En Sıcak Konular

Nazlı Ilıcak


Nazlı Ilıcak
0 0 0000

Keşke şaşırsak



Raportör Osman Can'ın, anayasa değişikliğinin esastan incelenemeyeceğine dair rapor hazırlaması zaten bekleniyordu.

Zira, Can, "Demokratikleşme Serüveninde Anayasa ve Siyasi Partilerin Rolü" kitabında, Refah Partisi ve özellikle türban kararıyla, laiklik anlayışına skolastik ve dogmatik bir içerik kazandırılmasını eleştirmişti. Laiklik ilkesinin, ulaşılabilecek son nokta, insan evriminin son aşaması gibi sunulmasına karşı çıkmıştı.
Doç. Dr. Osman Can, tamamen hukuka uygun davranıyor ve Anayasa Mahkemesi'nin sadece şekil şartları yerine getirilmediği takdirde iptâl kararı verebileceğini açıklıyor. Ayrıca, temel ilkelere (2'nci maddeye) atıfta bulunarak, Anayasa Mahkemesi'nin, başörtüsü yasağını sürdürecek bir yorum yapmasının da, hukuken mümkün olamayacağını belirtiyor.
Anayasa Mahkemesi, Osman Can' lardan oluşsa, hem üniversitelerde başörtüsü yasağı kalkar, hem de AK Parti kapatılmaz. Ama maalesef, Anayasa Mahkemesi yargıçlarının çoğunluğunun laikliğe bakış açısı, tam da Osman Can'ın eleştirdiği gibi dogmatik ve ideolojik.
Ne olur, bu defa, demokratik gelişmenin önünü tıkamayıp bizi şaşırtsalar.

Menderes ve timsahın gözyaşları

1 Mayıs'a ilişkin gensoru önergesinde, Adnan Menderes konuşuldu.
CHP'liler, AK Parti Grup Başkan vekili Nihat Ergün'ün, Menderes'in idamından kendilerini sorumlu tuttuğunu düşünerek, "İsmet İnönü, idamların olmaması için Cemal Gürsel'e ricaya gitmişti" diye açıklama yaptılar.
Ba'de Harabül Basra... Basra harap olduktan sonra.
CHP'nin, 1960 öncesinde, muhalefette, son derece kışkırtıcı davrandığını, İsmet Paşa'nın "Şartlar tamam olunca ihtilâl meşru olur" sözünü bile sarf ettiğini, darbe sonrasında ise CHP'lilerin Demokrat Partililerin evlerini tek tek göstererek, tutuklanmalarına yardım ettiğini kimse unutmadı. "CHP+Ordu= İktidar" sözü boşuna çıkmadı. İsmet İnönü, idamlara son gün değil, çok daha önceden, Yüksek Adalet Divanı denilen ama, adaleti ayaklar altına alan o mahkeme kurulmadan önce karşı gelmeliydi; altyapıyı hazırlamalıydı. Son anda bir sonuç elde edemeyeceği aşikârdı. Ona bakarsanız, Cemal Gürsel de idamlara karşıydı. İdamı isteyen, daha sonraları ordu içinde oluşan sertlik yanlısı Silâhlı Kuvvetler Birliği isimli cuntaydı. Ama tek başına mesuliyeti onlara da yükleyemeyiz. Bir kere anayasayı ihlâl ettiniz mi veyahut buna göz yumdunuz mu, acı gelişmelerin, arzu etseniz de önüne geçemezsiniz.
Genel Kurul'da tartışma sırasında CHP Grup Başkan vekili Kemal Anadol, Nihat Ergün'e, "Doğum tarihinize baktım 1962. Menderes idam edildiğinde siz doğmamıştınız. Tarih bilir ki, CHP'nin genel başkanı İsmet İnönü kapı kapı dolaşmış, son ana kadar bu idamı..." (AK Parti sıralarından gürültüler) "Cehalet bağırmayın... Cehalet sesleri bunlar..."
Gerçeği bilmek için o tarihte yaşamak gerekmiyor. Bizim camiamızın insanları, hepimiz, İsmet Paşa'nın 27 Mayıs darbesinde olumsuz bir role sahip olduğunu biliriz. Yangına körükle gitmiş, siyasetin duayeni olan bir kişinin yapması gerekeni yapmamıştır. Cemal Gürsel ile buluşması, "timsahın gözyaşları" mahiyetindedir.



Bu yazı 1,101 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ağustos 2012 AK Parti geriliyor mu?
    • 24 Ağustos 2011 Hasdal toplantısı... Balyoz Çalıştayı
    • 10 Ağustos 2011 Bilgi Destek Dairesi'ndeki bilgisayarlar niçin silindi?
    • 5 Ağustos 2011 YAŞ'ta uyum sağlandı
    • 30 Temmuz 2011 Asker-sivil ilişkileri ve toplu istifa
    • 26 Temmuz 2011 BDP'ye empati tavsiyesi
    • 11 Haziran 2011 Kılıçdaroğlu ve yolsuzluk
    • 21 Mayıs 2011 Kasetler, tahminler ve siyaset mühendisliği
    • 9 Mayıs 2011 Şiddet mi, barış mı?
    • 2 Mayıs 2011 Subay eşlerine siyaset dersi
    • 1 Mayıs 2011 1 Mayıs Bayramı
    • 21 Nisan 2011 Maddelerdeki çelişki ve kafa karışıklığı
    • 20 Nisan 2011 YSK'nın, ''memnu haklar'' gerekçesi
    • 18 Nisan 2011 Şener, tek başına
    • 19 Mart 2011 Medya 2010 ve mantık
    • 9 Mart 2011 Ulusal Medya 2010/Amaç ve Strateji
    • 5 Mart 2011 Zekeriya Öz'e soruşturma açılamaz mı?
    • 24 Şubat 2011 Oda TV, Nedim Şener ve Ahmet Şık
    • 8 Şubat 2011 Kâğıttan kaplan!
    • 17 Ocak 2011 Türkiye'de sivil vesayet mi var?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,176 µs