En Sıcak Konular

İsmail Küçükkaya


İsmail Küçükkaya
0 0 0000

MİT'te Ergenekon yüzleşmesi



Ergenekon soruşturmasının gerçek miladı geçen hafta perşembe günüdür. Soruşturmanın bundan sonraki gelişimi açısından büyük bir fırsatla karşı karşıyayız. Onuncu dalgayı da 'Savcılığın gözaltı kararları ve mahkemenin tutuklu veya serbest yargılama tasarrufu' olarak iki kısımda ele alırsak, bu aşama; Türkiye açısından büyük bir arınma anlamına gelebilir. Büyük fotoğrafa Başbakan Erdoğan-Genelkurmay Başkanı Başbuğ görüşmesini, Genelkurmay'ın bir açıklama yapmamasını, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildiri yayımlamamasını eklersek, Ergenekon artık kendi rayında ilerleyebilir sonucuna ulaşırız.

Susurluk'a destek veren halk, Ergenekon'a neden kuşkuyla bakıyor? Bu soruyu ortaya çıkaran handikaplar bundan böyle ya olmaz ya da en az oranda gerçekleşir. Son cephanelik bulgularıyla birlikte Türkiye'nin kazancı da şudur: 'Bundan böyle Türkiye'de hiç kimse benzeri girişimlerde bulunmaya cesaret edemez.'

Ergenekon soruşturmasının başından beri en zor durumda iki makam sahibi var. Başbakan ve Genelkurmay Başkanı. 18 aylık Ergenekon sürecinin en sonunda nihayet karşı karşıya kaldığımız fırsatın heba edilme riski de söz konusu. O şansı riske edenler, aşırı liberal medya ve muhafazakar medya. Kendi zihinlerindeki devlet algılarını, geçmişte yaşadıkları travmaları merkeze alan yaklaşımlarıyla bugün devlet yapısını aşındırmaya çalışıyorlar.

Bugün, Erdoğan-Başbuğ ittifakı çatırdarsa kaos yaşarız. Onların yüz yüze iletişime geçmelerinden rahatsız olanların tahriklerine kimse kapılmamalı. Evet, ülkenin başbakanı ve genelkurmay başkanı bütün sorunları yüz yüze görüşebilmelidir. Oradan ülkeye yayılacak iklim, çeşitli yanlışların yapılmasını önleyecektir. Bu arada çetelerden kurtulmanın hukuk çerçevesi içinde yolu da bulunacaktır.

Ergenekon doğal olarak manşetlerden inmiyor. Olay çok güncel ve gelişmeler çok hareketli. Birkaç gündür sorular artmış durumda. 'Karargah evlerinde cephaneler çıkıyor, Genelkurmay sessiz' denilerek Genelkurmay'a sorular yöneltiliyor. Dün Ankara'daydım, devletin çeşitli katmanlarında ve siyaset koridorlarında bu soruların yanıtlarını aradım. Çok ilginç bulgulara ulaştım.

Hatırlayalım, 18 Temmuz'da AKŞAM Gazetesi'nde bir manşet haberimiz yer almıştı. 'Ergenekon görevdeki subaylara uzandı' demiştik ve Genelkurmay'ın bir soruşturma başlattığını, Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı'nı görevlendirerek MİT'in Karargah evleri şemasına dönük çalışma yürüttüğünü duyurmuştuk. MİT belgesinde, 6'sı kurmay albay 20'den fazla subay ve askeri okul öğrencisiyle sivil memurların yer aldığı karargah evleri listesi böylece soruşturma konusu yapılıyordu. İşte onuncu dalgada gözaltına alınan, tutuklanan bazı muvazzaf subaylar, o gün başlatılan soruşturmada yer alan isimleri kapsıyor. Albay Cengiz Köylü, Albay Mustafa Koç, Üsteğmen Taylan Özgür Kırmızı, Üsteğmen Muhammet Sarıkaya ve Yarbay Mustafa Dönmez'in isimleri MİT'in karargah evleri listesinde bulunuyor. Karargah evleri toplantılarına katılan muvazzaflar tutuklanmış durumdalar. Yargılama devam ediyor.

MİT- asker zirvesi

Sorular var ya, açıklamaya çalışalım. Evet, Askeri Savcılığın soruşturması sürüyor. O listedeki her isim geçmişe doğru çok titiz bir soruşturmaya tabi tutuluyor. Telefonları ve e-mail trafikleri bile en az üç yıl öncesine kadar inceleniyor. Askeriye içinde varolduğu söylenen illegal oluşum iddiaları, derinlemesine soruşturma konusu yapılıyor. İşte bu trafik içinde sıcak ve çok önemli bir bilgiye ulaşıyorum. Elde ettiğimiz habere göre askeri savcılar, MİT'e gitmişler, karargah evleri şemasını hazırlayan ve Genelkurmay'a gönderen MİT'in üst düzey yöneticisiyle görüşmüşler. Savcı Z.Ü. ile MİT'in üst düzey yöneticisi A. karargah evleri belgesini konuşmuşlar. Askeri Savcılık, karargah evleri şemasının nasıl hazırlandığını, nereye dayandırıldığını, elde başka bir bilgi, belge, görüntü, şema ve dinleme kaydı olup olmadığını sormuşlar.
Bu görüşme bence Ergenekon soruşturmasının akıbeti açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

Kim bu İbrahim Arslan?
Bu arada MİT'ten Genelkurmay'a kadar devletin çeşitli birimlerinde yaşananların arka planına ilişkin haberleri kovalarken çok ilginç ve şaşırtıcı bir nokta ile karşılaştık. Askeri Savcılık, MİT'e, Emniyet'e ve diğer ilgili kurumlara 'İbrahim Arslan kimdir?' sorusunu yöneltmiş. İbrahim Arslan karargah evleri şemasında 1 numara olarak görünen kişi. MİT'in elde ettiği ve Genelkurmay'a ilettiği karargahevleri şemasının en üst noktasında İbrahim Arslan ismi yer alıyor. Bu kişi askeri bölüm başkanlarının da yukarısında bulunuyor. Ama Ergenekon soruşturmaları kapsamında bilebildiğimiz kadarıyla İbrahim Arslan ismi adeta yokmuş gibi davranılıyor. İşte Askeri Savcılık, şimdi bu kişinin kim olduğu üzerine odaklanmış durumda. İbrahim Arslan'la ilgili şu ana kadar yaygın söylenti bu kişinin İstanbul'da lüks bir alışveriş merkezinde dükkanı olan bir işadamı olduğu yönünde. İyi de niye bu kişi hiç ortalarda yok, mesela bilgisine başvurulmuş mu?

Karargah evleriyle ilgili yeni bulgulara ulaşıldığına, o listedeki kimi muvazzaflar tutuklandığına göre şimdi bu İbrahim Arslan'la ilgili bir gelişmenin olması gerekmez mi? Kim bu İbrahim Arslan?
Sonuç: Başından beri kimi hatalar ve ihmaller nedeniyle kamuoyunun bir bölümünde kuşkuyla karşılanan Ergenekon soruşturması devletin bütün birimlerinde derinlemesine inceleme konusu yapılıyor. Çok somut tutuklamalar da olduğuna ve yargılama devam ettiğine göre konu bütün ciddiyetiyle sürdürülüyor. Erdoğan-Başbuğ görüşmesi de Ergenekon'un bazı hukuk ihlallerinden arınarak, kendi rayında yürütülmesinin uygun zeminini yaratmıştır. Gelinen nokta, soruşturmanın sonuç alınamayacak genişleme yerine, somut bilgilere ulaşılacak derinleştirilme aşamasına geldiğini gösteriyor.

akşam



Bu yazı 894 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Haziran 2012 ABD denklemin neresinde?
    • 27 Nisan 2012 Siyaset neden dine tutuldu?
    • 11 Nisan 2012 İşte baş döndüren Suriye diplomasisi
    • 1 Nisan 2012 Türk futbolunu kurtarma paketi
    • 5 Mart 2012 İşte önümüzdeki 6 ayın yol haritası: Başbakan'ın 'tek devlet' stratejisi
    • 13 Şubat 2012 Oslo üzerinden MİT krizi analizi...
    • 6 Şubat 2012 Kimlerin uzun tutukluluğu bitiyor?
    • 21 Kasım 2011 Türkiye bölünür mü büyür mü?
    • 23 Mayıs 2011 MHP neden hedef tahtasında?
    • 18 Nisan 2011 'Doğu Çözümü'
    • 11 Nisan 2011 Başbakan'ın liste stratejisi
    • 17 Mart 2011 Başbakan'dan 'askerle diyalog' yorumu: 'Çok yakın çalışıyoruz'
    • 28 Şubat 2011 Erbakan'dan sonra Türk siyaseti
    • 21 Şubat 2011 Seçimin sürprizi ne olabilir?
    • 4 Şubat 2011 Başbakan Erdoğan'ın planı
    • 5 Ocak 2011 2011'de nasıl bir MHP?
    • 22 Kasım 2010 CHP ile MHP arasını açmalı
    • 13 Ekim 2010 Sarı Lacivert'in Doğu açılımı
    • 16 Ağustos 2010 Şehitlerimiz ve referandum...
    • 13 Mayıs 2010 Operasyona açık siyaset

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,202 µs