En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Bebelere balon mu, kolesterol hapı mı?



Amerikan Pediatri Derneği’ nin kolesterol düşürücü statin grubu ilaçların 8 yaşından itibaren çocuklara da verilebileceğini bildiren bir kılavuz yayınlamasının yankıları devam ediyor. Aklı başında doktorlar buna karşı çıkıyorlar ve çok haklı sebepleri var:

Her şeyden önce statinlerin daha önce kalp krizi geçirmiş olan erişkinler dışında ne kadar yararlı oldukları bile henüz kesin olarak bilinmiyor. Meselâ kadınlarda ve daha önce kalp krizi geçirmemiş kişilerdeki etkinliği konusunda net bir kanıt yok.

İkincisi statinlerle çocuklar üzerinde yapılmış yeterli araştırma mevcut değil henüz. Statin tedavisi altında izlenen çocuk sayısı 1000’ den az ve tedavi süresi de 6 ay ile 4 sene arasında değişiyor. Yani ilacın uzun vadede ne gibi olumsuzluklara yol açabileceğini bugünden bilmek mümkün değil.

Yan etkileri var

Statinlerin erişkinlerde pek çok yan etkileri var. Baş ağrısı, bulantı, ateş… en sık rastlananları; ama içlerinde en önemlisi kaslarda ciddi hasara sebep olan ve böbrek yetersizliği ve ölüme kadar giden ‘rabdomiyoliz’ (kas erimesi) adıyla bilinen tablo. Statin tedavisi görenlerde eklem ve kas ağrıları, kramplar, kaslarda güçsüzlük gibi şikâyetler ortaya çıktığında ilacın derhal kesilmesi gerekiyor. Baycol isimli statin de zaten bu yüzden piyasadan kaldırıldı.

Statinlerin ikinci önemli yan etkisi de karaciğer hasarına sebep olabilmesi. Bundan dolayı da karaciğer hastalığı olanların statin almaları sakıncalı. Seks hormonlarının yapımının bozulması, iktidarsızlık, şuur bulanıklığı, hafıza kaybı, huzursuzluk, kişilik değişiklikleri, kabızlık, ishal ve deri döküntüleri… diğer yan etkileri.

Bir önemli nokta da statinlerin ‘doğumsal defektlere’ yol açabilmesi. Bu yüzden de doğurganlık çağındaki kızlarda kullanılması kesinlikle sakıncalı.

Neticede, bütün bu yan etkilerin erişkinlerde seyrek görülmesi, çocuklarda da seyrek görüleceği mânâsına gelmiyor; çünkü çocuklar erişkinlerin ‘küçültülmüşü’ değiller. Üstelik gelişme çağındaki çocuklarda ilaç yan etkilerinin telafisi mümkün olmayan zararlara yol açma ihtimalini de göz ardı etmemek lâzım.

Çocuklarda normal kolesterol değerleri bilinmiyor

Henüz çocuklarda kan kolesterol değerlerinin ne kadar olması gerektiği de tam bilinmiyor, ama çocuklarda beyin gelişimi ve özellikle de buluğ çağında hormon yapımı için daha fazla kolesterole ihtiyaçları olduğuna şüphe yok. Kolesterol, hücre duvarının temel yapıtaşı olması yanında; kortizol, testosteron, östrojen… gibi hormonlar, D vitamini, safra asitleri… üretimi için mutlaka gerekli olan bir madde.

Bunun için de çocukların kolesterol düzeyleri ile oynamanın ciddi sakıncalar doğurması çok muhtemel.

Gelelim neticeye

Obezitenin çocuklarda çığ gibi arttığı doğru, çünkü çoğu hamburger, pizza, kızarmış patates, cips, gofret, bisküvi… gibi abur-cuburlar, kola ve şekerli içecek tiryakisi. Sofralarda taze sebze, meyve ve balığın… yerini işlenmiş et, sosis, salam, sucuk almış durumda.

Genetik bir hastalık olan ‘ailesel hiperkolesterolemi’ dışında çocuklardaki kolesterol yüksekliği büyük ölçüde beslenme yanlışları ve hareketsizlikten kaynaklanıyor.

Yapılması gereken esas şey de çocukları taze sebze meyve, lifli gıdalar, tam tahıl, balıktan zengin, fakat şeker-karbonhidrat ve doğmuş yağlardan fakir beslenme tarzına alıştırmak. Günlük kalorinin en fazla yüzde 30’ unu yağlardan; en fazla yüzde 10’ u doymamış yağlardan alınmasını sağlamak.
Modern hayatın ‘obez çocuklarını’, bir de kolesterol düşürücü haplarla zehirlemek bir yanlışı başka bir yanlışla düzeltmeye çalışmaktan başka bir şey değil.



Bu yazı 834 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,718 µs