En Sıcak Konular

Ali Saydam


Ali Saydam
0 0 0000

Ben Obama’yı tutmuyorum...



Ancak, tahmin edeceğiniz gibi -Allah dünyayı onun şerrinden korusun(!)- McCain’i de tutmuyorum tabii ki... Ben dünyayı, sevgili Ömer Lütfi Mete dostumuzun deyişiyle ‘zihinleri vaftizlenmiş’ ecnebi Türkler gibi izlememeye, ABD seçimlerinde taraf olma tuzağına düşmemeye çalışıyorum...

ABD seçimlerine Türkiye’nin âli çıkarlarından değil, ABD’nin âli çıkarlarından bakan, bir Türk münevverinin değil, daha çok dünya ve/veya ABD vatandaşı entelektüellerin penceresinden ABD seçimlerini izleyen bizim ‘aydın tayfası’ Obama diyor başka bir şey demiyor...

Bazıları da zenci diye acıyor adama... Zihinlerinde bir zamanlarda Alabama’da öldürülen, sürüm sürüm süründürülen zenci resimleri... Zengin zenciler yoksul zencilerin uğradıkları haksızlıklar... Yazık... Canım ayol!.. Zavallı Obama...

O Obama ki, Türkiye’nin tüm uluslararası meselelerinde Türkiye’nin karşısında durmasıyla malul...

Verin Türkiye’nin doğusunun bir kısmını Ermenilere, bir kısmını da Kürtlere... Kıbrıs’ı Yunanistan’a satın... Burnunuzun dibindeki Kuzey Irak’a 10 km uzaktan biz bakarız; size ne oluyor ki... Dost ve müttefikiniziz ancak PKK’ya yardım ederiz...

ABD’li politikacının iyisi kötüsü olmaz. Hepsi eninde sonunda ABD’nin âli çıkarlarını; düzeltelim: ABD’nin egemen güçlerinin çıkarlarını savunmak durumundadırlar... Bizimkilerin aşk ile bağlı olduğu, ABD’nin efsanevi Başkanı Kennedy’den sonra en büyük sempatiyi beslediğimiz Bill Clinton değil mi? Peki Clinton’ın yardımcısı çevre gurusu ve şu sıra, o zamanlar yayınlanmış olan ‘Küresel Denge’ kitabının ünlü yazarı kimdi? Al Gore... O Clinton ile o Gore değil miydi, ABD heyeti Rio çevre konferansını terk ettiğinde ve ABD’nin küresel ısınmanın bir numaralı müsebbibi olduğunu resmen kabul ettiğinde görev başında olan?... “ABD çelik sanayine sözümüzü geçiremiyoruz!” diyen onlar değil miydi? Dünyanın sonunu hazırlayan küresel ısınma ve iklim değişikliğinin baş mimarlarını bu milletin entelektüelleri hâlâ bağırlarına basmıyorlar mı? Obama ne ki?

İşte ‘zenci’ Başkan adayının dün ajanslara düşen görüşlerinden bir demet:

“Yunan-Amerikan cemaatine gönderdiği mektubunda Demokrat Parti Başkan adayı Barack Obama, ‘Kıbrıs sorununun müzakereler yoluyla çözümü, Kuzey Kıbrıs’taki Türk işgaline son verecektir’ diye yazdı.

Demokrat başkan adayı Türkiye’de demokrasiyi güçlendirerek ve askeri çatışma riskini azaltarak, Türk-Yunan ilişkilerinin düzelmesine yardımcı olma sözü de verdi.

Obama, Türkiye’nin Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına izin vermesi ve her uyruktan din adamlarına eğitim hakkı tanıması gerektiğini belirtti.”

Siz kimi “tutuyorsunuz” sevgili okurlar?..

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

İK ilanı itibar aracıdır

Gazetelere verilen insan kaynakları ilanları genelde birbirinin fotokopisi gibidir. İyi örnekleri bulmak kolay değildir. Nasıl olur iyi örnekler?..

Şöyle tanımlamaya çalışalım:

1. Hedef kitlesini net olarak belirleyen; bu şekilde boşu boşuna gelecek ve İK bölümünü gereksiz yere yoracak başvuruları engelleyen;

2. Mümkün olan en küçük (böylece en ekonomik) alanda amaca ulaşmayı beceren;

3. Kurumun genel kilit mesajını da bu arada hedef kitlesine ileten;

4. Kurumun mevcut çalışanlarına yönelik kilit mesajını da taşıyan;

5. Birinci maddedeki hedefi maksimum başvuru ile tutturan...

Çok şey mi bekleniyor?.. Alt tarafı ‘eleman ilanı!..

Hayır değil... Eleman ilanı, eleman ilanı değildir... Bir tür içeriye ve dışarıya ‘kurumsal itibar’ reklamıdır...

Bunlardan iyi bir tanesini örnek olarak verirsek belki ne demek istediğimizi anlatabiliriz... İngilizce bir reklam bu... Genelde doğru bulmam ‘ecnebi’ ilanları... Daha çok ‘ecnebi’ Türkleri çekmek için verildiğini düşünürüm. Ecnebi Türkler’in de ‘Müslüman mahallesinde her an salyangoz satma!’ olasılıkları vardır... Ama anlaşılan hedef kitleyi böyle sınırlamak istemişler... Zara Grubu vermiş ilanı. Pull and Bear, Massimo Dutti, Bershka, Stradivarius, Oysho, Zara Home, Uterqüe’nün de imzaları var altta. Hukuk Direktörü, Muhasebe Müdürü ve Bilgi Teknolojileri Uzmanı arıyorlar... Can sıkıcı gibi gözüken görev tanımları ancak bu kadar eğlenceli ve keyifli hale getirilebilir... Kullandıkları fotoğraf, bir kısa tanıtım filminden alınmış... Sanki yukarıda sıraladığımız bütün maddelerdeki ortak gerekliliği tek karede ifade ediyor...

Filmin tamamı, benim büyük bir keyifle içinde tur attığım Pull and Bear web sitesinde izlenebilir (www.pullbear.com)...
 



Bu yazı 865 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Ekim 2008 Ben Obama’yı tutmuyorum...
    • 5 Mart 2007 'Turgut’u limonatayla zehirlediler'

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,246 µs