En Sıcak Konular

Yahya Bostan



Yahya Bostan
0 0 0000

‘Dünyanın en büyük siyasi projesi’ ne demek?



‘Müslüman, demokratik, laik, ekonomik açıdan istikrarlı ve Avrupa Birliği ile Orta Doğu'yu birleştiren bir ülke yaratma projesi, dünyamızın en önemli siyasi deneyi... Ve çökmenin eşiğinde duruyor.’

Bu sözler İngiltere’nin saygın Independent gazetesinden Daniel Howden’a ait. Söz konusu ‘çökme’ endişesi AK Parti kapatma davasına endeksli. Howden AK Parti’yi kapatma girişiminin Türkiye’deki dönüşüm için tam bir felaket olacağının altını çiziyor.

Howden’ın yukarıdaki sözleri bazılarının tüylerini diken diken edecek, buna şüphe yok. Çünkü ‘yanlış anlamaya’ oldukça açık cümleler. 2002 yılından beri iflah olmaz bir şekilde ‘BOP’ vurgusu yapanlar için Howden’ın yazdıkları bulunmaz Hint kumaşı. ‘İşte’ diyecekler… ‘Howden bizi doğruladı. AK Parti bir proje. Batı’nın Büyük Orta Doğu projesi çerçevesinde Türkiye’ye yamadığı, Türkiye’yi şekillendirmeye yönelik bir proje. Zaten Başbakan da bu projenin eşbaşkanı. Evet, Howden bizi doğruladı.’

Bugün yazmamış, ancak yarın ve yarından sonra Vatan gazetesinden Ruhat Mengi’nin köşesine dikkat edin. Buna benzer şeyler yazacağından eminim. Kendisini suçlamak için söylemiyorum. Sadece dünyadaki değişimi algılayamıyor, tıpkı Türkiye’deki değişimi algılayamadığı gibi.

BOP’u diline pelesenk eden Mengi ve diğerlerinin kavrayamadığı çok önemli bir şey var: bilinen anlamıyla BOP çöpe atılalı, muhtevası değişeli çok oldu. ABD’nin Irak’a savaş açtığı 20 Mart 2003’ten bu yana bölgede hesaplar alt üst oldu. Özellikle ABD için…

İran örneğin… İran, Fransa eski Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin’in de vurguladığı gibi savaştan en kazançlı çıkan ülke oldu. Daha önce Saddam yönetimindeki Irak’la mücadele etmek zorunda kalan İran etki alanını İsrail sınırına kadar genişletti. Şimdi bölgesel bir güç ama küresel mücadelenin tam ortasında, belirleyici oyuncu olarak yer alıyor.

İsrail örneğin… ABD’nin Irak’a müdahalesini en çok isteyen ülkeydi. Tıpkı ABD’nin İran’a müdahale etmesini istediği gibi. Bölgenin ‘en çekinilen’ ülkesi İsrail, artık bölgenin ‘en çekinen’ ülkesi konumunda. Lübnan’a saldırısını hatırlayın. O dönemde resmi doğru okuyamayanlar İsrail’in Suriye ya da İran’a saldırı öncesinde kuzeyinde temizlik yapmaya çalıştığını söylemişti. Oysa ben aksini iddia etmiştim: İsrail güç dengesinde aleyhine olan değişimin farkındaydı ve ileride gelişebilecek riskler için önalma operasyonu gerçekleştiriyordu. Ancak bunu da beceremedi. Şimdi İsrail, değişimi okuyamayan takıntılıların iddiasının aksine, yine kendisini koruma altına almak için olanca gücüyle ABD’yi İran’a yönelik bir saldırı için teşvik ediyor. Ancak ABD’nin İsrail’e Genelkurmay başkanı seviyesinde verdiği yanıt bizimkiler için büyük sürpriz olmalı: Tek başınıza hareket etmeyin, en doğru yol diplomasi…

Bu değişimi okuyamayanlar BRIC’in de ne anlama geldiğini bilemeyecektir. Küresel politikada artık BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) gerçeği var. Hemen değil, ancak bundan otuz yıl sonra ikinci büyük kutbun bu birlik çerçevesinde gelişeceği söyleniyor. ‘Tek kutup’ ABD de bunun farkında. Politikasını artık buna göre şekillendiriyor. Sadece küçük bir örnekle dünyada son yedi sekiz yılda gerçekleşen dönüşümün fotoğrafını çekelim: 2004 yılında Rus enerji şirketi Gazprom’un değeri sadece 36 milyar dolardı. Şimdiyse 400 milyar doları buldu. Bu büyümenin sizce bölge reel politiğine yansıması olmaz mı?

BOP’a geri dönelim… Howden’ın sözleri AK Parti ‘ılımlı İslam’ının BOP’un bir parçası olduğunu ileri sürenlerin elini güçlendirmez. Zaten ‘en önemli deney’ diyor Howden, ama bizim basın ‘en önemli proje’ diye çeviriyor. Howden ‘Müslüman, demokratik, laik, ekonomik açıdan istikrarlı ve Avrupa Birliği ile Orta Doğu'yu birleştiren bir ülke’ vurgusu yapıyor. Tanımlaması bu yani. Bunun da ‘dünyamızın en önemli siyasi deneyi’ olduğunu söylüyor. Demokrasi ve laiklik vurgusu yapıyor... Türkiye’nin son yıllarda gerçekleştirdiği diplomatik atılımlar ve içeride esen değişim rüzgarları elin İngiliz’ini bile heyecanlandırmış. Olan bu…

Ama bunu anlayamayanlara ben yine de tekrar hatırlatayım: Amerikan neo-conlarının bölgeyi yeniden dizayn etmeye yönelik çabasının anaçatısı BOP, neo-conlarla birlikte tarihin çöpüne gitmiştir. Şimdi değil, Irak savaşının henüz ikinci aşamasında, muhtevası değişmiştir. Çünkü Amerikan idealistleri ‘yukarıdan dayatmacı’ bir üslupla bölgede istediklerini yapamayacaklarını anlamıştır. İşte bu yüzden ABD’de realizm rüzgarları esiyor. Obama bu yüzden iktidara yürüyor. Başkan Bush bile bu realist rüzgara ayak uydurarak İran politikasında dümen kırıyor.

Her şey değişti… Planlar, projeler, isimler, aktörler… Türkiye de değişiyor. İşte bunu anlamak lazım. Hala sürekli ‘BOP’ diyenlere bir dost tavsiyesi: En azından bir ‘jargon’ güncellemesi… 



Bu yazı 408 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Temmuz 2008 ‘Dünyanın en büyük siyasi projesi’ ne demek?
    • 28 Temmuz 2008 Baykal’ın göremediği…
    • 10 Kasım 2007 Baykal’ın danışmanı kim?
    • 6 Kasım 2007 İtiraf edelim: İşte Oval Ofis’ten çıkan sonuç!
    • 31 Ekim 2007 Türkiye’nin Brzezinski’si var mı?
    • 26 Ekim 2007 Ne intikamı? ABD bizden intikam almıyor!
    • 24 Ekim 2007 Artık farkındayız: Bu provokasyona dur deyin!
    • 23 Ekim 2007 O sekiz askere ne oldu?
    • 21 Ekim 2007 Son saldırı: PKK neden bu kadar rahat?
    • 18 Ekim 2007 Bu filmi çok gördük: Oyunun farkında mısınız?
    • 15 Ekim 2007 Tuzak: Tasarı çekilirse ne olacak?
    • 11 Ekim 2007 “27 sersem Amerikalı…”
    • 10 Ekim 2007 Bakmayın, Türkiye’de iyi şeyler de oluyor!
    • 8 Ekim 2007 Saldırının üçüncü boyut okuması
    • 5 Ekim 2007 Referandum karmaşası: Bu güne nasıl geldik?
    • 28 Eylül 2007 Malezya bitti: Şimdi hasar tespit zamanı!
    • 17 Eylül 2007 Kendinizi koruyun: İran bitti, Malezya geliyor!
    • 8 Eylül 2007 Stratejik analiz: Hükümet değil devlet politikası!
    • 30 Ağustos 2007 Artık kolları sıvama zamanı!
    • 23 Ağustos 2007 Kulisleri hareketlendiren ziyaretin perde arkası!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,809 µs