En Sıcak Konular

Enis Berberoğlu


Enis Berberoğlu
0 0 0000

Ev sahibi kompleksi



ANKARA
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ı "hakiki" ve halkı temsil eden politikacı yapan özelliği çok. Sayalım: Karadenizli, bıyıklı, futbolcu (ayrıca ve hálá Fenerli), muhafazakár, dindar, eşi ve kızları tesettürlü, bunlar aklıma ilk gelenler.

Demek ki Tayyip Bey, Türk toplumunun çok sayıda genetik şifresini bünyesinde taşıyor. (Dilerseniz aynı testi diğer liderler için de yapın, bakalım kaç ortak vasıf bulabileceksiniz.)

önceki gün Polonya’nın Gdansk kentinde üniversite talebelerine hitap ederken... Türklere has bir başka özelliği, ev sahipliği kompleksini dışa vurduğunda açıkçası pek şaşırmadım.

Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan üçgeninde diplomasinin dar koridorlarında dolaşan Başbakan hızını alamayınca ekmeğini Türkiye’de, İstanbul’da arayan, kaçak çalışan 40 bin Ermenistan vatandaşı hakkında şu ifadeyi kullandı:

"Niye bunlar bizim ülkemize geldiler? Çünkü Ermenistan’da sıkıntı büyük, sefalet var. Bizim ülkemizdeler, ama biz bunları iade etmiyoruz. Şu anda ülkemizde barınma mücadelesi veriyorlar. Gerekirse geri de göndeririz, ama böyle bir şeyi biz insani yaklaşım olarak doğru bulmuyoruz." Türkiye ve Ermenistan arasında tarihten kaynaklanan, Yukarı Karabağ işgali ile alevlenen sorunlar varsa... Devletler arası meselede Kumkapı’da boğaz tokluğuna çalışan garibanın suçu, günahı ne?

Denklemi tersten kuralım... Alman Başbakanı bizimkine her kızdığında... "Bakın yıllar önce misafir işçi (Gastarbeiter) olarak davet ettiğimiz Türkler ülkemize kazık çaktı, kaçağıyla, resmisiyle Türkiye’ye geri yollamıyorsak lanet olsun içimizdeki insanlık sevgisine" dese hoşumuza gider miydi?

* * *

Başbakan’da bu haller yeni belirdi... Hatta bence ev sahipliği kompleksini aşan miras hukukuna giren arazlar gösterdi. Mesela İsrail’e Gazze nedeniyle haklı öfkesini göstermek isterken... Kalktı 600 yıl önceye gitme ihtiyacını hissetti:

"Biz, dedeleriniz, ecdadınız kovulduğu zaman, sizi kalkıp da bu topraklarda ağırlayan, bu topraklarda misafir eden Osmanlı’nın torunları olarak konuşuyoruz."

600 yıl bile ev sahibini, misafirinin artık yerleşik düzene geçtiğini ikna edemiyorsa... Bu topraklarda öteki sayılma suçunun zamanaşımı konusunda hayli kötümser olma hakkımı kullanıyorum. Yıllarını kiracı olma sanatına adayan bir ağabey veya kardeşiniz olarak ekliyorum. Ev sahibinin kötüsü, geçici konumunuzu sürekli kafanıza kakandır... "Almanya’dan kardeşim gelebilir, size her an çıkın diyebilirim" hissini yaşatandır... Evim dediğiniz mekána çivi bile çaktırmayan, sizin kılmayandır. Türkiye gibi 72.5 milletin bir arada barış içinde yaşadığı coğrafyada.... Ev sahipliği taslamak sadece Kürt meselesini düşünseniz bile tehlikelidir.

Hem zaten tapusuna sahip çıkacak kadar uzun süre hangimiz yaşadık ki bu topraklarda?

Erbil sınır istemiyor

YAKLAŞIK iki aydır Barzani yönetimindeki Kuzey Irak’ın Erbil kentinde Türkçe bir gazete internette yayımlanıyor. Gazetenin imtiyaz sahibi ve Başyazarı Rebvar Kerim Veli, dün çıkan son sayıda Türkiye’nin Kürt sorununu çözmesi halinde muhtemel geleceği kendi penceresinden yorumladı. İki paragrafı hiç dokunmadan aktarıyorum:

"Türkiye kendi içindeki Kürt sorununu çözdüğü zaman artık daha güçlü bir ülke olmuş olacak ve daha rahat hareket etmiş olacaktır. Bunların bir sonucu olarak da Türkiye nasıl ki dünyadaki bütün Türklere destek çıkıyorsa artık Kürtlere de destek çıkmak zorunda olacaktır. Bundan dolayı da Iraklı Kürtler artık Ortadoğu’ya hükmeden güçlü bir Türkiye’nin himayesi altına girecekler."

"Çözümle birlikte Iraklı Kürtler ve Türkiye’deki Kürtler arasında bulunan ve Türkiye sınırı olarak bilinen sınır belki tarihe karışacak ve Iraklı Kürtler, Türkiye’ye entegre olacaklar."

Kürt meselesini sadece "ayrılıkçı" etiketiyle mahkûm edenler... Bu bütünleşme arzusunu görmezden gelmesinler lütfen.

hurriyet



Bu yazı 245 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Kasım 2009 Kuzey Irak tamam
    • 20 Eylül 2009 Babacan: Başbuğ çok kafa yoruyor bizim için bir şans
    • 26 Temmuz 2009 Üniversite sınavında sıfır çekenler kim?
    • 17 Mayıs 2009 Ev sahibi kompleksi
    • 15 Mart 2009 Baykal: Ergenekon balans ayarı çabası
    • 8 Şubat 2009 Kamer: Tosun’u sadece Başbakan değil, Bilal ve Sema da tanımaz
    • 1 Kasım 2008 Kürt sorunu, Apo sorunu
    • 26 Ekim 2008 İstanbul’a Kemal Derviş markası
    • 25 Ekim 2008 Barzani ile yakınlaşma PKK’nın kimyasını bozuyor
    • 4 Ekim 2008 Bayramını merak eden ülke: Suriye
    • 12 Ağustos 2008 Kafkas satrancında PKK yeniden piyon
    • 12 Temmuz 2008 Darbe duyumu çamur değildir elleri yıkamalı
    • 11 Mayıs 2008 Kandil söndü silahsız geçildi
    • 1 Ocak 2008 Kürt Hamas’ı kurulur mu?
    • 1 Aralık 2007 ABD’den 2 tercih birden
    • 25 Kasım 2007 Güneydoğu’ya özel teşvik
    • 11 Kasım 2007 Paşa’nın Irak analizi
    • 10 Kasım 2007 Reuters vermedi bizimkiler verdi
    • 4 Kasım 2007 PKK ne zaman biter?
    • 3 Kasım 2007 Tıpkı Kabil’deki gibi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,417 µs