En Sıcak Konular

Cevdet Batu



Cevdet Batu
0 0 0000

Kissinger Erdoğan'a ne yazdı



Günler haftaları, haftalar ayları kovalamış… Geleceği küresel ısınmanın ıscacık kavrulmuşluğu ile muştulu şu fani dünyada tilki döner dolaşır, kürkçü dükkanında mevzilenir… Vitrine çıkar, endamını gösterir… Işık parlar, sonra zayıflar, sonra uzaya karışır… Sırra kadem basar. Dünya zaten böyledir. Pozitivizm halt etmiştir. Meselenin özü lineer değil, döngüseldir. İşte bakın yine buradayız…

Bir bayram sabahı sayfaları karıştırırken, gözlerini internet denen alternatif fani alemde gezdiren ademoğlu, Hürriyet gazetesinin sayfasında gördüğüyle irkilir. Manşetlerden birisinde yakından takip ettiği bir ismin -ki zatıalileri ABD’nin, ve elbette dünyanın, diplomasi alanında en etkili ve nüfuzlu şahıslarından birisidir- Başbakan Erdoğan’a yazdığı mektupla işte o an güne uyanır.

Türkçe konuşalım: Bu sabah Hürriyet gazetesinin internet sitesinde Henry Kissinger’ın Başbakan Erdoğan’a yazdığı mektubu gördüm. Elbette Kissinger gibi bir ismin Erdoğan’a mektup yazması benim gibi dünyada ne olup bittiğiyle ilgilenen birisi için oldukça merak uyandırıcıydı. Manşet fotoğrafına Kissinger yerleştirilmiş yanına da verdiği mesaj iliştirilmişti. Mesaj Erdoğan’aydı: Başbakan’a özgür basın mektubu…

Elbette bu başlık habere girmeden önce okur zihninde hemen şu önyargıyı oluşturuyor: Kissinger Başbakan Erdoğan’a mektup yazarak Aydın Doğan ile arasında yaşanan tartışmaya bir son vermesi gerektiğini söyledi. Üstelik habere ‘tık’layıp da girmeden önce mektup satır satır okurun zihninde şekilleniyor: Sayın Başbakan, bir basın grubuna yönelik bu tavrınız özgür dünyada kabul edilebilir değil. Lütfen bu zorba yaklaşımınızdan vazgeçin ve bir an önce özgür dünyanın bir bireyi olarak basın özgürlüğüne saygılı bir üsluba yönelin. Dünyaca tanına bir diplomat olarak bunu sizden talep ediyorum. Aksi halde ‘trilateral commission’ ve Bilderberg dahil tüm nüfuz alanlarımı devreye sokarak sizleri demokrasiye rücu ettirmeyi de bilirim. (son cümle aslında Erdoğan’a gönderilen mektupta varmış, ancak gazetede yayınlanmasına sıcak bakılmamış. CB).

İşte bu foto-manşeti gören okurun karmaşık zihni daha habere girmeden böylesine komplolara teveccüh gösteriyor. Ancak elbette şunu da sorguluyor (okur hala habere ‘tık’lamadı): Hürriyet de çok oluyor ama… Yok Uluslar arası Basın Kuruluşu’ndan Erdoğan’a uyarı, yok AB parlamenteri bilmem kimden Erdoğan’a çağrı, falan… Yani buldukları ve konuşturabildikleri kişi ya da kurumla Başbakan’a mesaj yollayıp bir de kamuoyu yaratıyorlar. Şimdi de Kissinger’ı konuşturmuşlar… Acaba gerçekten konuştu mu? ‘Koca’ Henry niye ilgilensin ki bu konuyla… Adamın derdi başından aşkın. Finansal krize mi kafa yorsun yoksa Rusya’ya mı kafayı taksın? Çin ve Hindistan dengelemesi dururken neden bizim ‘mikro’ kapışmamız Erdoğan-Doğan konusunda bir çift lakırdı etsin? Makul mu yani?

Makul değil elbette… Zira zihnini kurcalayan onca soruya rağmen artık merakını yenemeyen ve sabırsızlığını kaybeden okur o haberi ‘tık’lar… Karşısına çıkan manzara korkunçtur. Zira Kissinger’ın resmiyle bezeli o foto-manşetin altındaki Erdoğan’a yollanmış mektubun sahibi meğer Kissinger değil Pat Mitchell nam kadınmış (üstelik erkek ve yaşlıca değil ve ben saç şekline bayıldım). Bu kadıncağız The Paley Center for Media’nın başkanıymış. Erdoğan’a mektup yazmış ve demiş ki “Açık basına olan bağlılığınızı yeniden teyit etmenizi ve medyanın görevlerini engellerle karşılaşmadan yerine getirebileceği ortamı yeniden tesis etmenizi rica ediyoruz.” Valla yakışır… Az bile söylemiş…

Mitchell’in olgun çekiciliği bir kenara, asıl soru şu: Hürriyet internetin editörleri Mitchell gibi bir afetidevran yerine Kissinger gibi çirkin mi çirkin bir adamın fotoğrafını nasıl koyabildiler? Bu bir yanlışlık, iş kazası mı? Yoksa burada bir çapanoğlu mu var? O editörleri tanırım. İşlerinde acayip başarılı, gözü açık çocuklar… O halde? Hadi biz ‘kaza’ deyip geçelim. Yoksa okurun ‘uyku ve bayram mahmurluğu’ndan yararlanma iç güdüsüyle yapmamışlardır canım…



Bu yazı 1,875 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2008 Kissinger Erdoğan'a ne yazdı
    • 22 Kasım 2007 Türk usulü çalışkanlık: Yumurta kapıya dayanınca!
    • 16 Kasım 2007 ‘Vahdettin haindir’ diyenler parmak kaldırsın!
    • 17 Ekim 2007 Göğsümdeki Amerikan bayrağı!
    • 14 Ekim 2007 Kimin nesi bu Facebook?
    • 7 Ekim 2007 Müjde Ar’ın gazoz kapağı
    • 5 Ekim 2007 Asıl Truva atı Fransa’ymış…
    • 26 Eylül 2007 Korku rehberi: Türbanlılarla ilgili acayip saptama!
    • 21 Eylül 2007 “Çok istiyorsa türbanı Erdoğan ve Gül taksın!”
    • 17 Eylül 2007 'Allah’tan Sami’ye: Türk muhafazakarlığının yeni harfleri!
    • 11 Eylül 2007 'Hain kılıçlar' neremize değdi?
    • 2 Eylül 2007 11 Eylül’den önce, 11 Eylül yazısı
    • 23 Ağustos 2007 Bekir Coşkun da beni kovacak mı?
    • 9 Temmuz 2007 Meydanlarda seçim kakofonisi!
    • 5 Haziran 2007 Yeniler için en önemli ders: Bir kişiden uzak durun!
    • 21 Mayıs 2007 “Putin’in gizli ordusu!”
    • 5 Mayıs 2007 Muhtıra günlerinde aşk!
    • 29 Nisan 2007 Deniz Baykal’a güzellemedir!
    • 24 Nisan 2007 Habertürk’ü yakan Melih Meriç değil, Bülent Arınç!
    • 13 Nisan 2007 Huzur formülü!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,663 µs