En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Baykal ve Kemalizm



ÇARŞAF kullananların oranı yüzde 2’den ibarettir; hiçbir sosyal etkinliği olmayan ve gittikçe küçülen bir kesimin kıyafeti.
Yaygın olan, geleneksel başörtüsüdür. Türban ise, daha modern bir tesettür biçimidir.
Tabii ki Baykal’ın amacı yüzde 2’den birkaç bin oy almak değil. Baykal görüyor ki, gardırop saplantısı CHP ile ahali arasında psikolojik bir duvar yaratmıştır.
Modernliği gardırop ve balolarla ölçen bir geleneğin partisi olarak CHP tarihen bir “eşraf ve bürokrat partisi”ydi; bu yüzden 1930 ve 40’larda  “halktan kopuk” ve “hantal” bir oligarşik hizip haline gelmişti.
Bunlar benim değil, Şevket Süreyya’nın tespitlerdir.
Hatta Atatürk, 1930’da halkın muhalif Serbest Fırka’ya niye dört elle sarıldığını anlamak için yurt gezisinde çıktığında CHP’nin “hantallığına” karşılık, henüz kapatılmamış olan Türk Ocakları’ndaki fikri tartışmaların ve halkla ilişkilerin canlılığını görmüş, ciddi şekilde sitem etmişti.

CHP niye hantal?
Bugünkü CHP’yi ise bizzat Baykal şöyle anlatıyor:
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin hantallığından şikâyet etti. Baykal, “CHP’de şu anda hantal bir işleyiş var ve parti bu yapısıyla gitmiyor, bunu değiştirmek görevi bizde”  (Milliyet, 2 Eylül 2008)
1950’den beri oylar ortada zaten! Niye DP, AP, ANAP ve AKP örgütleri daima CHP’den daha canlı ve dinamik oluyor?!
Bu tablonun temelinde, toplumsal dinamiklerle, yani halkın şikâyet, ihtiyaç ve talepleriyle ne ölçüde irtibatlı olunduğu sorunu vardır!
CHP’nin “yukarıdan aşağıya” genleri, toplum kesimlerinde partiye doğru dinamiklerin gelişmesini engellemiş, en azından köreltmiştir. Bunun tek istisnası, 1970’lerde merhum Ecevit liderliğindeki “Ortanın Solu” hareketidir.
Ecevit ve arkadaşları bunu başarmak için “Tek Parti” geleneğini eleştirerek ve yeni söylemler geliştirerek artık “halka açık” oldukları konusunda kitleleri inandırmışlardı.

Siyasi itikat
Bugün de Baykal partisiyle halk arasındaki önemli psikolojik duvarlardan biri olan “gardırop ilericiliği”ni aşmak için “Tek Parti” geleneklerini eleştirmek, o geleneğin kendi halkına kendi başkentinin caddelerini bile yasakladığını hatırlatmak zorunluluğunu duyuyor!
Ve ‘Kemalizm müminleri’nin sert eleştirilerine maruz kalıyor.
CHP Genel Sekreteri olduğu sırada Ecevit’i de “Atatürk düşmanı” diye suçlayanlar olmuştu!
Merhum Nihat Erim’in vecizesi ünlüdür:
“CHP’nin Genel Sekreteri Atatürk’ü eleştiremez!”
Ecevit bu konudaki görüşlerini “Atatürk ve Devrimcilik” adlı kitabında anlatır.
Ünlü Kemalist yazarlar, Yakup Kadri’ler, Falih Rıfkı’lar da CHP’yi “Atütürk’e ihanet”le suçlayıp istifa etmemişler miydi?
Kemalizmin mutaassıp bir siyasi itikada dönüşmesi, dün de bugün de, en başta kendi partisini donduruyor; dogmatikleştiriyor, açılım yapılmasını engelliyor.
Halbuki, demokrasinin ‘rasyonel’i siyasi partilerin değişik kitleleri bir siyasi çatı birleştirerek “siyasal katılma”yı sağlamasıdır. CHP’nin ‘genleri’ öteden beri bunu engelliyor.
Baykal’a başarılar diliyorum; daha önemlisi, “açılım” teriminden korkmamasını ve CHP’nin ‘genleri’ne karşı Ecevit kadar kararlı olmasını diliyorum; başka türlü inandırıcı olamaz zaten.
NOT: Bütün okurlarımın bayramını kutluyor, mutluluklar diliyorum.



Bu yazı 267 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,463 µs