En Sıcak Konular

Engin Ardıç


Engin Ardıç
0 0 0000

Anlayana yazı



Ruhunuz bile duymadı, şu on ay içinde kaç kere biryerlere gittim geldim... Yazmadım çünkü küfür ediyorlar. Eskiden uzun uzun anlatırdım gezdiğim ülkeleri...
Amacım "içtiğim şarapları" sayıp dökerek hava yapmak değil, oraları görmemiş olanlara azıcık sağını solunu tanıtmak, yolunu yordamını göstermek, ne yalan söyleyeyim, gidip gezmeye, "dünyayı görmeye" özendirmekti vatandaşı... Görevlerimden biri de bu sayılmaz mıydı? "Gerekirse ceketinizi satın, ne yapıp yapıp mutlaka yurt dışına çıkın, dünyaya ve ülkemize bakışınız değişecek, bambaşka bir insan olacaksınız" dediğimi bilirim.
Kapıkule'den çıkıp üç kilometre yürüyüp dönün, Bodrum'dan motora binip Kos'ta bir kahve için gelin, anlayacaksınız bunu...
Artık görevimi yerine getirmekten çekiniyordum, çünkü kızıyorlardı.
"Benim emekçi halkımın yurt dışına gitmeye parası var mı bakalım" yaklaşımı işte.
Güdük beyinli Babıali ayakçıları gibi durup durup hükümete "giydirecektin", senden iyisi olmayacaktı...
Yazsam küfür yiyordum, yazmasam "masa başında işin kolayına kaçıyor, tembellik ediyor" diye fırça!
Sonra da çok güzel bir tokat yedim.
Okurlarımızdan Sayın Hikmet Şükrü Ertangün, Viyana'dan iki kart atmış...
Biri ünlü Karl Kilisesi'nin bir kartpostalı, Sayın Ertangün "sizin yeşil cami burası olsa gerek" diyor...
Gerçekten de, Karlskirche'yi her gördüğümde "Merzifonlu şuraları alsaydı bunu da ne güzel 'yeşil cami' yapardık" demek, sevdiğim gırgırlardan biridir.
İkincisi, tam da o Merzifonlu'nun, mevcut tek yağlı boya portresi... Ressamı bilinmiyor.
Viyana Şehir Müzesi'nde asılı, yeşil caminin hemen yanında! (Önünden Ring'e doğru yürüyün, ünlü Hotel Imperial'in hemen iki yanında Vakıfbank ve Denizbank şubelerini de göreceksiniz...)
Sayın Ertangün, "bu resim olmasa tarihe daha objektif bakabilirdim, ama artık mümkün değil" demiş.
Belli ki o da buralarda benim gibi gezinmiş, benim hissettiklerimi hissetmiş... Bizim askerlerin yaklaşabildikleri son noktada durup Mölker Bastei içindeki evlere de bakmış olsa gerek... (Bendeniz oraya "kale içi mahallesi" demeyi de severim. Sonradan, köşedeki evde Beethoven on yıl kadar oturmuş, en üst katın bir altında, üstad sabah akşam piyanosuyla dan dun kafa ütülediğinden ev sahibi Herr Pasqualati üst kata bir türlü kiracı bulamıyormuş! Hemen yakınında ünlü "Dreimaederlhaus" vardır, "üç genç kız evi" ... Schubert'in pek de romantik bir şekilde bu evde yaşayan kızlardan birini sevdiğini sanırdım, yeni öğrendim, meğerse orası kerhaneymiş yahu, üç hemşire birlikte işletiyorlar!)
Sayın Ertangün, bu yaşımda, bana çok önemli bir ders verdi.
İte köpeğe, hele bunların Internet'te havlayan cinsine hiç aldırmadan, "anlayan okuyucu" için yazmayı sürdürmek gerektiğini hatırlattı.
Eh, ne yapalım, bu yazıyı da "mutlu azınlık" için yazdık. Çünkü benim ülkemde, cebinde bu gibi işlere ayıracak iki bin lirası olan, mutlu azınlıktan sayılıyor...
Hangi zümreden olursanız olunuz, bayramınız mübarek olsun.
Ben de bayram namazını yeşil camide kılarım artık (!), anlamışsınızdır, gene Viyana'dayım. Çatlayan buyursun çatlasın.

Bu yazı 1,495 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Tayyip gitsin de Hitler mi gelsin?
    • 15 Ağustos 2012 Atraksiyon
    • 29 Temmuz 2012 Akşam diyordun Abbas
    • 23 Temmuz 2012 Özeleştirini yap Kemal arkadaş!
    • 16 Temmuz 2012 Fransa'nın Kılıçdaroğlu'su
    • 15 Temmuz 2012 Onları geri kazanalım
    • 4 Haziran 2012 Ay birbirinizden farkınız mı vardı?
    • 26 Mayıs 2012 İç savaş istediklerini söylemiştim
    • 29 Nisan 2012 Coşku duyulacaaak... Duy!
    • 13 Nisan 2012 Osmanlıca dersi de konulsun
    • 8 Nisan 2012 Osmanlı'da garaj mes'elesi
    • 23 Mart 2012 Hatırlayalım hatırlatalım
    • 7 Mart 2012 ''Haybeden Şef Gezisi''
    • 29 Şubat 2012 Senin de adın Kemal
    • 12 Şubat 2012 Lafının ardında dur
    • 19 Ocak 2012 Aman oğlum, vururlar ha
    • 6 Ocak 2012 Zurnanın zırt dediği yere henüz gelmedik
    • 5 Ocak 2012 İlker Paşa bize de ifade versin
    • 2 Ocak 2012 CHP'yi destekliyorum
    • 19 Aralık 2011 Olmayanı olduramazsınız

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,859 µs