En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

OHAL geri mi geliyor?



Bugün tezkere günü... TSK'ya gerektiğinde sınır ötesi operasyon ve sıcak takip imkânı veren hükümet tezkeresi Meclis'te görüşülecek. Bir parti dışında diğer partilerin milletvekillerinin tamamı destek veriyor.
Tezkerenin muhtevasını hükümet ve asker ortak hazırladı. En küçük görüş ayrılığı yok. Asker ile siyasi irade arasında tam mutabakat söz konusu. Son karakol baskınının oluşturduğu psikolojik havanın da etkisiyle oylamanın rekor oyla Genel Kurul'dan geçeceği kesin. Tezkere 10 gün sonra yürürlüğe girecek, geçen yıl çıkan tezkerenin süresi henüz dolmadı çünkü. Bir boşluk söz konusu değil. Bir iki gün içinde Kuzey Irak'taki terör örgütünün kamplarına dönük gerçekleşen hava operasyonlarının yasal dayanağı tezkere. Gerek kara gerek hava harekâtlarının tesiri bir noktaya kadar. Dağlıca baskınının ardından bambaşka hava verilmişti. Sınır ötesi operasyonlara 'mutlak çözüm' gözüyle bakılmıştı.

Türkiye bir yıl içinde sınırın öte yakasına sayısını unuttuğumuz hava baskınları, sıcak takip yaptı. Ağır kış şartlarına aldırmadan büyük bir güçle karadan da girdi. Dönüşü içeride yoğun tartışma doğurmuştu. Aktütün baskını Kuzey Irak'ın terörden temizlenmediğini gösterdi. Bugün çıkacak tezkereye de olağanüstü anlam ve misyon yüklenmemeli. Ankara'da terörle mücadele başka boyutlarıyla tartışılıyor. Askerin hükümetten bazı yasal talepleri var. İlgili yasaların yeniden gözden geçirilmesini ve değişiklik yapılmasını istiyorlar. Talep listesi karakol baskınından önce gündeme geldi. İlker Başbuğ, Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturur oturmaz bu konuda yeni bir çalışma başlattı. Hükümet bunların bir kısmını 'kabul edilebilir' buluyor. Ve olumlu yaklaşıyor.

Bir kısmı ise sistemi zorluyor. O yüzden endişe var. Güneydoğu'yu tekrar olağanüstü hal bölgesine dönüştürebilir. 'OHAL geri mi geliyor?' sorusunu düşürdü zihinlere. AK Parti hükümetinin öteden beri duruşu çok net; 'Terörle demokrasi içinde kalınarak mücadele edilecek. Güvenlik-özgürlük dengesi korunacak'. Hükümet gerek terörle mücadele yasaları görüşülürken her türlü telkin ve baskıya karşı bu çizgisini muhafaza etti. 'Silahsız terör' kavramına geçit vermedi.

Başkentte yarın terör zirvesi toplanacak, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ da katılacak. Zirvenin ana gündemi ise 'yasal talepler'. 17 askerin şehadetiyle neticelenen Aktütün baskını duygusal ortamın doğmasına neden oldu. Hemen her yere bu ağır havanın gölgesi düştü. Yasaların yeniden ele alınması için uygun bir zemin değil aslında. Terörle mücadelede güvenlik kuvvetlerinin işini zorlaştıran yasal boşluk olup almadığı konusunda görüş birliği yok. Mevcut yasaların yeterli olduğunu söyleyenlerin sayısı daha çok.

Türkiye zengin bir laboratuvar. Geçmişte en sert yasal tedbirleri uyguladı. Sıkıyönetimi de denedi, olağanüstü hali de... Olağanüstü hal yıllar sürdü. Eğer sert önlemler çare olsaydı bölücü terör bugüne kadar gelmezdi, kökü çoktan kazınırdı. Aksine olağanüstü uygulamalar daha da besledi. Askerin talepleri karşısında hükümet demokrasiden taviz vermeyen duruşunu sürdürebilecek mi? Mesajlar olumlu. Adalet Bakanı Şahin dün 'Hem özgürlüğümüzü hem güvenliğimizi birlikte değerlendireceğiz, ikisinden de geri adım atmayacağız.' dedi. Başbakan Erdoğan grup toplantısında net konuştu: 'İnsan hak ve hürriyetlerinden bir adım dahi geri atmadan yürüyüşümüze devam edeceğiz.' Bu sözlerin anlamı açık. Adı konmadan da olsa olağanüstü hali çağrıştıracak düzenlemelere geçit yok. Teröre karşı mücadele demokrasi içinde yürütülecek. Olağandışı yollara sapılmayacak.

Adı ne olursa olsun olağanüstü hali çağrıştıracak her uygulama en çok bölücü terör örgütünün işine yarar. Bir kere bölge halkının hoşnutsuzluğu artar. Bu da örgütün lehine, devletin aleyhine olur.

zaman



Bu yazı 600 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,263 µs