En Sıcak Konular

Murat Yetkin


Murat Yetkin
0 0 0000

Azerbaycan’la güven tazeleme



Doğrusu ne Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ne de diğer bir Azeri yetkilisi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 6 Eylül’de Ermenistan’a gidişine ne önce, ne de sonra bir tepki verdi. Azerbaycan kamuoyunda oluşan tepkilere ve rahatsızlıklara karşın, Azeri yönetimi bu konuda gerçek bir müttefik gibi davrandı; Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Zakir Haşimov, her aşamasındaki sorularımıza ‘Cumhurbaşkanının kararına saygılıyız’ dışında bir yorum getirmedi.
Doğrusu Türkiye de dikkatli davrandı. Bunun en büyük örneği, ziyaret öncesi Erivan’a gidecek Türk heyet, araç ve gerecinin götürülmesinde görüldü. Gül’ün makam aracı, koruma araçları ve güvenlik ve protokol gerekçeleriyle kullanılacak alet edevat dâhil, her şey Ermenistan’a Gürcistan üzerinden yolu 600 kilometre uzatarak taşındı. Bunda amaç, Azerbaycan’a da, Ermenistan’a da aynı mesajı vermekti: Ankara, Ermenistan sınırını Yukarı Karabağ’ın Ermenilerce işgaline tepki olarak kapatmıştı ve oradaki durum değişmeden sınırı velev ki güvenlik gerekçesiyle de olsa kullanmayacağını göstermek istiyordu.
Yine de, Ermenistan ziyaretinin yapıldığı gün bazı Azeri siyasetçilerin ve gazetelerinin ‘Türkiye’ye veda’ türünden söylemini Ankara ciddiye almış bulunuyor. Çünkü Türkiye Azerbaycan’la çok özel ilişkilere sahip.
Gül, nasıl Ermenistan’la ilişkilerde cesur bir adım atıp, bir anlamda Erivan’a dış siyasetinde uluslararası hukuka uygun düzeltmelere gitmesi için şans tanıdıysa, Azerbaycan’la ilişkilerini geriletmemek için çaba harcamak zorunda.
Bugün yapılan ziyarette, Kafkaslar İstikrar ve İşbirliği Platformu projesi, Ermenistan’la ilişkiler ve ABD ile ortak ilişkiler gibi konuların gündemde olacağı görüşmeler ardından basın toplantısının da programa alınması bunu gösteriyor. Gül, Azeri gazetecilerin acıtıcı sorular sorabilecek olması riskini göze alarak, Azeri kamuoyunda Türkiye’nin siyasetine ilişkin tereddüt kalmamasını gözetiyor.
Doğrusu da bu. Türkiye, Azerbaycan’ın da Gürcistan’ın da her bakımdan güçlenmesine yalnızca dostluk nedeniyle değil, kendi çıkarları için de yardımcı olmalı.

Gül ve Sarkisyan arasında selam trafiği
Cumhurbaşkanı Gül, Erivan dönüşünde Ermenistan’a gidiş kararını açıklanandan önce almış olduklarını söylediğini yazdık, okudunuz.
Gerçekten de Gül, Sarkisyan’ın davetini kabul ettiğini resmen açıklamak için Erivan’a gönderdiği Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Ünal Çeviköz’ün 3 Eylül’deki temaslarından akşam Ankara’ya dönüşünü beklemişti. (Oysa Radikal, gidiş kararının zaten Çeviköz’ün Erivan’a gönderilmesi kararıyla birlikte alındığını bundan önce alındığını 2 Eylül’de duyurmuştu.)
Cumhurbaşkanının “Bir hafta önce de açıklayabilirdik. Aslında biz bu ziyarete daha önce karar vermiştik ama gelmeden iki gün önce açıkladık” sözleri bunu gösteriyor.
Açıklamadan bir hafta öncesine doğru geriye gidersek, bir dizi ilginç olayı aktarmak aydınlatıcı olabilir.
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’dan aldığım mülakat randevusu için 25 Ağustos’ta Erivan’a gittim. 26 Ağustos’ta üst düzey bir Çankaya yetkilisinin telefonu geldi. Gül’ün bir mesajını Sarkisyan’a iletip iletemeyeceğimi soruyordu. Mesaj ‘Selam ve iyi niyetini iletiyor. Astana’daki karşılaşmanızdan memnuniyetini bilmenizi istiyor’ şeklindeydi. İki cumhurbaşkanı, Sarkisyan’ın davet niteliğindeki makalesi The Wall Street Journal gazetesinde yayımlandıktan sonra Kazakistan’ın başkenti Astana’da karşılaşmışlar, hatta ayaküstü konuşmalarında tercümanlıklarını Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev yapmıştı. Bir Türk gazetecisinin mülakat randevusu vesilesiyle selam söylenmesi, mutlaka bir karar göstergesi değildi. Türkiye, Ermenistan’la görüşmeyen bir ülke değildi, pek çok kanalı da bulunuyordu. Ama bu selam, daha önce davetin reddedilmemiş olmasıyla ortaya konan niyetin artık güçlendiğini gösteriyordu.
Nitekim Gül’ün selamını Sarkisyan’a iletip, ondan da aynı yanıtı aldıktan sonra başladığımız mülakatta Sarkisyan’ın, mülakatı vermiş olmasını bile gelişen atmosferin parçası gördüğünü söylemesi, karşılıklı niyetin anlaşıldığını gösteriyordu. Ertesi gün 28 Ağustos’ta Ankara’da Gül ile görüşmemizde Sarkisyan’ın selam ve iyi niyet mesajını ilettim. Gül’ün, Sarkisyan mülakatını “Problemin çözümüne ve yanlış anlamaların giderilmesine her düzeyde katkı verilebileceğinin bir örneği olarak gördüm” demesi, ziyaret kararının olgunlaştığını gösteriyordu. Ertesi gün Çankaya’da karar artık oluşmuştu.

radikal



Bu yazı 736 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mart 2012 İki önemli mesele
    • 15 Mart 2012 Türkiye'nin yeni deniz stratejisi üzerine
    • 23 Aralık 2010 Şahin'den çağrı: Siyasi partiler yasası değişmeli
    • 11 Aralık 2010 Üniversitelerde ikinci 68 mi?
    • 5 Aralık 2010 Ankara'dan Tel Aviv'e: Özür insani-siyasi diye ayrılamaz
    • 21 Kasım 2010 'Diyarbakır'da 3. bir yol açabiliriz'
    • 19 Kasım 2010 'Füze kalkanında mutabakata yakınız'
    • 15 Kasım 2010 2010 model Ecevit çıkışı
    • 7 Kasım 2010 Hem AK Parti hem de CHP'de merkeze açılım
    • 23 Ekim 2010 Bedelli görüşülmedi ama söz siyasetin
    • 18 Ekim 2010 Gül ve Demirel'le dinleme üzerine
    • 3 Ekim 2010 Siyaset sahnesinde bu kez çok güzel hareketler var
    • 30 Eylül 2010 ABD, Irak sınırında güvenlik şeridine destek verdi
    • 26 Eylül 2010 Bilim dünyasına biraz daha ilgi
    • 16 Eylül 2010 CHP'nin hatası ve faturası
    • 11 Eylül 2010 Öcalan 'boykot' dedi, tansiyon yükseldi
    • 30 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu: Geçmişteki yanlışları telafi ediyoruz
    • 25 Temmuz 2010 Orduda değişim
    • 22 Temmuz 2010 Başbakan hesaplaşacaksa madde 35 ve YÖK'ü kaldırsın
    • 20 Temmuz 2010 AB elçisi: Yeni bir İran istemiyoruz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,642 µs