En Sıcak Konular

Mahir Kaynak


Mahir Kaynak
0 0 0000

Dışarıdan bakınca



 Sorularımız Ergenekon, darbe teşebbüsleri ve kapatma davası olarak özetlenebilir. Bu sorunların hepsinde temel belirleyici iç aktörlerdir ya da dış faktörler sadece etkileyici düzeydedir. Dünya ölçeğindeki büyük hesaplaşma ve değişimin belirleyici meydan muharebesinin ülkemizde yapılacağı biçimindeki değerlendirmem, bu durumda, anlamsız kalıyor. Başkaları olan biteni sadece not edecekler ama genel gidişi etkileyecek bir durum söz konusu olmayacak.

Tartışmalar bir model çerçevesinde yapılmadığı, her olay tek başına analiz edildiği için genel yaklaşımla aramızda ciddi bir fark oluşuyor. Modelim yanlış olabilir ama onu mukayese edebileceğim farklı bir model ileri sürülmüyor. Eğer ülkemizdeki gelişmelerin AB’nin nihai biçimini önemli ölçüde etkileyeceğini, birliğin ya bir güç odağı ya da başka güçlerin yörüngesinde dolaşan bir uydu konumuna geleceğini ve bunun önemli ölçüde ülkemizin konumuyla belirleneceğini söylesem çok fazla abarttığım düşünülür.

Bu nedenle ben de çeşitli konularla ülkemizdeki gelişmeler arasında bir bağ olup olmadığını irdelemekle yetineceğim. İran’la ABD arasındaki gerginliğin İran’ın nükleer silah üretme projesinden kaynaklandığını düşünmüyorum. Kaldı ki küçük ülkelerin nükleer silah üretmesi güvenli olmalarını sağlamaz aksine ciddi bir tehdit altında olmalarına sebep olur. Büyük güçler, sadece bu nedenle, ülkenin varlığına son verebilir. Nükleer silahı olmayan küçük bir ülkenin büyüklere zarar vermesi çok daha kolaydır.

ABD’nin İran’la sorunu enerji kaynaklarını kontrol etmek istemesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda ABD’nin sorunu İran’la değil kendisine rakip olabilecek Avrupa ve Uzakdoğu iledir. Eğer Türkiye ABD dışında bir ülkeyle, mesela AB ya da Uzakdoğu güçleriyle birlikte hareket ederse İran aynı çizgiyi kolaylıkla izleyebilir. Yani Türkiye üzerindeki mücadele, sanılanın aksine, laiklerle dindarlar ve benzeri ideolojiler ekseninde değil dünya dengeleri üzerinedir.

Türkiye yönünü belli etmese ama bugünkü gibi bir karmaşa ve belirsizlik içinde olsa ABD İran’a müdahale edemez. Böyle bir şeye teşebbüs ederse ciddi bir yenilgiye uğrar. O halde Türkiye’deki istikrarsızlık İran için bir güvencedir. ABD’nin bölgedeki etkisini sınırlamak isteyen bir güç, onunla çatışacak yerde, Türkiye’yi belirsizliğe iter ve sonuç ABD ve İran’ı etkiler. Yani bir güçle savaşırken ona saldırmak gerekli değildir. Çok farklı bir yerde yapacağınız bir operasyon çok daha etkili olabilir.

Türkiye’yi yöneten ya da ona karşı olan birisi olsaydım karşı tarafı kahve içmeye davet eder ve ne yapılması gerektiğine birlikte karar verirdim. İçerde bir zafer kazanmak yarış atı olmaya benzer. Yarışı birisi kazanır ama asıl kazanan yarışla ilgili olan insanlardır. Artık üzerimizden başkalarının kazanmasına izin vermeyelim ve yarış atı olmak yerine at sahibi, jokey, iddiacı gibi rollerden birini oynayalım. Mesela Avrupa’yı güçlü kılmak yerine onun uydulaşmasına göz yumabilir ve bölgenin etkili gücü olabiliriz.

Star



Bu yazı 861 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 5 Ağustos 2012 Yeni değil
    • 1 Temmuz 2012 Dünden bugüne
    • 13 Mayıs 2012 Yönlendirme
    • 14 Nisan 2012 28 Şubat
    • 8 Nisan 2012 Dış güçlerin rolü
    • 25 Mart 2012 Kürt sorunu
    • 11 Mart 2012 İstihbarat operasyonu
    • 4 Mart 2012 Zayıf yanımız
    • 19 Şubat 2012 Ekonomik kriz
    • 12 Şubat 2012 Suriye’de neler oluyor?
    • 29 Ocak 2012 Görüntü ve gerçek
    • 1 Ocak 2012 Siyaset ne işe yarar?
    • 25 Aralık 2011 Kim seçilecek?
    • 23 Ekim 2011 Ekonominin geleceği
    • 16 Ekim 2011 Ülkenin gücü
    • 17 Temmuz 2011 Karşı tarafın rolü
    • 10 Temmuz 2011 Yeni Osmanlıcılık
    • 25 Haziran 2011 Bakış açısı
    • 19 Haziran 2011 Değişen muhalefet
    • 11 Haziran 2011 Darbeyle hesaplaşmak

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,569 µs