En Sıcak Konular

Hatice Saadet Kalyoncu



Hatice Saadet Kalyoncu
0 0 0000

Voltran'ı oluşturmak...



Doğru tüketici olma tercihi bireysel bir harekettir ve artısı ve eksisi, sadece kişiyi veya yakın çevresini etkiler. Oysa tüketici sıfatının ciddi bir güç olduğu gerçeği bugün “pazarlama” sektörünün ortaya çıkışından ve gelişiminden bellidir. Tercihleriniz bireysel ise sonuçları da bireyseldir, ama bu tercih, eklenmelerle bir kitle tercihi haline dönüşürse sonuçları sadece tercih sahiplerini değil tercihin uzak-yakın tüm ilgililerini etkileyecek durum oluşturur. Tıpkı bir kartopunun yuvarlana yuvarlana karşısına çıkanı ezip geçebilecek kocaman bir kütle haline gelmesi gibi…

Bu nedenle tüketici refleksinin olumsuz olması ve kitlesel tercihe dönüşmesi, mal ve hizmet sağlayıcılar için sakınılması ve kesinlikle engellenmesi gereken bir haldir. Bunun önüne geçmek adına tüketici memnuniyeti kavramı oluşturulmuştur. Binlerce, belki de milyonlarca müşterisi olan bir firmanın sadece bir tek kişi için göstermeye çalıştığı çaba, işte bu kartopunun gelebileceği noktayı bilmekten kaynaklanmaktadır.

Mal ve hizmet sağlayıcıları tarafından bilinen bu “korkutucu güç” ne yazık ki, gücün sahipleri tarafından fark edilmiş değil… Bu fark edilmemişlik, korku sahipleri tarafından da sürdürülmeye çalışılmakta elbette. Kim kalkıp da, hatalarının karşılığını ödettirebilecek bir kitleye, sahip olduğu gücü göstermeye çalışır ki?..

Kapitalist ekonomik düzende, en büyük gücün tüketiciye ait olduğunu söylemek, hiç de abartılı değildir. Tek sorun, bu etkin kitlenin yeteri kadar örgütlenmemiş veya örgütlenmiş gibi ortak hareket içine girememesidir.

Hadi biraz düşünelim, sadece bir günlüğüne cep telefonlarının olmadığını düşününüz... Hayatın ciddi bir hasara uğrayacağını düşünüyorsanız, evet doğru. Çünkü alışkanlıklarımızın bir kenara atılabilmesi çoğu zaman mümkün değil ve mutsuz edicidir. Ama burada asıl etkilenecek olan, bizlerin cep telefonsuz yaşamından çok,  GSM operatörlerinin ticari yaşamıdır.

Haydi bir başka hayal kuralım; bir ay boyunca kredi kartlarını kullanmayalım… Burunlarından kıl aldırmayan bankaların, daha üç gün bitmeden etekleri tutuşmaz mı?

Şimdi aklımızı hemen şu gelecek; “mümkün mü, milyonlarca tüketicinin bir araya gelmesi?”

Sonuç alabilmek için sanıyor muyuz ki bir firmanın tüm müşterileri bir araya gelmeli? Çoğu kez sadece yüzde on, kimi zaman yüzde bir’in bir araya gelmesi dahi etkilidir.

Soru şu; gerektiğinde “biz o yüzde on, yüzde bir’in içinde miyiz?”

Hani sen yoksan bir eksiğiz söylemindeki gibi. Kaldı ki sağımızda solumuzda yığınla insan beklememize gerek yok ki hak aramak için. Haklı olduğunuza inanıyorsanız mücadelenizi doğru bir tüketici olmak adına yaparsınız, Timur’un karşısına dikilirsiniz, arkanızda kimin olup olmadığı önemli değildir. Eğer sizin gibi doğru tüketiciler de yola düşmüşlerse, Timur karşısındaki kalabalığı dinlemek zorunda kalır. Çünkü o an Voltran’ı oluşturmuş oluruz. Evreni bilemem ama tüketici haklarının savunucusu oluveririz.

Şu çubukları kırma hikayesini hepimiz biliyoruz, hani baba kardeşlere çubuklar verir kırın diye, hepsi tek tek kırarlar. Baba daha sonra aynı sayıda çubukları tek seferde kırmalarını söyler ama kimse kıramaz. Sistem karşısında doğru olursak, bizim gibi doğrularla eklemlenirsek ve dosdoğru durursak karşımızdaki hangi güç olursa olsun bizi silip geçemeyecektir. Veya doğru bildiğimiz yolda kartopu gibi büyüyerek yol aldığımızda tüm yanlışlıkları silip geçebiliriz. İster bir elin nesi var iki elin sesi var diyin, ister Voltran’ı oluşturmak diyin hepsinde sonuç aynı kapıya çıkıyor: “Birlikten güç doğar



Bu yazı 1,749 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Ocak 2009 Param yok sizlere!
    • 30 Aralık 2008 İsrail Hep Aynı Ya Biz?
    • 22 Aralık 2008 'İşte biz o gün tükeneceğiz'
    • 15 Aralık 2008 Tren ile bir bayram yolculuğu sırasında
    • 1 Aralık 2008 'Satın almama günü' ve 'Alışveriş için gün bugün'
    • 24 Kasım 2008 Sabit ücrette son durumlar
    • 10 Kasım 2008 Taşınıyor musunuz?
    • 3 Kasım 2008 Kirayı en ucuz ödeme yolu
    • 27 Ekim 2008 1 Kasım eylemi
    • 20 Ekim 2008 Taraf arıyorum
    • 6 Ekim 2008 Krizimiz geldi hadi akıllanalım!
    • 29 Eylül 2008 Bilgilensek mi Bilgilenmesek mi?
    • 22 Eylül 2008 Verimli ol, tatillere dokunma
    • 15 Eylül 2008 Küstüm!
    • 8 Eylül 2008 Hakkını bilmekle haddini bilmek arasındaki sınırı kim belirler?
    • 1 Eylül 2008 Ramazan israf ve insaf
    • 23 Ağustos 2008 Voltran'ı oluşturmak...
    • 11 Ağustos 2008 Reklâmlar geçiyor
    • 4 Ağustos 2008 İbadet edasıyla tüketim çılgınlığı
    • 28 Temmuz 2008 Doğru Tüketici

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,624 µs