En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

Ergenekon, ‘Gladio’ mudur?



Hayır, değildir. İki sebeple: Birincisi, ‘Gladio’ bir NATO standardı olarak, savaş ve işgal halinde cephe gerisinde direnişi sağlamak için kurulan örgütlerin genel adı değil, onun İtalyan versiyonunun adı. Aynı organizasyonun Türkiye’deki adı ‘Seferberlik Tetkik Kurulu.’ İşte zaten bu da ikinci sebep: İtalya’daki Gladio’nun Türk versiyonu olan ‘Seferberlik Tetkik Kurulu’ öyle gizli falan bir organizasyon değil, bu resmi kurumun varlığı öyle çok gözümüze sokulmasa da, minicik merakı olan insanlar bu kurumun varlığını kanıtlayabilirler.
Ergenekon, ‘Gladio’ olmadığı gibi, ‘Seferberlik Tetkik Kurulu’ da değildir. Ergenekon, düpedüz yasadışı bir örgüttür. Arkasında ciddi bir ideoloji vardır ama belki de örgütsel varlığı her zaman süreklilik içermeyebilir; buna karşılık ideoloji veya temel anlayışlar yüzyıldan fazla zamandan beri her zaman var.
Bugün için süren dava ve soruşturmayla Ergenekon örgütü çökertilmiş bile olsa, yarın öbür gün aynı örgütün yeniden dirilmeyeceğinin hiçbir garantisi yok. Çünkü, diyorum ya, Ergenekon’u var eden fikri altyapı orada duruyor.
O fikri altyapıyla fikir düzeyinde mücadele etmek gerekir. Ve bana soracak olursanız bunun yegâne yolu da, hukukun üstünlüğü, demokratik hesap verebilirlik gibi kavramları yüceltmekten, bu kavramların ifade ettiği hayat tarzını su gibi, hava gibi, güneş gibi olmazsa olmaz bir şey olarak tanımlamaktan geçiyor.
Eğer demokrasi bizim için vazgeçilmez bir şeyse, o zaman zaten demokrasi yoluyla kamu gücü ve parası kullanan herkesten de hesap sorabilir olacağız demektir. Bu hesaplar doğru dürüst sorulursa zaten Ergenekon diye bir şey olamaz, daha doğrusu kamu gücü kullanılarak Ergenekon oluşturulamaz.
Ama unutmayın, bu söylediğim yere varmak için daha çok yolumuz var. Bir dava açıldı, bir sürü kişi resmen suçlandı ve hapse girdi diye iş bitmiyor.
Biz hâlâ savcının ek iddianame mi hazırlayacağını yoksa yeni bir dava mı açacağını bilmiyoruz. Bilmediğimiz başka bir şey, savcının 2003-2004 yıllarındaki darbe girişimlerini soruşturmasına dahil edip etmediği.
Eğer bu girişimler soruşturmaya dahil değilse, Ergenekon’da gerçekte neyin soruşturulduğunu merak etme hakkımız doğar.
Ama savcıya da fazla yüklenmemek gerek bence. Baksanıza, darbeyle devrilecek olan hükümet bile konunun üzerinde neredeyse hiç durmadı, ne Sarıkız’ı ne de Ayışığı-Yakamoz planlarını araştıracak, soruşturacak bir şey yaptı.
Sadece hükümet mi? Baksanıza Meclis, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in ‘darbe günlükleri’ hakkında bir ‘Meclis araştırması’ açılmasını bile sağlayamadı. Siyaset kurumu, Ergenekon’a çok uzak duruyor, hele hele darbe girişimlerini duymak bile istemiyor.
Tabii, siyaset kurumu ve parlamento kendi hukukuna, ülkede demokrasinin kalitesine ve sürdürülebilirliğine sahip çıkmayınca, bu konuda hiçbir girişimde bulunmayınca, bizim gibi gazetecilerin çabaları da meseleyi bir yere kadar getirebiliyor ancak.
Sonuç olarak önemli olan, başta da söylediğim gibi demokrasinin, hukukun üstünlüğünün bu ülkede yaşayanlar için su gibi, hava gibi, güneş gibi vazgeçilemez bir şey olduğu inancını yaygınlaştırmak.


 radikal



Bu yazı 887 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,495 µs