En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Baykal için kaçınılmaz olan...



Baykal son çıkışı yapmayabilir miydi?
 
Belki. Yüzde 15-20'lere razı olurdu bu, ana muhalefet demekti, orada ülke sorunlarına çözüm aramamak gibi keyifli duruşlar mümkündü, "siyasal ağırlık" söyleminin konforu da cazipti, geriye ne kalıyordu, hiç...

Ama siyaset bu, durursanız, düşersiniz. En azından bir hamle içinde olduğunuzu göstermeniz gerekir. Çarşaf jesti, böyle bir siyasi sevk-i tabiinin ürünü olabilir.

Hele bir jest yapalım bakalım, arkası nasıl gelecek?

Çarşafa CHP rozeti taktıktan sonra ise, bazı şeylerden kaçınmanız mümkün olmayacaktır. Mesela şöyle demekten:

-Onların çocukları da şehit oluyor, onlar da vergi veriyorlar. Mesela şöyle demekten:

-2009 yılına girerken hâlâ Tek Parti dönemi uygulamalarını mı sürdüreceğiz? Mesela şöyle demekten: -Onlar da bu ülkenin gerçeği. Bunlar, bugüne kadar CHP'li bir sözcünün seslendirmediği şeylerdi.

Ya da bunlar bugüne kadar, "Başörtüsünün bir Türkiye gerçeği olduğu" nu anlatmaya çalışan muhafazakar çevrelerin dilinde vardı. Ve bunlar, CHP jargonunda kolaylıkla "Karşı devrim" diye suçlanabilecek şeylerdi. Şu anda Baykal, "Karşı devrim" söylemini seslendirmek zorunda kalıyor, üstelik klasik CHP tabanındaki itiraz ve tereddütleri cevaplamak için...

Aslında Baykal'ın söylemekten kaçınamayacağı başka şeyler de var. Baykal'ın şu anda söyledikleri sadece, bir "Türkiye gerçeği"nin kabulünden ibaret. İşin ne kadar akıl dışı seyrettiğine bakın ki, "Çarşaflı veya başörtülü kadın gerçeği"ni kabul etmeyen ve bunun kabulünü "karşı devrim" olarak niteleyen bir zihin dünyası oluşmuş. Baykal, şimdilerde bunlarla boğuşuyor.

Baykal'ın bu noktaya geldikten sonra kaçınamayacağı şey, başörtülü veya çarşaflı kadının diğer temel haklarının teslimidir. Yani bu insanlar Baykal gibi ya da Necla Arat gibi insanlar iseler, onların kullandığı tüm hakları kullanmaları gerekir.

Yoksa ortaya "Tamam sizin varlığınızı kabul ediyoruz ama siz yine de bizim gibi insanlardan başka insanlarsınız ve sizler bizim kullandığımız hakları kullanamayacak insanlarsınız" gibi bir insanları kılık kıyafetlerine göre kategorileştirme sefaleti çıkacak. Baykal'ın önüne tutarlılık sınavı çerçevesinde şu soruların konması kaçınılmazdı.

-Başörtülü (ya da Baykal'ın meşrulaştırmayı oradan başlatması sebebiyle çarşaflı) kadının eğitim hakkı ne olacak?

-Başörtülü ya da çarşaflı kadının kamu görevi hakkı ne olacak? -Başörtülü ya da çarşaflı kadının siyaset yapabilme, yani seçilebilme hakkı ne olacak?

-Laikliği, bu anlamda yorumlama zarureti ne olacak?

Bu soruları başörtülü ya da çarşaflı kadının, onların özgürlük talebine sahip çıkan çevrelerin sorma hakkı var. Ama onlardan önce, CHP içinde bir sorgulama başladı. CHP'de bir kesim, başörtü veya çarşaf gerçeğini bile tanımaktan yana değildi, dedik ya. İşte o çevre adına Necla Arat, Baykal'a sordu:

-O zaman neden üniversitelerdeki türban olayını Anayasa Mahkemesi'ne götürdük?

-Bülent Arınç 'laikliğin tanımını yapalım, içi boş' dediği zaman neden kıyameti kopardık öyleyse, ona mı katılıyoruz şimdi? (Sabah, 12 -13 Aralık, Nur Batur'la mülakat)

Baykal, böyle bir sorgulama ile Antalya'da, yine CHP'li kadınların isyanı şeklinde karşılaştı. Baykal bu sorulara "Bizim bu konulardaki tavrımız değişmedi" diye cevap veriyor. Yani ne başörtülü genç kızların üniversiteye gidişi, ne kamu görevi ne de siyasi temsil noktasında CHP zihniyetinde bir değişme yok.

Baykal hâlâ bunları "Devlete türban giydirme" olarak tanımlıyor. Peki bu böyle ne kadar sürdürülebilir? Baykal'ın yakasına rozet taktığı çarşaflı veya başörtülü, yemenili, yazmalı, türbanlı kadın "Bana CHP rozetini takmanın onuru yeter, benim varlığımı tanıdılar ya, yoktan var olduk ya, bundan büyük şeref mi olur" der ve ötesini istemez mi? Anadolu kadını saf ya...

Eline vur ekmeğini al ya... Köylü ya... Sokağa çıkmasına izin ver, oyuna el koy ya...

Yakasına rozet takılan kadın, eğitime sıra geldiğinde CHP'nin "Başını aç" buyruğuna uyar ya...

Öyle düşünülüyor zahir... Ya da Baykal, yola çıktı bir kere...

CHP'deki "laikçi bağnaz kadın" direnişini kıra kıra yola devam edecek! Ya Baykal CHP'de büyük bir devrimi başlattı ya da başörtülü-çarşaflı kadınların sokakta var oluşunu meşrulaştırmaya fit olacağını hesaplayan küçük bir oyun oynuyor. Acaba hangisi? Zaman sınav zamanı.

bugün



Bu yazı 542 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,934 µs