En Sıcak Konular

Emin Pazarcı


Emin Pazarcı
0 0 0000

Darbeyi kimler yapacaktı?



Ergenekon soruşturmasında her gün yeni bir iddia ortaya atılıyor. Sürekli olarak yeni planlardan söz ediliyor. Gazetelerde çıkan son haberlere bakılırsa, Ergenekoncular 7 Temmuz'da darbe yapılacaklarmış. İyi ama, bu adamlar silahsız...
 
Üstüne üstlük sırtlarında üniforma da yok, uzun süre önce çıkartmışlar. Emekli generaller, eskisi gibi güç sahibi değiller. Nasıl gerçekleşecekti bu darbe? Darbe yapmak için kimden ya da kimlerden yardım alacaklardı? "Darbe planı" diye ortaya atılan iddia şu: Ergenekoncular, önce 40 ilde "yargıya sahip çık" mitingleri düzenleyeceklermiş.

ATO Başkanı Sinan Aygün, ekonominin kötüye gittiği yönünde açıklamalarda bulunacakmış. Gazeteciler ise, hükümet aleyhinde yayınlar yapacaklarmış. Böylece kalkışmanın alt yapısı oluşturulacakmış. Bu arada 30 kişilik bir ekip devreye girecekmiş. Cinayetler işleyip, kaos ortamı yaratacakmış. Sonra da darbe gelecek, hükümet değişecekmiş. Yine geldik aynı noktaya. Plan tamam da darbe nasıl gerçekleşecek?

Darbeyi yapacak olanlar kimler?

Sinan Aygün mü, yoksa Mustafa Balbay mı? Onlarla birlikte emekli generaller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon mu? Olmaz, olamaz. Türkiye, geçmişte pek çok darbe ve darbe girişimi yaşamış bir ülke. Darbe yapmak çocuk oyuncağı değil. Mitingle, gazete haberiyle ve işlenecek cinayetlerle darbe yapılmaz. Olsa olsa darbenin alt yapısı oluşturulur.

Darbe yapmak için de silah gerekir, güç gerekir. Ergenekoncuların ise durumları malum. Tamamını bir araya getirin, üstüne bir o kadar Ergenekoncu daha koyun, hatta çıkan sayıyı onla, yirmiyle çarpın. Yine de sonuç değişmez, o yapıdan darbe yapabilecek bir güç ortaya çıkmaz. Eğer ortaya atılan iddia doğruysa... Eğer Türkiye'de gerçekten bir darbe planlanıyorsa...

 Bu iş o kadar basit olamaz. Hazırlanan planın başka uzantılarının da bulunması gerekir. O uzantılar da üniformalı ve silahlı güçler içinde yer alır. Var mı o konuda bir bilgi? Ergenekoncuların bu tür bir bağlantıları bulunuyor mu? Varsa, asıl kararlılık o noktada gösterilmeli. Ele geçen bilgiler kamuoyu ile paylaşılmalı. Asıl o yapının üzerine gidilmeli. İpin ucu çekilmeli, her şey çorap söküğü gibi ortaya çıkarılmalı. Aksi takdirde, ortaya atılan darbe iddiaları havada kalıyor.

"Ergenekoncular darbe planlıyorlardı" derken, darbeyi kimlerin yapacağının da açık ve net olarak ortaya konulması gerekiyor.

Şimdi de gelelim meşrep meselesine...Ergenekon soruşturmasının ardından yapılan açıklamalar ve verilen tepkiler, meşrepleri de ortaya koyuyor. Gözaltına alınan isimler 20'nin üzerinde. Ancak, sanırsınız sadece Mustafa Balbay gözaltında. Belli çevreler, Mustafa Balbay'ın adı ile yatıp, onun adı ile kalkıyorlar.

Sürekli olarak Balbay ve Cumhuriyet Gazetesi'ni ön plana çıkarıyorlar. Adeta, bütün operasyon Cumhuriyet Gazetesi ve Balbay'la sınırlı. Oysa, diğer isimler de aynı şartlar altında gözaltına alındı. Üstelik, Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi, adi bir suçlu gibi derdest edildi. Elleri arkadan kelepçelenip, ite kaka götürüldü. Umurlarında bile değil...

Onlar, sadece Mustafa Balbay ve Cumhuriyet Gazetesi'ni görüyorlar. Sürekli olarak İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay örneğini verip, "haksızlık yapıldığını" söylüyorlar. "Balbay kaçacak mıydı ki, bu şekilde gözaltına alındı?" sorusunu soruyorlar. Peki ya diğerleri?

İşin bu tarafı ile pek ilgilendikleri yok. Dedim ya meşrep meselesi. Kişiler bir yana, insan hakları, hukuk ve evrensel değerler bir yana!

bugün



Bu yazı 374 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Eylül 2008 Ermeniler, işgal ve yeni dönem
    • 5 Eylül 2008 Türkiye'deki dinlenme paranoyası
    • 1 Eylül 2008 Kadehle laiklik, genelevle sosyal güvenlik
    • 21 Temmuz 2008 50.000 YTL’ye 23 terörist
    • 4 Temmuz 2008 Darbeyi kimler yapacaktı?
    • 30 Haziran 2008 Başbakansız Türkiye
    • 23 Haziran 2008 Mucizenin delileri
    • 9 Haziran 2008 Kriz, kriz, kriz...
    • 2 Haziran 2008 Hem matrak hem vahim
    • 26 Mayıs 2008 Körler ve sağırlar
    • 2 Mayıs 2008 Başbakan'ın acelesi
    • 28 Nisan 2008 Baykal şimdilik kurtardı!
    • 14 Nisan 2008 PKK’da ''sevişme'' kriteri
    • 31 Mart 2008 Keşke çoban kadar olabilse
    • 10 Mart 2008 Üç kritik sebep
    • 27 Şubat 2008 Marksizm'den cihat çağrısına!
    • 21 Ocak 2008 Barzani'den Türkiye'ye tuzak
    • 16 Mayıs 2007 "Hayırlı evlat" Erkan Mumcu
    • 14 Mayıs 2007 Miting savaşları
    • 2 Nisan 2007 TSK’daki tavır değişikliği

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,566 µs