En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Başımızı hangi taşlara vuralım



Türkiye Aktütün Karakolu baskını sonrasında farklı ve büyük bir 'travma' yaşıyor.

Bir yıl önceki Dağlıca baskını sonrasında da küçük çaplı yaşanmıştı benzer bir 'travma'. Kuzey Irak'tan geçen PKK militanları Dağlıca'ya ağır silâhlarla saldırmış, 13 askerimizi şehit etmiş, sekiz askeri de kaçırmıştı. 'Travma' arkadan geldi: O gün üç komutan izinde biri de düğündeymiş; muhtemel PKK saldırısından Genelkurmay'ın 15 gün öncesinden haberi varmış...

Geçen hafta sonu Aktülün'de 17 erin şehit edildiği sırada karakoldaki en üst rütbeli 21 yaşındaki bir astsubaymış; üç istihbarat örgütü 15 gün öncesinden baskınla ilgili duyuruda bulunmuş... Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Aydoğan Babaoğlu baskın sırasında golf oynuyormuş ve baskına rağmen oyuna devam etmiş...

Eleştiriler üzerine yapılan açıklamada, “Komutan golf oynadığı sırada baskından haberdar değildi” denilince, bu defa, Genelkurmay kendisini eleştiri hedefi haline getirdi. Çoğu yorumcu, “Genelkurmay'ın açıklaması doğruysa, komutan karargâhı tarafından 30 saat boyunca baskından haberdar edilmemiş oluyor; bu nasıl iş? Yok eğer komutan haberdar edilmiş ve buna rağmen 'Oraya ben mi gideceğim?' düşüncesiyle oyununa devam etmişse, Genelkurmay neden böyle bir açıklama yaptı?” sorusunu soruyor.

'Travma' geçirmiyor olsaydık, böyle bir soru sormaya kolay kolay cesaret edilemezdi.

Açıklamalarında “Türk Silahlı Kuvvetleri yıpratılmak isteniyor” cümlesine yer verdiği için de eleştiriliyor Genelkurmay Başkanlığı... Genelkurmay adına yapılan resmi açıklamada, bu iş için görevlendirilen üst düzey subayın, “Karakollar güvensiz oldukları için taşınacaktı, ama bütçe şartları elvermedi” demesi de bir başka eleştiri konusu.

Güvenli olmadıkları bilindiği halde askerlerimizin karakollara gönderildiği bilgisi zaten varolan 'travma'yı daha da azdırıcı bir etki yapıyor.

Haberini almaya pek alışık olmadığımız türden bilgiler bunlar... Eskiden 'marjinal' muamelesi gören yayın organlarında okuduğumuz, çok satılan gazetelerde “Orduyu yıpratma amaçlı yayınlar” diye mahkûm edilen türden haberler ile şimdi neredeyse bütün gazetelerde eş zamanlı olarak karşılaşıyoruz. Bu haberler üzerine yapılan/yazılan eleştirel yorumlar da hemen 'asker düşmanı' diye nitelendirilmeye gelmeyecek ağızlar ve kalemlerden çıkıyor.

Belli ki 'travma' bütün ülkeyi etkisini almaya başlamış...

Görevden ayrılan komutanların arkasından konuşulmasına/yazılmasına yeni yeni alışmaya başlamışken, görevdeki bir kuvvet komutanının istifa etmesi talepleri yükselmeye başladı gazete sütunlarından ve televizyon ekranlarından; eğilim böyle devam ederse istifaya davet edilme sırasının Genelkurmay Başkanı'na kadar uzanması bile muhtemel. 'Travma' o kadar derin...

Ne olacak bu işin sonu, biz bu 'travma' ile nasıl yaşayabileceğiz?

Yanlışı düzeltmenin binbir yolu var; en zor durumda, yerlisi iş görmeyince yabancılarla idare etmek bile mümkün olabiliyor. Oysa bu kez bir şeylerin yanlış gittiği iyice dışa vuran kurumun özelliği yüzünden, 'travma' yaratan sorunla kestirme çözümler üreterek başa çıkmak mümkün görünmüyor.

Bir şeyler yapmalı, ama ne?



Bu yazı 492 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,481 µs