En Sıcak Konular

Uğur Dolgun



Uğur Dolgun
0 0 0000

“Dindar” değil “dinci” olunca…



AKP’nin kapatma davasını saymazsak, gündemi neredeyse cinsi sapkınlık üzerine çeşitlemeler parsellemiş durumda…

Avusturya’daki gözü dönmüş babadan Manisa’daki küçücük erkek çocuğuna tecavüze, Teksas’taki bir çiftlikte daha ergenliğe ulaşmamış kızları yetişkin erkeklere peşkeş çeken sapkın tarikattan kendini “çapkınım hovardayım” diye tarif eden Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez’in Mudanya’daki yazlığında bir kız çocuğuna tecavüzüne kadar oldukça geniş bir cinsel sapkınlık yelpazesi var karşımızda…

Şimdi de, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof.Dr. Süleyman Uludağ’ın “Sufi Gözüyle Kadın” kitabında dile getirdiği ipe sapa gelmez safsatalar geldi gündeme.

Neymiş efendim… 80 yaşındaki bir şeyh 14 yaşındaki kızla gerdek gecesi tam 60 kez cinsel ilişkide bulunmuş ve “sana acımasam 100 kez bile yapardım” demişmiş de, başka bir şeyh 120 yaşında iken bir kızın bekaretini bozarak cennete hak kazanmışmış da, Süleyman peygamber bir gecede bin kadını hamile bırakmışmış da, vs. vs. vs.

Kısacası, bir yanda laik cinsel istismar diğer yanda dinsel cinsel istismar…

Seç beğen al olayı…

***

İşin doğrusu, ben bilim adamı yaftası altında bir üniversiteye kapılanmış olan sayın profesörün saptamalarına takıldım kaldım…

Diğer olaylara, biraz zorlamayla da olsa bir açıklama getirebilmek mümkün…

İlk gruptakiler, psikolojik bozukluk ve kriminal sapkınlık boyutunda ele alınabilecek adli vakalar…

Teksas’taki tarikat, Batı’nın din kisvesi altında faaliyet gösteren seküler ve hedonist nitelikli yapılanmaları içinde yer almakta. Ki biraz araştırırsanız, Batı’da söz konusu içerikte çok sayıda sözde tarikatın olduğu zaten bilinen bir gerçek…

“Azgın teke” Hüseyin Üzmez olayı ise, psikolojik dengeleri gençliğinden beri tartışmalı olan bir zavallının son hezeyanı olarak görülebilir. Daha gençlik yıllarında teşebbüs ettiği siyasi suikast girişiminden bir meczuba garsoniyer olarak evini açmasına ya da kendine eş olarak torunu yaşında bir genç kızı seçmesinden tartışma programlarındaki hal ve davranışlarına kadar her şey de bunu göstermekte. -Bazı aklı evveller işlerine geldiği gibi çıkarımda bulunmasınlar diye de en baştan belirtelim, bu durum gerekli cezayı almasının önünde asla bir engel değildir.-

Ama, bir öğretim üyesinin yazdığı kitapta dile getirdiği yukarıdaki açıklamaları hiçbir mantığın kabul edebilmesi mümkün değil…

***

Kadını “sufi” bakış açısına göre değerlendiren bir akademisyenin eserinde yer alması gereken satırlar bunlar mı olmalı?

Tasavvuf, bizzat aşkın kendisini “aşk-ı mecazi” ve “aşk-ı hakıykıy” olarak ele almıyor mu?

Aşk-ı mecazi, geçici nitelikte olan ve bir sabit fikir olarak vücut bulan bir olay değil mi?

Asıl aşk yani aşk-ı hakıykıy, bütün maddi ve manevi bağları kırarak, insanoğlunu yüce yaratıcısına ulaştıran bir yol değil mi?

Tasavvuf ve sufiler bağlamında ele alındığında, aşkı karakterize eden örnekler bunlar mı olmalı yoksa pornografik bir içerik mi?

***

Tamam, sufiler geçici aşkı da hoş görmüşler ve “mecaz, hakıykatin gölgesidir” demişlerdir, bu doğru…

Ancak bu “gölge”, asıl yola giden süreçte sadece küçücük bir aşamadan ibarettir.

Eee insan “dindar” değil de sadece işine geldiği biçimde “dinci” olunca, demek ki ancak bu kadar olabiliyor…



Bu yazı 994 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2008 Asabı bozuk bir adamın portresi…
    • 18 Eylül 2008 Basını bekleyen tehlike?
    • 11 Eylül 2008 Yetenek önemli tabii!
    • 8 Eylül 2008 Başbakan tarihi gerçekleri de göz önüne almalı
    • 2 Eylül 2008 Biri hepimizi gözetliyor…
    • 25 Ağustos 2008 Büyükşehirlerdeki aşiretler ve terör!
    • 16 Ağustos 2008 Kontrolsüz güç!
    • 7 Ağustos 2008 Alın size Ergenekon yazısı…
    • 28 Temmuz 2008 32 kısım tekmili birden…
    • 11 Temmuz 2008 Gündemi tatil sonrasında okumak (ya da okuyamamak…)
    • 23 Haziran 2008 Tatil düşleri…
    • 16 Haziran 2008 Önümüzdeki yerel ve genel seçimlerin sonucu zaten belli…
    • 11 Haziran 2008 Giderek DP’leşen AKP’yi kim kurtaracak?
    • 6 Haziran 2008 Ya istiklal ya…
    • 3 Haziran 2008 Peki, ya sonuç?
    • 27 Mayıs 2008 Aileden Sorumlu Devlet Bakanı nerede?
    • 19 Mayıs 2008 19 Mayıs’ta İngiltere Kraliçe’sinin ziyaretini değerlendirmek
    • 15 Mayıs 2008 Magandalardan lahmacun cinayeti…
    • 10 Mayıs 2008 “Dindar” değil “dinci” olunca…
    • 6 Mayıs 2008 Siyasi istikrar…

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,571 µs