En Sıcak Konular

Semih İdiz


Semih İdiz
0 0 0000

Batı’dan uzaklaştığımız inancı artıyor



Başbakan Erdoğan “İslami Doğu’da” hayranlık toplarken, Batı’nın Türkiye hakkındaki kuşkuları giderek artıyor. Burada iki önemli Batılı analistin son Türkiye değerlendirmelerine bakacağız.
İlki, Türkiye ile yakından ilgilenen Paris’teki “Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü”nün (IFRI) kıdemli danışmanı Dominique Moisi. İkincisi de “ABD Atlantik Konseyi Türkiye İnisiyatifi” Başkanı David Phillips.
Halen Harvard Üniversitesi’nde ders veren Moisi’nin “Türkiye’yi kim kaybetti?” başlıklı yazısı, “Project Syndicate” adlı uluslararası ajans tarafından 148 ülkede 405 gazeteye servis edildi. Moisi’ye göre, “Türkiye gerçekten kaybedildiyse, bunun sorumluları AB, ABD, İsrail ve Türkiye’nin kendisidir.” Türkiye’yi dışlayan bir AB’nin “tarihi bir hata işlemiş olacağını” vurgulayan Moisi, ABD ile İsrail’in de, Irak savaşı ve Gazze türü operasyonlarla, bu olumsuz süreci hızlandırdıklarını belirtiyor.

Duyguları açısından Ortadoğulu
Türkiye’yi “Coğrafi açıdan Asyalı, duyguları açısından ise artan bir şekilde Ortadoğulu” olarak tanımlayan Moisi, Batı’nın bu ülkeyi kaybetmesinin bedelini “Osmanlının vârislerini tarihi açıdan tekrar Asyalı, İslami ve Ortadoğulu bir düzleme itmek” olarak ortaya koyuyor.
Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki performansını da bu ortamda “sorumsuzluk” olarak niteleyerek şunları belirtiyor:
“Kendi ülkesinde popülaritesini artırmış olabilir. Ancak günümüzün zorlu ekonomik koşullarında ucuz popülizminin cazibesine kapılmak her zamankinden daha tehlikelidir. Yanında kuru tahta varsa, insan kibritle bu kadar kolay oynamamalı.”
Burada Moisi’nin AB, ABD ve İsrail’i suçlamasına takılıp kalmamalı. Yazısından çıkan asıl mesaj Türkiye’nin “Özde Batılı olmadığı için kolay kaybedilebilir olduğu” mesajıdır. Yoksa, örneğin, ABD, AB ve İsrail’e kızan bir Polonya’nın “Batı tarafından kaybedilmesi” diye bir şey söz konusu değil.
Halen Columbia Üniversitesi’nde ders veren David Phillips’e gelince, o da 20 Şubat tarihli International Herald Tribune’da çıkan yazısına “Hangi tarafta duracağını seçmek” başlığını koymuş. Bu yazı Erdoğan’a ABD’de duyulan kızgınlığı da açıkça yansıtıyor.
Davos çıkışı ve Hamas’ı savunmasıyla Erdoğan’ın Türkiye’nin sokaklarında puan topladığını söyleyen Phillips, kinayeli bir yaklaşımla, bu tutumun kendisini “Şam ve Tahran’ın sevgilisi yaptığına” işaret ediyor.
ABD ilişkilerinde zehirli hap
Bu tutumun “Türk-Amerikan ilişkileri açısından zehirli bir hap” olduğunu savunan Phillips, bu çıkışın Ermeni tasarısı sorunu açısından daha kötü bir zamanda gelmiş olamayacağını da vurguluyor.
Tasarının bu yıl büyük olasılıkla geçeceğini iddia eden Phillips, bunun da İncirlik üssünün ABD’ye kapatılmasıyla sonuçlanabileceğini belirtiyor.  Başkan Obama’nın Türkiye’nin stratejik önemini fazlasıyla bildiğini belirten Phillips, buna rağmen ilişkilerde “diplomatik bir tren kazası” yaşanmasının sorumluluğunun Erdoğan’da olacağını savunuyor.
Phillips bu çerçevede şunları belirtiyor:
“Erdoğan, devlet adamı ve Batı’nın güvenilir müttefiki olarak namını yeniden restore etmek istiyorsa, o zaman Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerini düzeltmesi, Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmesi ve Kıbrıs’tan gelen gemileri kabul etmesi lazım. Hamas’ın avukatlığını yapmak hatadır. Türkiye’nin geleceği Batı’dadır. İslami sokak ise Türkiye’yi Avrupa’dan uzaklaştırıp Ortadoğu’ya yönlendirmektedir.”
Moisi ile Phillips’in savları tabii ki tartışmaya açıktır. Ancak Erdoğan’ın Batı’daki Türkiye algısı açısından çıtayı, olumsuz anlamda, ne kadar yükselttiği de artık daha iyi görülüyor.
Batı ile ilişkilere ve Türkiye’nin 150 yıllık çağdaşlaşma projesine hâlâ önem veriyorsa bu Erdoğan’ı düşündürmeli. Fakat vermiyorsa, kendisi ve taraftarları açısından ortada zaten bir sorun yok demektir.

milliyet



Bu yazı 377 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Ağustos 2011 Artık muhtıra değil, emeklilik dilekçesi veriliyor
    • 16 Mayıs 2011 Suriye karıştıkça Türkiye’den beklenenler artıyor
    • 3 Ocak 2011 ''İsrail ve Suriye için Türkiye en iyi arabulucu''
    • 13 Aralık 2010 AB’den gelen büyük desteğin nedeni
    • 13 Ekim 2010 ABD ile ilişkilerde tren kazası olasılığı
    • 4 Ekim 2010 İsrail’de yoğun Türkiye aleyhtarı Propaganda
    • 28 Ağustos 2010 Avrupalılar bile AB’ye artık inanmıyor
    • 3 Temmuz 2010 İsrail, Türk-ABD ilişkilerinin koşulu haline geliyor
    • 31 Mayıs 2010 Savunma stratejimizi etkileyecek gelişmeler yaşanıyor
    • 8 Mart 2010 ABD dış politikası amatörlerin elinde mi?
    • 2 Kasım 2009 Peki, CHP ne yapıyor?
    • 8 Haziran 2009 Obama’nın verdiği desteğin arka planı
    • 23 Şubat 2009 Batı’dan uzaklaştığımız inancı artıyor
    • 6 Ekim 2008 Aktütün saldırısıyla akla gelen sorular
    • 20 Ağustos 2008 Washington ile Montrö sıkıntısı
    • 18 Ağustos 2008 Türkiye ittifaksız kalırsa ne olur?
    • 11 Ağustos 2008 Türkiye’yi Batı’ya iten Rusya’dır
    • 2 Ağustos 2008 Batı kadar Doğu da rahatladı
    • 21 Ocak 2008 Erdoğan-Sarkozy-Merkel zirvesi bir tuzak mı?
    • 31 Aralık 2007 2008'de Türk- ABD ilişkileri

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,014 µs