En Sıcak Konular

Tamer Korkmaz


Tamer Korkmaz
0 0 0000

Kim kaybeder?



Bush, 20 Ocak'ta koltuğunu Obama'ya devrettikten sonra en çok “Amerikan Ordusu'na komuta etmeyi” özleyecekmiş…

Dabılyu'nun -sekiz yıl önceki- popülaritesini sıfırlayan ve onun gezegenimizin dört bir yanında en fazla nefret edilen Amerikan Başkanı olmasını sağlayan

–sözünü ettiği o 'başkomutanlık' göreviydi.

Irak ve Afganistan'da dönülmez akşamın ufkundaki yenilgileri yaşayan Bush, çok arzu ettiği halde Suriye ve İran'a savaş açamadı.

Dört yıldır “heyecanla” pompalanan “Bu yaz, ABD İran'ı muhakkak vuracak!” haberlerini sarımsaklasak da mı saklasak?

*

Obama, seçim kampanyası esnasında “İran'la masaya oturabileceğini” söylediği için, başta McCain olmak üzere Cumhuriyetçi takımının acayip tepkisini çekmişti.

“İhtimal, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra İsrail'in iteklemesiyle İran konusunda şahinleşiverirse ne olacak?” diye kuşkulananlar var.

“Şahin” Bush bile İran'a hareket çekememişken; “Güvercin” Obama “Sam Amca” kıyafetiyle nasıl vuracak, İran'ı?

Bu “vuruş”un “ağır bedeli”ni göze alabilecek mi?

Bakınız, Türkiye böyle bir harekata hep karşı çıktı; karşı çıkmaya da devam ediyor.

Ankara, ABD'nin İran'a yönelik savaş planlarına karşı “kapalı kapılar ardında” her defasında net bir tavır koydu.

Hiçbir şartta Washington'a destek olmayacağını ve askeri harekat seçeneğini kabullenemeyeceğini Amerikalı üst düzey yetkililere iletti.

*

Obama –seçim kampanyasında- ABD'nin ikinci batağı Afganistan için “NATO müttefiki ülkelerden daha fazla asker isteyeceğini” söylemişti.

Sözde “müttefikiz” ya…

Geçen Şubat ayında Türkiye'yi ziyaret eden ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in Afganistan'a yeni asker taleplerine keskin bir “Hayır” cevabı vermişti, Ankara!

Obama döneminde, Ankara'nın Washington'a vereceği karşılık da farklı olmayacak.

*

ABD, 2006 baharında Suriye'yi gözüne kestirmişti; ancak karşısında Türkiye'yi buldu.

İsrail, 2006 yazında 'Büyük Ortadoğu Planı' bağlamında Lübnan Savaşı'na girişti; ancak Hizbullah'a karşı hiç beklemediği bir yenilgi aldı.

2007 Eylül'ünde İsrail uçakları Suriye'ye ait bir tesisi vurdu. İsrail'in “Nükleer reaktör inşa ediyorlar” iddiası fos çıktı. İsrail bu harekatıyla –çok bir seviyeye gelen Türkiye- Suriye ilişkilerini de bozmak istemişti. Ancak tersi oldu. İki ülke ilişkileri daha da güçlendi!

Üstelik, bir müddet sonra Türkiye, İsrail'le Suriye arasında “arabuluculuk” yapar hale geldi.

*

Türkiye'nin “bölgesel güç” konumuna yükselmesiyle birlikte Ortadoğu'daki geleneksel hakimiyetini önemli ölçüde yitiren ABD, BOP'u askıya almak zorunda kaldı.

“-Obama döneminde BOP canlandırılabilir mi?”

Ya da, Ortadoğu'da tarihi yenilgiler alan ABD-İsrail Tandemi “geri dönüş” skorlarına imza atabilir mi?

“Obama, Ortadoğu politikasını değiştirmez; Bush'tan farkı savaştan önce diplomasiyi denemesi olacaktır” şeklindeki yorumları da bu sorulara ekleyelim.

İşte tam burada unutulmaması gereken en çarpıcı husus; ABD için bölgede artık eski parıltılı günlerin sona erdiğidir.

Barack Obama'nın -başta Rahm Emanuel örneği olmak üzere- şimdiden “İsrail yanlısı bir ekip tarafından çevrelendiği” görülüyor.

Bu resimden yola çıkarak, Obama'nın seçim kampanyasında dikkat çeken “İsrail yanlısı” söylemini hayata geçirmesi, bir başka deyişle “Değişim vaadinin Ortadoğu'yu kapsamaması” halinde ise kaybeden kesinlikle ABD olacaktır.

*

Derin Washington, “eski hal”in artık “muhal” olduğuna aldırmadan, bölge üzerindeki bildik rüyalarını- Obama döneminde yöntem değiştirmek suretiyle/estetik yönden geliştirilmiş politikalarla- görmeye çalışırsa;

“Sam Amca” son tahlilde mevcut halini dahi arar hale gelir.

yenişafak



Bu yazı 1,328 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Eylül 2012 Otuz beşe bakla
    • 24 Ağustos 2012 Arkadakiler
    • 17 Ağustos 2012 ''Düğme''li olsun!
    • 10 Ağustos 2012 Kumpas
    • 3 Ağustos 2012 Yıldızın parladığı o sahne
    • 20 Temmuz 2012 Steril
    • 6 Temmuz 2012 Bir ıslık da biz çalalım!
    • 3 Temmuz 2012 Hava sahamıza giren Wall Street J'eti
    • 5 Haziran 2012 Hayal Teknesi!
    • 15 Mayıs 2012 Büyük Satranç Sahnesi!
    • 8 Mayıs 2012 Hükümete ''Tomahawk'' atmışlardı!
    • 4 Mayıs 2012 Gözlerimiz tamamen kapalı!
    • 24 Nisan 2012 ''ABD Karışmadı'' Yalanı
    • 10 Nisan 2012 Kime, ne lazımmış?
    • 6 Nisan 2012 Şapkanın Altındakiler
    • 20 Mart 2012 Hokus, pokus...
    • 6 Mart 2012 Kafasını koparalım, diyorlardı!
    • 28 Şubat 2012 28 Şubat'ın Balans Ayarları!
    • 17 Şubat 2012 Anahtar
    • 14 Şubat 2012 Hedef tahtası

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,694 µs