En Sıcak Konular

Mahir Kaynak


Mahir Kaynak
0 0 0000

Tepkiyi izleyin



Ergenekon soruşturmasında ilgi ilişkiler, yapılan ve yapılacak eylemler üzerinde yoğunlaşıyor. Bir darbe teşebbüsünün önlenmesi genel bir memnuniyet yaratıyor. Ancak önemli bir konunun ihmal edildiğini düşünüyorum.

Herkes teşebbüsün başarılı olması durumunda nasıl bir yönetimle karşılaşacağımızı düşünüyor. Oysa kurulacak yönetim, nasıl olursa olsun, halkın önemli bir bölümünün tepkisini çekecekti. Ekonomimizin kırılgan yapısı ciddi bir bunalımla karşılaşmamızı kaçınılmaz kılacaktı. Bu durumda demokrasi talepleri, ekonomiden şikayetler, yönetimin hızla el değiştirmesine ve benzerlerine çok rastladığımız bir karşı devrime yol açacaktı.

Şu sorunun cevaplandırılması gerekir: Darbeyi hazırlayan üst aklın gerçek hedefi bu karşı hareket miydi ve darbeyi bir ara aşama olarak mı düşünmüştü? Darbe yapmak isteyenler, bilerek ya da bilmeyerek, amaçlarının tam tersi bir yönetimin oluşmasında kullanılacak bir araç mıydı?

Genelde darbeler yeni bir yapının oluşmasında saha temizliğinde kullanılan bir buldozer işlevi görürler. Yani var olan düzen onların eliyle yıkılır ama yeni yapı darbecilerin öngörmedikleri hatta akıllarından bile geçirmedikleri bir biçimde oluşur. Bir değişimi doğal süreç içinde gerçekleştiremeyenler önce darbeyi destekler ve yönetimi bertaraf eder, ikinci aşamada oluşan tepkileri kullanarak hatta onu daha da güçlendirerek gerçek amaçlarına ulaşır.

Bugüne kadar, tüm darbeciler bireysel olarak başarılı gözükseler bile, düşündükleri düzenin tam tersiyle karşılaştıkları için gerçekte kaybeden taraftır.

Bu açıdan bakıldığında Ergenekoncular, bireysel olarak kaybetmiş olsalar bile, ülkenin kendilerinin bile bilmediği bir yöne gitmesinde bir araç olarak kullanılmadıkları için, kaybetmiş olduklarını düşünmemelidir. Darbeler ülkeleri doğal çizgisinin dışına çıkaran ve ciddi kırılmalara neden olan süreçlerdir. Bu nedenle ülkesi için mücadele edenlerin bu yola başvurması, tıpkı bir tahterevallinin bir ucuna basarak karşı tarafı yükseğe çıkarması gibi, istenenin zıddı bir sonuç yaratır.

İnsanlar, çoğu zaman, bir eylem yaparken tepkileri hesap etmezler. Biri darbe yaparsa buna nasıl bir tepki doğar ve bundan kim yararlanır, asıl amaç doğacak tepkileri kullanmak olabilir mi sorusunu sormazlar.

Ergenekon soruşturması ve bunun medyada kullanılış biçimi de bir eylemdir ancak oluşacak tepkilerin hesaplanmadığı anlaşılmaktadır. Kişiler özel konuşmalarında çok aykırı sözler söyleyebilir, küfür eder, bazı kimseler için vahim temennilerde bulanabilirler. Ancak bunların gerçekleşmesi söz konusu değildir.

Faaliyetle ilgili olmayan özel konuşmaların yayılması, aykırı sözlerin gerçek gibi kabul edilmesi tepki yaratır. Mesela birisi için ‘geberse de kurtulsak’ denmesi onun öldürüleceği anlamına gelmez.

Benim metodum etkiyle oluşacak tepkinin bir arada incelenmesi biçimindedir ve her zaman nihai hedefin etki ve tepkinin birlikte oluşturacağı sonuç olduğunu düşünürüm. Yani önemli olan yapılacak darbe değil onun izleyen süreçtir.



Bu yazı 1,072 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 5 Ağustos 2012 Yeni değil
    • 1 Temmuz 2012 Dünden bugüne
    • 13 Mayıs 2012 Yönlendirme
    • 14 Nisan 2012 28 Şubat
    • 8 Nisan 2012 Dış güçlerin rolü
    • 25 Mart 2012 Kürt sorunu
    • 11 Mart 2012 İstihbarat operasyonu
    • 4 Mart 2012 Zayıf yanımız
    • 19 Şubat 2012 Ekonomik kriz
    • 12 Şubat 2012 Suriye’de neler oluyor?
    • 29 Ocak 2012 Görüntü ve gerçek
    • 1 Ocak 2012 Siyaset ne işe yarar?
    • 25 Aralık 2011 Kim seçilecek?
    • 23 Ekim 2011 Ekonominin geleceği
    • 16 Ekim 2011 Ülkenin gücü
    • 17 Temmuz 2011 Karşı tarafın rolü
    • 10 Temmuz 2011 Yeni Osmanlıcılık
    • 25 Haziran 2011 Bakış açısı
    • 19 Haziran 2011 Değişen muhalefet
    • 11 Haziran 2011 Darbeyle hesaplaşmak

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,097 µs