En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Bu karar hukuka aykırı



Anayasa Mahkemesi’nin, üniversitelerde türbanlı öğrencilerin de modern bilimleri öğrenmesine imkân verecek anayasa değişikliğini iptal etmesi herkesi bağlar ama hukuka aykırı bir karardır. Çünkü:
-  Anayasa’nın 148. maddesi, anayasa değişikliklerini Yüksek Mahkeme’nin sadece şekil açısından inceleyebileceğini emretmiştir. Mahkeme ise, kendisini Anayasa’nın da üstüne çıkararak, “esastan” inceleme yapma yetkisini kendisine tanımış, Anayasa’nın vermediği bir yetkiyi kullanarak iptal kararı vermiştir.
-  Anayasa Mahkemesi, “değiştirilemez maddeler“ hükmünü aşırı yorumla “genel hüküm” gibi yorumlamış, böylece bütün anayasa konularında yapılacak anayasa düzenlemelerini vesayeti altına almıştır! Halbuki, anayasa hukukunun temel yorum kurallarına göre, “İstisnalar, genel kaideler gibi yorumlanamaz” idi.
-  Anayasa Mahkemesi anayasal kavramların yorumunda hukuk biliminin sınırlarını aşarak “dolaylı ilişki” mantığını benimsemiş, böylece hukuk ile siyaset arasındaki sınırı kaldırmıştır: Artık laiklik konusunda Türkiye’de kimse Batılı bir laiklik anlayışını siyasi programına koyamayacaktır!
“367 kararı”ndaki hukuk anlayışı, bu kararın da özünü oluşturuyor.

Sürpriz değil
Bu bana sürpriz olmadı. Çünkü Türkiye’de sadece resmi ideolojinin değil, yargının da laiklik anlayışının ‘illiberal’ olduğunu biliyorum.
Anayasa Mahkemesi’nin, laiklik konusunun Türkiye’de “Batılı ülkelerdeki anlayış içinde benimsenmesi esasen düşünülemez” diyebilen hayret verici ama ısrarlı kararlarını da biliyorum. (Karar: 1983/2)
Laiklik konusunda böyle bir ‘inanç’, Anayasa’nın 148 gibi çok açık, yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar açık hükmünü bile bu inanç yönünde yorumlamıştır.
Hele de 367 kararından sonra bunda şaşılacak bir taraf yok.
Bugün değil, daha önce de Anayasa Mahkemesi’nin tavrını bildiği için, bu Anayasa değişikliğini Sayın Cumhurbaşkanı Gül’ün “özgürlükçü bir gerekçeyle” veto etmesi gerektiğini yazmıştım.
Hem de dört ay önce yazmıştım! (Milliyet, 13 Şubat 2008)
O zaman liberal ve muhafazakâr bazı çevrelerin sert tepkisini aldım. “Aydın Doğan sana da mı bunu yazdırdı!” diye, hatta daha saygısız protesto mail’leri de almıştım.
Aydın Bey’in de günahını almışlardı; ben sadece olabilecekleri tahmin ettiğim için Gül’ün veto etmesini istemiştim; hiç olmazsa ‘anayasal yol’ kapanmasın diye!

Ne zamana kadar?
Sayın Gül’ün “özgürlükçü bir gerekçeyle” bu anayasa değişikliğini veto etmesini isterken, benim umudum, türban serbestisini sadece üniversiteyle sınırlayacak yeni bir düzenlemenin laik çevrelerdeki kaygıyı azaltacağı, Mahkeme’nin davaya daha demokratik gözle bakmasına katkıda bulunabileceği umudu idi.
Şimdi Mahkeme’nin bu kararı ile, artık anayasa değişikliği yoluyla bile türbanlı kızların çağdaş bilimleri öğrenmek üzere üniversiteye gitmelerinin yolu kapanmıştır!
Yargı bu konuda bütün yolları kapatmıştır!
Ne zamana kadar?
Çok uzun bir zamana kadar! Anayasa Mahkememizin ve yargı kültürümüzün çağdaş ‘liberal özgürlükler’i benimseyecek bir anlayışa gelmesine kadar...
Öfkeye gerek yok. Herkes gerilimden sakınmalıdır. Siyasi istikrar zedelenmemelidir. Demokrasi, yürüyüşüne devam etmelidir.

milliyet



Bu yazı 303 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,126 µs