler olarak, kucaklaşarak yeni bir kaynaşma noktası olarak gündeme getirebiliriz. Şimdi böyle bir noktada olduğumuza dair hiçbir işaret yok.”
Baykal ile dün bu konuyu yeniden telefonla görüştük.Terörün Türkiye’nin gündeminden düşmesi konusunda şunları söyledi: “Terör bir grup insanın şahsi kararıyla durmaz. Terör, toplumun ortak tavır alışıyla ortak tutumuyla durur. PKK’nın son zamanlardaki eylemlerinin onu kitlelerin gözünde nasıl tecrit ettiğini görüyoruz. Bu açıdan gelişmelerin olumlu yönde olduğu söylenebilir.”
* Kamuda zihniyet değişikliği: “Anadolu’nun her köşesindeki kamu görevlilerinde zihniyet değişikliğinin sağlanması gerekiyor. Bürokrasiden yargıya, askerden polise zihniyet değişikliğinin özümsenmesi konunun çözümü için önemli.”
Dünkü telefon görüşmemizin asıl amacı Baykal’ın burada ne demek istediği idi. Televizyon programının süre kısıtlaması içinde sıra gelmeyen bu değişiklik ne anlama geliyordu. Örneğin derdini Türkçe olarak anlatamayan vatandaş devlet hizmeti almak, ya da şikâyet etmek için Kürtçe dilekçe verebilecek miydi? Baykal’ın açılımındaki asıl noktalardan birisinin bu olduğu verdiği şu yanıtla anlaşıldı: “Türkiye’de yerel yönetimlerden başlayarak, kullanılan dili ayırmak anlayışında değilim. Bu demek değildir ki, meramını Türkçe olarak tam anlatamayan insanlar hizmetten yoksun bırakılır. Önemli olan insanlara hizmet vermektir. Meramını başka türlü ifade edemiyorsa, sadece Kürtçe için değil, diğer anadiller için de diyorum, o imkân tanınmalı. Mesela mahkemelerde tercümanla ifade alınabiliyor, istenirse ayrımcılığı teşvik etmeyen bir yol bulunabilir. Kişi bu durumu istismar etmek amacıyla diyelim kötü niyetle bile gelse, hizmet vermeyi reddetmemek lazım.”
* Fırsat eşitliği: “Devletin işi herkese eşit olarak sağlık, eğitim gibi, adalet gibi hizmetleri sunmak, istihdam ortamı yaratmak. Son zamanlarda AKP uygulamalarıyla fırsat eşitliğinin ülkenin her yerinde sorun olduğunun farkındayım. Ancak Doğu ve Güneydoğu’da bu sorun özellikle hissediliyor. Oradan gelen bir çocuğun sağlık, eğitim imkânlarından eşit fırsatlarla yararlanıp sistemde yükselme imkânlarının açık olduğunu göstermek, sistemi böyle işletmek gerekiyor. Aksi halde burada yer tutamayan çocuk, gidiyor terör hiyerarşisinde, gidiyor mafya hiyerarşisinde yer tutmaya çalışıyor. (Ağırlıkla dünkü telefon konuşmasından-) Oysa geleceğin Türkiye’sini hep birlikte kurmak için, başkalarının planları uyarınca değil, kendimiz kurmak için herkese eşit fırsat vermek lazım. Türkiye’nin geleceğini birlikte kuralım. Bunun için gerekiyorsa pozitif ayrımcılık yapabiliriz. Bu konuda getirilecek önerilerin de ayrıştırmaya değil, kaynaştırmaya yönelik olması lazım.”
* Kimliğini geliştirme imkânları: “Kimlik herkesin şerefidir. Kimliği sahiplenme, geliştirme, gelecek kuşaklara aktarma, yararlanma konusunda şu anda var olanların ötesinde olanaklar sağlamanın gerekli olduğuna inanıyorum. Anadilde, Kürtçe yayın yapılmasına karşı değilim. Devlet imkânlarıyla TRT aracılığıyla yapılan Kürtçe yayının uygun olmadığını düşünüyorum. Özel yayın şirketleri aracılığıyla RTÜK düzeninde bölgede serbestçe yayın yapma imkânı sağlanmasını doğru buluyorum. Kürtçe eğitim konusunda da özel kurslar, enstitüler açılabilir, ancak onun ötesinde, ‘Tatmin etmek için ne verilebilir?’ yaklaşımıyla hareket edilmemeli.”
* Ayrı ekonomik politika: “Kriz ülkenin her yanını etkiliyor. Ancak bölgede kalkınma ve istihdam sorunu var. Bu konuda da bölgeye özel kalkınma ve istihdam paketleri hazırlamak, pozitif ayırımcılığa gitme yolu düşünülebilir. Diğer alanlar için de söylüyorum: Pozitif ayırımcılık yapalım, ama sen yap kardeşim, uygulamasını sen yap.”

Zaman lehimize çalışıyor
Baykal üzerinde çalışmaların sürdüğünü vurguladığı Kürt sorunu çözüm paketinin oluşum aşamasındaki ana hatlarını böyle açıklıyor. Önümüzdeki günlerde yeni açılımların işaretini verdiği konuşmamızda şunları da söyledi:
* “Zaman Türkiye’de bütünleştirici güçlerin lehine çalışıyor. Zihniyet sevindirici şekilde değişmeye başladı. Biz benzeri şeyleri 20 yıl önceki Güneydoğu raporumuzda da söylemiştik. Şimdi askeri de sivili de aynı bütünleştirici noktaya geliyor.”
* “İşte Şeyh Sait’in torunu Abdülmelik Fırat da söylemiş (dünkü Vatan’da Mine Şenocaklı’nın mülakatı-MY) Türkiye’de 5 milyon Türk-Kürt çift var, nasıl ayıralım diye. Türkiye’nin batısında doğusundan fazla Kürt kökenli vatandaşımız yaşıyor. Türk toplumunun çoğu asimile olmadan entegre olmuşsa, bu sorun ülke bütününe ilişkin olmaktan çıkıyor demektir. DTP, batıda kendisine oy vermeyen insanları da mı temsil ediyor? Bunu söylemek mümkün mü?
* “Artık 19’uncu yüzyılda değiliz. 1820’de miyiz? Mora İsyanı mı çıkaracaksın? Bitti bu hikâyeler.
Biz gözümüzü dikmişiz Avrupa’ya bakıyoruz. Birilerinin Ortadoğu için hazırladığı bölünmüş haritalarla mı uğraşacağız. Hayır, geleceğiz Türkiye’sini birlikte kuracağız. Geleceğin Türkiye’sini birlikte kurmamız lazım.”

radikal



Bu yazı 412 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mart 2012 İki önemli mesele
    • 15 Mart 2012 Türkiye'nin yeni deniz stratejisi üzerine
    • 23 Aralık 2010 Şahin'den çağrı: Siyasi partiler yasası değişmeli
    • 11 Aralık 2010 Üniversitelerde ikinci 68 mi?
    • 5 Aralık 2010 Ankara'dan Tel Aviv'e: Özür insani-siyasi diye ayrılamaz
    • 21 Kasım 2010 'Diyarbakır'da 3. bir yol açabiliriz'
    • 19 Kasım 2010 'Füze kalkanında mutabakata yakınız'
    • 15 Kasım 2010 2010 model Ecevit çıkışı
    • 7 Kasım 2010 Hem AK Parti hem de CHP'de merkeze açılım
    • 23 Ekim 2010 Bedelli görüşülmedi ama söz siyasetin
    • 18 Ekim 2010 Gül ve Demirel'le dinleme üzerine
    • 3 Ekim 2010 Siyaset sahnesinde bu kez çok güzel hareketler var
    • 30 Eylül 2010 ABD, Irak sınırında güvenlik şeridine destek verdi
    • 26 Eylül 2010 Bilim dünyasına biraz daha ilgi
    • 16 Eylül 2010 CHP'nin hatası ve faturası
    • 11 Eylül 2010 Öcalan 'boykot' dedi, tansiyon yükseldi
    • 30 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu: Geçmişteki yanlışları telafi ediyoruz
    • 25 Temmuz 2010 Orduda değişim
    • 22 Temmuz 2010 Başbakan hesaplaşacaksa madde 35 ve YÖK'ü kaldırsın
    • 20 Temmuz 2010 AB elçisi: Yeni bir İran istemiyoruz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,354 µs