En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

CHP'yi uzlaşmaya razı etmek



Başbakan'ın kendi ifadesiyle AK Parti, nisanda anayasayı yeniden gündeme getirmeyi planlıyor.
Umut var mı? Türkiye, mahallî seçimlerin hemen akabinde yeni bir anayasa yapmaya girişebilir mi? Sorunun cevabı sadece CHP'ye bağlı. AK Parti CHP'nin koyduğu bu sınırda duruyor. Cemil Çiçek, anayasanın uzlaşma ile çıkması gerektiğini, CHP ile uzlaşma olmaz ise anayasanın değiştirilemeyeceğini söylüyor. CHP sözcülerinden Hakkı Suha Okay da, dokunulmazlıkların kaldırılması dışında, anayasa değişikliğine karşı olduklarını açıklıyor.

O zaman tek çare, CHP'yi anayasal uzlaşmaya razı etmek. Peki CHP nasıl razı olur? İlk olarak CHP'nin rezervini anlamalıyız. 1982 Anayasası'na karşı olan ve alternatif bir anayasa taslağına sahip olanlar arasında CHP de var. CHP'nin anayasa değişikliğine karşı çıkması ilkelerine değil fiilî bir gerekçeye dayanıyor. AB sürecinde yapılan anayasa reformları ile devlet içi iktidar dengeleri esaslı biçimde değişti. Yeni anayasa yapmak demek, devlet iktidarının demokratikleşmesi kanalıyla, kalan mevzilerin de sağ iktidarlara teslim edilmesi demek. CHP'nin Ergenekon soruşturmasına muhalefeti de, büyük ölçüde bu davanın yol açtığı denge kaybıyla ilgili. O zaman CHP'nin rezervi nasıl kaldırılır? Devlet içindeki iktidar alanını CHP'nin artık savunamayacağı biçimde fiilen dönüştürerek. Ergenekon soruşturması, bu işi tek başına zaten yapıyor. Türkiye'nin dış politika aksının değişmesi ve devlet içindeki askerî iktidar alanının gerekçelerinden biri olan PKK sorununun çözümü ile bu iktidar alanı daha da küçülecek. PKK sorununun çözümü ise Kürt sorununun çözümüne bağlı. Türkiye'de bastığı zemini bile kemirmeye başlayan sürdürülemez bir devlet iktidarı alanı var. Bu alan zaten çöküş halinde.

İlke düzeyinde izlenecek yol ise, CHP'yi anayasa yapım sürecine dahil etmek. Aslında sadece CHP'yi değil, müzakereci demokrasi teknikleri ile mümkün olan en geniş ölçekte ilgili bütün tarafları bu sürece, akılcı müzakere yönetimleri ile dahil etmek gerekir. Anayasalar çoğunluğun tercihini değil, azınlığın haklarını garanti altına almak zorunda. Bu yüzden de genel bir uzlaşıya konu olmalı. Bu noktada AK Parti'nin 2008 yılı içinde harcadığı fırsattan gerekli dersleri çıkartması lâzım. "Anayasayı değiştirecek çoğunluğumuz var" yaklaşımını kastediyorum. Başbakan'ın nisan için vurguladığı "genel bir uzlaşı" arayışı gerekli dersin çıkartıldığına işaret. İkincisi izlenecek yöntemle ilgili.

AK Parti, kamuoyunun önüne bir anayasa taslağı ile çıktı. Taslak mükemmeldi. Alternatifli maddelerle kaleme alınmıştı, yani siyasetçiye seçme hakkı bırakıyordu. Ama somut kurallardan meydana gelen bir anayasa metni idi. Toplumun önüne bir taslakla çıkmak, AK Parti'nin düşmemesi gereken çok esaslı bir hata idi.

AK Parti bir anayasa metni yerine, birkaç maddede formüle edilecek genel ilkeler ile yola çıkmalı ve sadece bu genel ilkeleri tartışmaya açmalıydı. Mesela "yargı birliği sağlanacaktır" ilkesi, Anayasa'nın neredeyse 20-25 maddesini belirleyecek bir ilke. Yargıç teminatı ve adil yargılama hakkını da içerecek bu ilke ışığında askerî yargıdan başlayarak, idarî yargıyı ve anayasal yargıyı evrensel demokrasi ve hukuk standartlarına kavuşturmak mümkün olacak. İlkeler düzeyinde yürütülecek bir tartışma bütün toplum kesimlerinin, dolayısıyla bahaneler arayan CHP'nin de uzlaşmaya dahil olmasıyla sonuçlanabilir.

CHP'yi razı etmenin pratik yolu ise, yeni anayasa ihtiyacını mahallî seçim tartışmalarının tam merkezine yerleştirmek. Güçler dengesiz olduğu için seçim çok sönük geçiyor. Ortalığı ısıtacak bir anayasa tartışması CHP'yi yeni anayasaya angaje olmak zorunda bırakabilir. CHP, neden yeni anayasaya karşı çıktığını izah etmeye bir girişsin, parti rekabeti içinde halk CHP'yi demokratik çizgiye kolaylıkla çekecektir. Yeni anayasayı nisan ayında değil, şimdi, mahallî seçimlerin en önemli gündemi olarak tartışmayı öneriyorum. Herkes eteğindeki taşı döksün ve oy istediği vatandaşa bir anayasa sözü versin.

zaman



Bu yazı 889 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,614 µs