En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

''Hepimiz Kürt'üz''



Milliyetçi jargona vakıf olanlar, Devlet Bahçeli'nin bu haftaki grup konuşmasında bana yönelttiği "aydın başıbozukluğu ve kokuşması" ithamının hafif bir tariz olduğunu bilirler. Devlet Bey beni "hain" ilan etmeyerek incelik gösteriyor.
Konu, Erbil'deki Abant Toplantısı'nda benim yaptığım açılış konuşması. MHP lideri "Bir gün bile kendisi olamayanların ve ne olduklarını bir türlü ilan edemeyenlerin; her bir araya geldiklerinde "hepimiz" diye başlayarak toptancı bir anlayışla sürekli başkaları olduklarını ilan etmeleri..." diyerek, benim konuşmamda geçen "Hepimiz Kürt'üz" sözünü yargılıyor.

Devlet Bahçeli'yi sever ve sayarım. Sadece üzerimdeki emeği ve hakkından dolayı değil; MHP lideri olarak siyasî çıkarlarının çok üstünde, bu ülke adına doğru bir yerde ısrarla durduğu için. Bahçeli'nin şiddete ve kaosa izin vermeyen sağlam duruşu olmasaydı bugünün Türkiye'si tam bir cehenneme dönüşebilirdi.

"Hepimiz Kürt'üz" sözüne gelince... Cevabı, bana gelen bir mektupla veriyorum. Yazan 12 Eylül firarilerinden, Hollanda'da yaşayan Elazığlı bir Kürt.

"1980'di, nitekim vatanın tanklarla kurtarıldığı günlerdi. Senin "ülkücülük" yaptığın zamanlar ben de "devrimcilik" yapmıştım. 20 yaşındaydım. Yakınlarda siyasi bir cinayet işlenmişti. (...)Beni ihbar edenler "örgütümü" bilmiyorlarmış. Önce onu "itiraf" ettirmeye çalıştılar:

-PKK misin? TİKKO musun? DHB misin?Dev-Yol musun?

Sonuç alamadılar. Hiçbiri değildim.

-Yoksa Atatürkçü müsün? Her buraya gelen Atatürkçü oluyor yahu. O anda çok spontan olarak cevap verdim:

-Ben Türk değilim. Türk değilim ki Atatürkçü olayım. Şahsen bu cevabımdan sonra hayatımın artık biteceğini sandım. Hayır, öyle olmadı. (...) Neyseki dördüncü gün bir PKK'li getirdiler, itiraf etti. Detayları verdi, ben cinayetten yırttım. Bir ay sonra savcıya çıktım. (...)

Savcı sordu: "Türk değilim demişsin?.." O anda hayatımın en iğrenç şeyini yaptım, yalan söyledim. Çünkü o şartlarda "Kürt'üm" demek on yıl ceza demekti. Benim de siyasi savunma yapmak gibi bir planım yoktu.

-Türk'üm, dedim. Ama arkasından güldüm. Savcı da güldü. On yıl cezadan kurtuldum ama vicdanım hiç rahat olmadı. Dün seni dinleyince o günlerimi hatırladım. Mümtaz'er Türköne Hoca "Hepimiz Kürt'üz" demiş. Çok duygulandım. Demek ki bugünleri de görme şansımız varmış.

Savcıya yalan söyledim, sana doğruyu söylüyorum: Mümtaz'er Hoca için ben Türk'üm. Sevgi ve saygılarımla." Gazi Fincan

Bana düşense "Hepimiz Kürt'üz" demeye devam etmek. Hepimiz yaralıyız. Hepimiz kırgınız. Hepimizin hâlâ canı yanıyor. Basmakalıp önyargıları, şiddet kokan düşmanca bir dili kenara bırakmalıyız. Konu, gündelik siyasetin polemiklerine uygun değil. Bu yüzden Bahçeli'nin Abant-Erbil toplantısı için "Okyanus ötesinden güdümlü bu toplantı" diye bahsetmesi, aradığımız çözüme yönelik yapıcı dile uymuyor. MHP liderinin etno-milliyetçilikleri ve şiddeti reddeden bu toplantıyı polemik konusu yapıp mahkûm etmesinin Türkiye'ye bir faydası yok. MHP bilincinde yer alan esaslı unsurlarından birini hatırlatmalıyım. Koskoca bir imparatorluk ben ve sen kavgası ile ve birilerinin "daha fazla Türk olmak" hülyasıyla kaybedildi. Şimdi de, herkesi Türk yapmak uğruna koca Türkiye Cumhuriyeti'ni mi gözden çıkartalım?

Rahmetli Türkeş "Bir Kürt ne kadar Kürt ise ben de o kadar Kürt'üm." demişti. "Hepimiz Kürt'üz" lafının mucidi odur. "Bir Kürt kadar Kürt olmak" için Kürt'ün bir insan olarak sahip olduğu bütün haklara saygı göstermek gerekir. Bu sözün asıl anlamı ise etnik kimlikler üzerinden siyaset yapmayı bir kenara bırakmaktır. "Hepimiz Kürt'üz" lafından sadece Türk olmayı etnik bir kimlik olarak algılayanlar, Türk etno-milliyetçileri rahatsızlık duyar.

Evet "Hepimiz Kürt'üz". "Hepimiz Kürt" olduğumuza göre farklı bir şeyler yapalım. Meselâ Kurmançi Kürtçesinde birkaç cümle öğrenelim. Kürtlerin anadilde eğitim hakkına saygı gösterelim. İflas etmiş ve tükenmiş ulus-devlet tezlerini tekrarlamak yerine yüreğimizdeki sıcaklığı büyütelim. Aynı coğrafyayı, aynı kültürü, aynı tarihi, aynı geleceği, kısaca ortak bir kaderi paylaştığım Kürt, ancak benim Kürtlüğüm kadar Türk olabilir. Daha fazlasını kimsenin beklemeye de istemeye de hakkı yoktur.

zaman



Bu yazı 902 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,057 µs