En Sıcak Konular

Gülay Göktürk


Gülay Göktürk
0 0 0000

Kürtler ne zaman isyan edecek?



Hayır, devlete karşı isyandan bahsetmiyorum. Onu tarih boyunca defalarca yaptılar.

Ben PKK'ya isyandan söz ediyorum. Ergenekon Davası ilerledikçe ortaya dökülen ilişkiler, PKK içinde yönetici konumda yer almış kimi isimlerin ve bizzat Öcalan'ın açıklamaları, PKK'yla derin devlet arasındaki işbirliğini inkar edilemeyecek bir biçimde ortaya koyuyor.

Kafasını kuma gömmemiş herkes artık PKK'nın ve derin devletin "stratejik bir işbirliği" içinde olduklarını görüyor. Derin devletin, savaşın bitme ihtimali ortaya çıktığı her durumda bu ilişkiyi kullanarak terörü azdırdığını gün gün, olay olay öğreniyoruz.

Silahları belki de susturacak bir affın siyasetin gündemine geldiği anda, derin devlet PKK'yı provoke ederek tezkere almış evine dönen 33 askere karşı katliam düzenletiyor. Dört yıldızlı paşaların İmralı'ya gidip geldiklerini, bizzat Öcalan'ın ağzından öğreniyoruz.

Bu paşalardan biri, Öcalan'a PKK militanlarının hepsinin ülke dışına gönderilmesinden rahatsız olduklarını söylüyor; bir kısmını içerde tutmalarını istiyor! Çünkü onlar PKK'nın silahlı gücünü kendi yedek ordusu olarak görüyor.

Artık eminiz ki devlet içindeki kimi odaklar Öcalan'ı İmralı'da kontrol ediyor. Kürt sorununun siyasi çözümü için umutların belirdiği her noktada, bu yedek orduyu harekete geçirerek şiddet ortamının sürmesini sağlıyor. Evet, Kürtlerin en azından bir bölümünün "kurtuluş" için bel bağladıkları PKK, Kürt halkının en büyük düşmanı olan Derin Devlet'in maşası durumda. Ama Kürtler buna hâlâ isyan etmiyor.

İsyan etmek bir yana, "Yaşasın Başkan Apo, Yaşasın PKK" diye pankart açmaya devam ediyor. Kimdir bu derin devlet?

Güneydoğu'daki yüzlerce sözde faili meçhulün failidir. Sıkıyönetim ve olağanüstü hal dönemlerinde bölgeyi kasıp kavuran zulmün uygulayıcısıdır. Diyarbakır Cezaevi'ni cehenneme çeviren, köylülere pislik yedirendir. Derin devlet bütün Türkiye'yi zehirlemiş, bütün halka kötülük etmiş ama hiçbir yerde Güneydoğu'daki kadar vahşileşmemiş, kan dökmemiştir.

İşte bu örgüt, sizin "kurtarıcı" bellediğiniz örgütle al takke ver külah olmuşsa, kafa kafaya verip barışın önlenmesi için provokasyon tezgahlıyorsa, eroin kaçakçılığından gelen parayı paylaşıyorsa, sizin de artık ayağa kalkmanız ve uğradığınız bu ihanete isyan etmeniz gerekmez mi?

Ben buradan, PKK'nın derin devletle kirli ilişkilerinin içinde olmayan, savaşın yarattığı suç ekonomisinden, silah ve uyuşturucu kaçakçılığından nemalanmayan ve samimi olarak PKK'ya inanmış Kürtlere sesleniyorum: Uğradığınız ihanetin hesabını ne zaman soracaksınız?

Ne zaman PKK'nın derin devletle birlikte, çözümle aranızdaki baş engel olduğunu göreceksiniz? Bakın, DTP hâlâ ve inadına PKK'nın kuruluş yıldönümünü kutluyor. DTP konvoyu tüm duraklarda Öcalan sloganları ve posterleriyle, PKK bayraklarıyla karşılanıyor.

Sanki PKK'nın siyasi uzantısı olduğunu ve Öcalan'ın tek lider olduğunu deklare ediyor. Bir yandan da var gücüyle Anayasa Mahkemesi'ndeki davanın mahkûmiyetle sonuçlanması için çalışıyor. Hem de bu kararın yerel seçimlerinden önce çıkması için elinden geleni yapıyor. Böylece Kürtlerin, siyasi çözümden umudunu keseceği ve PKK'ya yöneleceği hesabını yapıyor. Siz DTP'nin bu oyununu ne zaman bozacaksınız?

Ne zaman bu kukla siyasi partilere sırtınızı çevirip gerçekten çözüm için çalışan bir siyasi sözcü yaratacaksınız? PKK, devlet içindeki çetelerle birlikte Türkiye'yi daha büyük yıkımlara ve iç savaşa sürüklemeye çalışıyor ve siz hâlâ ona kurtarıcı diye sarılıyorsunuz. İsyanlarla dolu tarihiniz size biraz bir şey öğrettiyse, şimdi isyanın zamanıdır. İhanete isyanın...

bugün



Bu yazı 443 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Susmak için artık çok geç
    • 24 Eylül 2012 Darbecilik mahkûm oldu
    • 21 Eylül 2012 7 adımda çözüm planı
    • 14 Eylül 2012 Libya
    • 25 Ağustos 2012 Kürtler'i PKK'dan korumak
    • 8 Ağustos 2012 Tehditle canlı kalkan olunur mu?
    • 30 Temmuz 2012 Suriye Kürdistanı
    • 2 Temmuz 2012 Zana kimi, neyi temsil ediyor?
    • 18 Haziran 2012 Kılıçdaroğlu Bahçeli'nin arkasına saklanıyor
    • 15 Haziran 2012 Olmayacak duaya amin
    • 11 Haziran 2012 Oslo süreci yeniden mi?
    • 8 Haziran 2012 Erdoğan-Kılıçdaroğlu görüşmesi
    • 4 Haziran 2012 Ses kayıtları
    • 30 Mayıs 2012 Parti kongreleri neden yapılır?
    • 21 Mayıs 2012 Sivil bayramlar dönemi
    • 11 Mayıs 2012 Yine mi?
    • 9 Mayıs 2012 Solun resmi tarihi
    • 25 Nisan 2012 Keşke CHP bölünse
    • 11 Nisan 2012 Kafası karışık bir Demirtaş
    • 9 Nisan 2012 Nizam-ı alem

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,374 µs