En Sıcak Konular

Haşmet Babaoğlu


Haşmet Babaoğlu
0 0 0000

Giderayak İzmir, Çeşme, Alaçatı...



Neden “giderayak” diyorum? Eh malum, güzeller güzeli yaz yavaş yavaş çekip gidiyor.

Bizim gibi ömrünü ruh üşümesiyle geçirenlerin biricik sanatoryumuna, o sevinç ve güneş mevsimine iki hafta sonra veda edeceğiz...

Lafa “giderayak” diye başlamamın öteki nedenine gelince, onu da yarınki yazımda anlatırım.

Neyse...

Birkaç yıldır yazlarımı Çeşme’de, Alaçatı’da ve hatta İzmir’de geçiriyorum ya...

Bugün oralardan son tavsiyelerimi ve adreslerimi geçip defteri kapatayım istiyorum.


***

İzmir...

İnsan bu şehri önce içinden gelip geçerken seviyor aklı takılıyor, kalbinde anlayamadığı çarpıntılar oluşuyor.

Sonra öyle hep gelip geçemeyeceğini ya aklının ya da kalbinin bu şehre takılacağını anlıyor.

Sabaha karşı Körfez’e günün ilk ışıklarının düşüşünü seyretmişse hele...

Geri dönüşü yok demektir!

Gelelim bu yılki favori İzmir adreslerime...

Konak Pier’de püfür püfür Home Store.

Selway Park’ta Köşebaşı restoranın muhteşem manzaralı terası.

Alsancak, Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde Miko.

Kordon’da Su adlı balık restoranı ve Sakız Adası adlı kafe.

Bornova Forum alışveriş merkezi sinemaları ve oradaki D&R...

Reyhan Pastanesi elbette ve rokokosu...


***

Alaçatı...

Bakmayın siz yazları Alaçatı’ya gelip “ayy ne kadar kalabalık olmuş!” diye yakınanlara!

Kalabalığın tam orta yerinde ne arıyorlar peki? Hem de bir karış topuklu ayakkabılar ve şıkırtılı giysilerle!..

Kalabalıkken de tenhayken de ayrı bir havası var bu kasabanın...

Bu yıl pek dört duvar dışına çıkmadım ya, yine de favori adreslerimi yazayım...

Yine Alaçat Kırevi.

Yine Tuval restoran ve Kalamata.

Yine Köşe Kahve.

Alaçat 11 (Alaçatı Beach&Resort’un bu yıl açılan plajı.)

İki sanat galerisi: Artura ve Çatı. (Artura’da Uğur Çalışkan’ın özel tasarım bileziklerine dikkat!)


***

Çeşme ve Ilıca...

Adlarını işitince bile içimi yaz coşkusunın ısıttığı iki yer!

Favori adreslerim mi?

Bu yazın gözdesi Yıldızburnu! Gençlerin deyimiyle “yıkılıyor!”

Dalyan Körfez restoran lezzet ve servis kalitesinde hep çıtayı yukarıda tutuyor.

Kumrucu Şevki’ye mutlaka uğranmalı!

Plaj deyince, Fun, Sole Mare ve Acqua!

Tasarım harikası 7800 adlı yeni tamamlanan otele dikkat! Çeşme’ye farklı bir soluk getirecek, bu kesin!


*****

Guroviç sorunu

Günlerdir açmadığım elektronik posta kutumu açınca ne göreyim...

Mektuplar yığılmış.

Kimi Fenerbahçeliler “Kezman’a Çetnik diye söylemediğini bırakmamıştın, Galatasaray basketbol takımının yeni transferi Guroviç için neden ses çıkarmıyorsun?” diye soruyorlar.

Birincisi, bunlar arasındaki ağzı bozuk “klavye kabadayıları”nı hiç ciddiye almıyorum! Onu belirteyim.

İkincisi...

Anlamak istemeyene anlatabilmem çok zor ama anlatmayı bir daha deneyeyim: Hiçbir halka ve millete düşman olmadığım gibi, Sırplara da düşman değilim. Tanrı beni ırkçılık kuyusuna düşmekten korusun! Fakat ırkçılara şiddetle karşıyım.

Ben iki yıl önce Kezman’ın maç sonlarında rakiplerine karşı saldırgan biçimde Çetnik işareti yapmakla tanındığını buradayken de aynı şeyi yaparsa nahoş sonuçlara yol açabileceğini söylemiştim. Bütün söylediğim buydu! Nitekim Fenerbahçe yöneticileri genç futbolcuyu uyardı ve bu tatsızlık hiç yaşanmadı!

Ancak Boşnak kardeşlerimizin başına gelenlere zerre kadar ilgi duymayıp acısını hissetmeyen birileri “taraftarlık” kisvesi altında insanları bana karşı kışkırtmak istemiş ve ortalık karışmıştı.

Neyse, o günler geldi geçti.

Dönelim Guroviç’e...

Ben yönetici olsaydım, ne kadar skorer bir oyuncu olursa olsun onu transfer etmezdim. (Birçok Ultraslan üyesinin de benim gibi düşündüğünü biliyorum.)

Çünkü sahadaki halinden çok saha dışındaki haliyle konuşulan biri Guroviç.

II. Dünya Savaşı sırasında on binlerce Boşnak’ın öldürülmesinden sorumlu tutularak Savaş Suçları Mahkemesi tarafından aranırken Partizanlar tarafından yakalanıp kurşuna dizilen Draze Mihajloviç’in dövmesini kolunda taşıyor olmasına gelince...

Elbette onun kişisel tercihi ama bir sporsever olarak benim için tatsız bir gerçek!

Merak edenler için söyleyeyim eğer Galatasaray CafeCrown’lı basketçi Guroviç ülkemizdeki maçlarda Çetnik işareti yapar veya ırkçı gerekçelerle kavgacı tutumlar takınırsa, onu da şiddetle eleştiririm.

Vatan



Bu yazı 3,295 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 29 Nisan 2011 Çılgın projeyi eleştirenlere bakıyorum da...
    • 17 Temmuz 2010 Cep telefonu beyne zararlı mı?
    • 19 Aralık 2008 Gece... Mevlana... Düşünceler...
    • 16 Ağustos 2008 Giderayak İzmir, Çeşme, Alaçatı...
    • 17 Kasım 2007 Kaybedersek çok üzülmeyeceğim!
    • 27 Ekim 2007 Uçuruma doğru ilerleme
    • 13 Ekim 2007 Bayram gibi bayram!
    • 15 Eylül 2007 Kırılgan dünyalar, gergin tel gibi insanlar
    • 14 Temmuz 2007 İçimizdeki korkunç yalnızlık: Kıskançlık
    • 7 Temmuz 2007 Bu değil halkı, kendini bile tanımamaktır!
    • 5 Mayıs 2007 Mavi tuhaf ve karanlık bir renktir!
    • 21 Şubat 2007 Film deyip geçme, içinde ne çok şey var!
    • 26 Ocak 2007 Irkçılık, Şeytan ve Adem (insan)
    • 1 Ocak 2007 Beş yeni hayat... İşte bayram!
    • 11 Aralık 2006 Merakım dindi, geriye pek bir şey kalmadı!
    • 7 Aralık 2006 Papa ne yaptığını bilmiyor mu?
    • 6 Aralık 2006 Su bitecek, ilgileniyor musunuz?
    • 25 Kasım 2006 Philippe Noiret ölmüş diyorlar
    • 19 Kasım 2006 Romeo ve Jülyet yaşasaydı...
    • 8 Kasım 2006 Ecevit’in trajedisi: Bizi değil kendisini aldattı!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,992 µs