En Sıcak Konular

Engin Ardıç


Engin Ardıç
0 0 0000

Cirmi kadar yer yakar



Bazı gazetelerde, "solun Ergenekon konusunda niçin sessiz kaldığı" ciddi ciddi tartışılıyor. "Eski solcular" olarak nitelenen bazı yaşlı arkadaşlar üzüntülerini dile getirdiler.
Sözü edilen sol, elbette CHP gibi "sahte sol" değil, gerçek sol, yani sosyalistler... Sahte solun bu konuda tutumu belli, onlar ve de onları tutan gazeteler Ergenekon'un "avukatlığına" soyundular (bu deyim ve ayrıca her türlü kem söz liderlerine aittir, bize değil.)
Sosyalistler, ve de çeşit olsun diye de, geçen yüzyıl kalıntısı komünistler... Pembeler ve kızıllar...
"En parlak devrinde bile" oy oranı yüzde üçü bir türlü aşamamış bir siyasi hareket, Ergenekon konusunda tavır takınsa ne olur, takınmasa ne olur? Diye sorulabilir.
Sorulur ve laf biter.
Aslında yazı da burada bitti ama sürdürmemiz gerekiyor. Lafı kesersem, sayfa sekreterinden "çok kısa oldu ağabey, yoksa sen kendini Şinasi Nahit mi sandın" suçlaması gelebilir!
Aklı başında solcular, yanıtı da kendileri buldular: Sol bu konuda tepki vermiyor, meseleyle ilgilenmiyor, çünkü sol aslında Kemalist!
Yani, Cumhuriyet Halk Partisi'nden temelde hiçbir farkı yok, yalnızca onun azıcık pembesi... Onun için İsmet İnönü, Erdal İnönü gibi kişileri de "solun lideri" sanırlar.
İlgilenmiyor, çünkü sol, halkın değil "devletin solu"...
Halkla hiçbir ilgisi yok ve olmadı. Halka en yakın olduğu nokta, 1965 seçimlerinden önce, merhum Mehmet Ali Aybar'ın radyo konuşmalarında hâlâ kulaklarımda çınlayan "ırgatlaaaar, marabalaaaar" seslenişi olmuştu!
Sonra Aybar döndü, "olur mu ya, biz sizi bu kadar bilinçlendirmeye çalışıyoruz, siz gidip gidip oyunuzu zengin partilerine veriyorsunuz" dedi ve niçin asla iktidara gelemeyeceklerini de daha o günden kendisi bulmuş ve açıklamış oldu. (Bu, sözünü ettiğim gazetelerin niçin "az sattıklarını" da açıklar.)
Devletçi solun refleksi elbette zurnanın zırt dediği yer geldiğinde halkı değil bürokrasiyi korumak olacaktır.
"Susurluk'ta gösterdiğiniz duyarlılığı şimdi niçin göstermiyorsunuz?" sorusuna verecek yanıtı da yoktur tabii.
Ikınıp sıkınmamak ve büsbütün rezil olmamak için de "bizi ilgilendirmez" tavrını takınacaktır, netameli meselelerde!
İlgilenseydi, örneğin attıkları zaman mangalda kül bırakmayan işçi sendikaları, 1 Mayıs günleri Taksim Meydanı'nda hır çıkarmak gibi ucuz kahramanlıklarla yetinmez, TÜSİAD toplantısına katılıp o saçmasapan yeni anayasa taslağına karşı tavırlarını koyarlar, Kenan Evren Anayasası'na karşı da yirmi altı yıldır popolarını kaldırıp kendi önerilerini geliştirirlerdi!
Ama ağlamak kolay, çözüm düşünmek zordur.
Yeterli oy toplayamayıp meclise giremeyen Baskın Oran'ı burada saygıyla selamlamak isterim: "Ben solcu olarak darbecileri tasfiye etmek için AKP'yle koalisyon yaparım, önce bundan yararlanırım, ona karşı muhalefetimi sonra yaparım" dedi.
Yeterli oy toplayıp meclise girmek başarısını gösteren Ufuk Uras'ı da saygıyla selamlarım: Meclis soruşturması açılması için imza kampanyasına kalkıştı ve bunu da başardı.
Ama bakınız, solcu geçinen başka bir adam, savcıya bok atmak için ne yazıyor: "Meğer İlhan Abi ihtilalciymiş de haberimiz yokmuş!"
Düzgün bir gazetede, bunu söyleyeni "haber atladığı için" işten kovarlar!
Hem de bugünün değil, kırk yıl öncesinin bayat haberi...

 sabah



Bu yazı 1,156 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Tayyip gitsin de Hitler mi gelsin?
    • 15 Ağustos 2012 Atraksiyon
    • 29 Temmuz 2012 Akşam diyordun Abbas
    • 23 Temmuz 2012 Özeleştirini yap Kemal arkadaş!
    • 16 Temmuz 2012 Fransa'nın Kılıçdaroğlu'su
    • 15 Temmuz 2012 Onları geri kazanalım
    • 4 Haziran 2012 Ay birbirinizden farkınız mı vardı?
    • 26 Mayıs 2012 İç savaş istediklerini söylemiştim
    • 29 Nisan 2012 Coşku duyulacaaak... Duy!
    • 13 Nisan 2012 Osmanlıca dersi de konulsun
    • 8 Nisan 2012 Osmanlı'da garaj mes'elesi
    • 23 Mart 2012 Hatırlayalım hatırlatalım
    • 7 Mart 2012 ''Haybeden Şef Gezisi''
    • 29 Şubat 2012 Senin de adın Kemal
    • 12 Şubat 2012 Lafının ardında dur
    • 19 Ocak 2012 Aman oğlum, vururlar ha
    • 6 Ocak 2012 Zurnanın zırt dediği yere henüz gelmedik
    • 5 Ocak 2012 İlker Paşa bize de ifade versin
    • 2 Ocak 2012 CHP'yi destekliyorum
    • 19 Aralık 2011 Olmayanı olduramazsınız

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,660 µs