En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Anayasal yargının görevi?



AKP davası sanıyorum birkaç günde sonuçlanacak. Çıkacak karar elbette tartışılacaktır.
Hukuken iki husus çok önemli:
- Yüce Mahkeme yetkisini nasıl kullanacak? Anayasa’nın ve hukuk ilminin verdiği ‘hukuki denetim’ yetkisiyle sınırlı mı kalacak?..
Yoksa, ‘siyaseten şöylesi daha yerinde olur’ düşüncesiyle mi karar verecek? Buna hukukta ‘yerindelik denetimi’ denilir ve yargının hiçbir şekilde buna yetkisi yoktur.
Siyasette neyin yerinde veya yersiz olduğuna siyasi partiler karar verir.
-  Diğer mesele, Yüce Mahkeme’nin laiklik ve demokrasi gibi iki temel kavramı nasıl yorumlayacağıdır. Eski kararlarında olduğu gibi “Bütün anayasal sistemin temeli laikliktir” diye mi bakacak?.. Yoksa yeni kararlarında olduğu gibi, “öncelikle demokratik rejimin sağlıklı biçimde yaşatılması” açısından mı bakacak?.. Kararlar da ona göre olacak tabii.
Bu iki konu dışında, Anayasa Mahkemesi ‘siyaseti düzenlemek’ gibi bir amaçla karar veremez!

Yargının siyasi görevi?!
Arkadaşımız Devrim Sevimay’a yaptığı açıklamalarda, Sayın Prof. İbrahim Kaboğlu, hem AKP’yi bir tür mahkûm eden hem de kapatmayan bir karar verilmesini arzuluyor; yani “AKP laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmuştur” diye mahkûm eden, ama yaptırım olarak partiyi kapatmayan, sadece “Hazine yardımı kesen” bir karar.
Elbette herkes Yüce Mahkeme’nin böyle veya başka türlü karar vermesini arzu edebilir, arzusunu açıkça söyleyebilir, yazıp çizebilir.
Ama Sayın Kaboğlu bununla yetinmiyor, Anayasa Mahkemesi’ne siyasi görev de yüklüyor! Şu sözler onun:
“Böyle bir kararla Anayasa Mahkemesi ‘siyaseti hukuk yoluyla barışlandırma’ görevini de görmüş olur...”
Kaboğlu, Yüce Mahkeme’nin, “Türkiye’nin gelecekteki siyasal ve hukuki haritasını çizen bir gerekçe” yazmasını da istiyor!
Ben bu konuları çok okuduğum halde, anayasal yargıya “Siyaseti hukuk yoluyla barışlandırma görevi”ni ve ülkenin “gelecekteki siyasal ve hukuki haritasını çizme” yetkisini veren hiçbir ilmi görüşe rastlamadım ve anayasal düzenleme örneği görmedim!
Yargıya böyle siyaseti düzenleme “görev”i vermek, tipik bir “yerindelik denetimi” arzusudur ve  “vesayetçi demokrasi” eğiliminin yansımasıdır. Liberal anayasa düşüncesi bunu asla kabul edemez.

İki anlayış
Anayasa Mahkemesi’nin sayın üyelerinin artık dosyayı büyük çapta incelediği ve aşağı yukarı görüş oluşturdukları kanaatindeyim. Dahası, her üyenin temel kavramları nasıl yorumladıklarını eski ‘emsal’ kararlarından biliyoruz. Bütün dünyada ‘emsal’ kararlar böyledir.
Bütün dünyada, bir de, anayasal yargının tarafsızlığını sağlamak için tek görüşün mutlak egemen olmasına imkân verilmez, çoğulculuk sağlanır. Bunun için üyelerin çoğunu parlamentolar seçer.
Parlamentonun üye seçmediği tek anayasal yargı, dünyada 12 Eylül’den beri sadece Türkiye’dedir!
Elbette anayasa hukuku ceza hukuku gibi değildir; farklı yorumlara müsaittir. Bizde hukuk ilminde iki temel farklı akım “vesayetçi” ve “liberal” yorum anlayışlarıdır.
AKP davasında karar ne olursa olsun, doğuracağı siyasi sonuçlardan başka, hukuk alanında vesayetçi anlayışın mı, liberal anlayışın mı ağır bastığını da göreceğiz. Bu hukuki sonuç, siyasi sonuçları kadar önemli olacaktır.

milliyet



Bu yazı 398 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,940 µs