En Sıcak Konular

Tamer Korkmaz


Tamer Korkmaz
0 0 0000

Danıştay, Ergenekon'u görmezden geliyor



Önceki gün Danıştay Provokasyonu'nun ikinci yıldönümüydü… "Ulusalcı-Darbeci" Ergenekon çetesine mensup Alparslan Arslan'ın alçakça saldırısında Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetmiş, Türkiye bir anda "alacakaranlık kuşağı"na girivermişti.

Danıştay Provokasyonu'nun tarihine dikkat buyurunuz…

Bir gün öncesinde yani 2006'nın 16 Mayıs günü "bir başka provokasyon" vardı:

Ekonomik kriz çıkarmak maksadıyla "sıcak para aktörleri"ne mali piyasalarımızdan çok büyük miktarda para çektirilme yoluna gidilmiş; Atlantik'in Öte Yanı'ndan düğmeye basılmak suretiyle başlatılan "ekonomik darbe teşebbüsü" tam üç hafta sürmüş ancak hedefine ulaşamamıştı!

Bu iki hadise; 2006'nın 15 Mayıs'ında Ankara'nın Kapalı Kapıları Ardında gerçekleşen "büyük kırılma" neticesinde tarihi bir darbe yiyen ABD'nin "Türkiye'nin Yeni Gidişatı"nı "siyasi ve ekonomik provokasyonlarla test etmesi" anlamına geliyordu.


* * *
Özbilgin'i anma töreninde konuşan Danıştay Başkanvekili Gönül Önbilgin saldırıyı "Cumhuriyet tarihinde dönüm noktası olabilecek olaylardan biri" diye niteleyerek laiklik vurgusu yaptı…

Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan ise mesajında Danıştay saldırısının "aslında demokratik, laik cumhuriyet ve çağdaşlığa yönelik bir saldırı olduğunu" vurguladı!

Bu iki açıklama, Danıştay saldırısının "dinci bir saldırgan" tarafından "laik rejime yönelik" olarak gerçekleştirildiği ön kabulüne dayanıyor…

Tam da bu yüzden, gerçeği hasıraltı etme çabalarına yardımcı oluyor!

Böylesine peşin kabuller, Danıştay Provokasyonu'nun senaryosunu yazanların işine gelir!

Tetikçi Arslan'ın saldırıyı "Danıştay 2. Dairesi'nin türban kararı nedeniyle işlediği" ve "İslamcı bir terörist" olduğu tezi ilk günden beri Laikçi Medya'da pompalanmıştı…

Sonrasında ise Arslan'ın "Ulusalcı" Ergenekon çetesinin tetikçisi olduğu ortaya çıkmıştı!

2006 Mayıs'ında "Cumhuriyet gazetesini bombalayan kadroda" da yer alan Arslan'ın kullandığı o el bombalarının Ümraniye cephaneliğindeki Ergenekon bombaları ile ikiz kardeş olduğu ispatlanmıştı.

Arslan'ı Veli Küçük'le bir arada gösteren fotoğrafın montaj değil gerçek olduğu da kanıtlanmıştı…

Alparslan Arslan yakalandığı vakit, babası oğlunun İslamcılarla ilgili olmadığını söylüyordu; bir süre sonra tam tersi açıklamalar yapmaya başlayarak oğlunu provokasyon senaryosunda yazıldığı gibi "dinci" biri gibi göstermeye gayret edecekti!

Tansel Çölaşan, Arslan'ın ateş ederken tekbir getirdiğini iddia etmiş; ancak saldırıda yaralanan bir Danıştay üyesinin tanıklığıyla böyle bir hadisenin olmadığı anlaşılmıştı…

Tetikçi sonradan verdiği ifadede "Tekbir getirmiş olabilirim" diyerek "durumu kurtarmaya" çalışmıştı!

Anlaşılan o ki, Arslan saldırı esnasında "kendisinden söylenmesi istenenleri" unutmuştu: İfadesinde telafi etmeye çalıştığı husus buydu…

Alparslan Arslan'ın; Danıştay saldırısından hemen sonra basında "Nurcu Şeyh!" Salih Hoca diye lanse edilen Salih Kurter adlı kişinin türbanla ilgili sohbetlerinden etkilenerek kanlı eylemi gerçekleştirdiği hikayesi kamuoyuna yetirilmek istenmişti…

"Salih Hoca" hakkında üç kez müebbet istendiği halde dava sonunda "şeyh" rolünde oynayan "aktör" bir anda beraat edivermişti!


* * *
Alparslan Arslan hakkında müebbet hapis cezası veren Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararında ise Danıştay-Ergenekon ilişkisini ispatlayan kesinleşmiş birçok bağlantıyı es geçerek saldırı ile örgüt arasında hukuki bir bağ olmadığına hükmetti!

Ayrıca, saldırının yıldönümünde konuşan Danıştay mensuplarının yüzde yüz olan Ergenekon bağlantısının uzağından bile geçmediklerini gördük!

O zaman şu soruyu sormamız şart oluyor:

Herkes hukuka saygı gösterecek ama yargı erkinin kendisi hukuka uymayacak/hukukun gereklerini yerine getirmeyecek öyle mi?

Demek oluyor ki; sadece Statükocu Medya'da değil yargı mekanizmasının içinde de Danıştay Provokasyonu'nun perde arkası ile yüzleşmeye cesaret edemeyenler var!

yenişafak



Bu yazı 1,071 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Eylül 2012 Otuz beşe bakla
    • 24 Ağustos 2012 Arkadakiler
    • 17 Ağustos 2012 ''Düğme''li olsun!
    • 10 Ağustos 2012 Kumpas
    • 3 Ağustos 2012 Yıldızın parladığı o sahne
    • 20 Temmuz 2012 Steril
    • 6 Temmuz 2012 Bir ıslık da biz çalalım!
    • 3 Temmuz 2012 Hava sahamıza giren Wall Street J'eti
    • 5 Haziran 2012 Hayal Teknesi!
    • 15 Mayıs 2012 Büyük Satranç Sahnesi!
    • 8 Mayıs 2012 Hükümete ''Tomahawk'' atmışlardı!
    • 4 Mayıs 2012 Gözlerimiz tamamen kapalı!
    • 24 Nisan 2012 ''ABD Karışmadı'' Yalanı
    • 10 Nisan 2012 Kime, ne lazımmış?
    • 6 Nisan 2012 Şapkanın Altındakiler
    • 20 Mart 2012 Hokus, pokus...
    • 6 Mart 2012 Kafasını koparalım, diyorlardı!
    • 28 Şubat 2012 28 Şubat'ın Balans Ayarları!
    • 17 Şubat 2012 Anahtar
    • 14 Şubat 2012 Hedef tahtası

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,175 µs