En Sıcak Konular

Abdülhamit Bilici


Abdülhamit Bilici
0 0 0000

AK Parti mi kapatılıyor, Türkiye mi?



Türkiye'de işler yolunda gitseydi, Başbakan Erdoğan bugün Afrika turunun ortasında olacaktı. Çok önceden yapılan bu programa göre Erdoğan, 4-8 Mayıs tarihleri arasında 5 günlük bir Afrika seyahatine çıkmış olacak; Kamerun, Nijer ve Nijerya'yı ziyaret edecekti.
İşler yolunda gitseydi, Afrika'da bu yıl 10, önümüzdeki yıl ise 5 yeni büyükelçilik açılacaktı. İlk kez Afrika ve Arap ülkelerinin liderleriyle Türkiye'de zirve toplantıları düzenlenecekti.

Yine bu ay içinde, Başbakan Erdoğan'ın Brezilya, Arjantin ve Şili'yi kapsayan 10 günlük Güney Amerika gezisine çıkması planlanıyordu. Gezinin kesin tarihi netleşmemişti, ama bunun da mayıs ayında gerçekleşmesi bekleniyordu.

Cümleleri 'cek, cak' ve 'yordu' diye bitiyorum, çünkü artık bu geziler yapıl(a)mayacak. Geçtiğimiz cuma günü Başbakanlık'tan yapılan birkaç satırlık açıklama ile bu gezilerin sessiz sedasız iptal edildiği duyuruldu.

Türkiye'nin yeni açılım alanları olarak tespit edilen Güney Amerika ve Afrika ile ilişkileri geliştirme açısından büyük önem taşıyan bu ziyaretlerin iptal edilmek zorunda kalması, kapatma davasıyla normal seyrinden çıkan dahili siyasetin, harici siyasetimize nasıl darbe vurduğunun somut göstergesi.

Avrupa Birliği'nden Afrika'ya, İslam dünyasından Güney Amerika'ya yeni açılımların gündemde olduğu bir dönemde, içeride böyle bir belirsizliğin yaşanması gerçekten büyük talihsizlik. Suriye ile İsrail arasındaki barış çabasına katkıda bulunan, Filistin'de El Fetih ile Hamas arasında köprü kurmaya çalışan, Lübnan'da, Pakistan'da, Afganistan'da, Darfur'da üstleneceği iyi niyet misyonuna umutla bakılan Türkiye, kapatma davasıyla yeniden içe dönme tehlikesiyle karşı karşıya.

Zira ortaya çıkan yeni siyasi tablo karşısında liderlerin öncelikleri dış meselelerden iç politik meselelere kayacaktı. Daha 9 ay önce seçim yapılmış olmasına rağmen, erken seçim veya referandum gibi gündemler ortaya çıkacaktı. Kapatma durumunda ise büsbütün bir belirsizlik bulutu çökecekti ülkenin üzerine.

Hükümetin dış politikası üzerinde etkili olan bir isme, içerideki bu durumun dış politikayı ve dışarıdaki muhataplarının tavrını nasıl etkilediğini sorduğumda, şunları söyledi: "Dış politika performansı güvenilirlik, kredibilite ve istikrar gibi 3 kritere dayanır. Kapatma davası yüzünden henüz bir kredibilite sorunu yaşamadık. İsrail, Suriye ve Lübnan'daki temaslarda böyle bir hava algılamadık. Ancak bunun nedeni, olayın önemsiz olması değildi. Güvenin sürmesinde, benzer sorunların bir yıl önce de yaşanmış ve Türkiye'nin bunları aşmış olmasının etkisi büyüktü. Krizin yine bir şekilde aşılacağını düşünüyorlardı."

Peki bu durum ne kadar sürdürülebilirdi? Coğrafi konumu ve sahip olduğu değerler açısından Türkiye her zaman önemini koruyacaktı. Ama bu kriz, dünyada Türkiye'ye itibar kazandıran en önemli kartı tehlikeye atıyordu. Bu kart, Türkiye'nin yaşadığı demokratik değişim tecrübesiydi. Lübnan'da, Filistin'de, Pakistan'da krize gömülen taraflar için AK Parti tecrübesi bir kılavuz niteliğindeydi. Bu tecrübe bütün İslam dünyasında ve Batı'da heyecanla izleniyordu. Ancak düşman ülkeleri buluşturan Türkiye, kendi içinde kavgaya tutuşursa ne kadar inandırıcı olabilirdi?

Türkiye'nin dünyada oynadığı bu rolü anlayan isimler de kapatma davası konusunda aynı kaygıyı taşıyor. Mesela, Amerika'daki önemli düşünce kuruluşlarından Rand'ın kıdemli Ortadoğu uzmanı Stephen Larrabee, kapatma davasının Türkiye'yi içine kapatacağını ve bölgede oynadığı roller ortada kalacağı için bunun olumsuz sonuçlarını tüm dünyanın hissedeceğini söylüyordu. Larrabee, kapatma davasının Türk dış politikası üzerine, Watergate ve Monica skandallarının Amerikan dış siyasetine yaptığı gibi bir etki yapacağını düşünüyor ve muhtemel sıkıntıları şöyle sıralıyordu: AK Parti, kapatma davasıyla karşı karşıya kalırken, Kıbrıs'ta bir ilerleme sağlanması düşünülemez. Dava kapatmayla sonuçlanırsa, AB ile müzakereler askıya alınır, belki de süreç tamamen biter. Hem iç hem dış politika yönleri olan Kürt meselesi çözüm rotasından uzaklaşır; kontrolden çıkar. Türkiye'nin devre dışı kalması, İran krizinin kontrol altında tutulmasını zorlaştırır. Irak, Suriye, Lübnan, Filistin ve birçok bağlamda hayati roller oynayan Türkiye'nin içe kapanması, bütün bu sorunlara olumsuz etki yapar. Dünya, özellikle de Batı İslam'ın çağdaş değerlerle el ele yaşayabileceğini gösteren bir örnekten mahrum kalır.

Dünyanın gördüğü bu gerçeği, yargıçlarımız neden görmesin?

zaman



Bu yazı 1,026 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Ankara'nın Suriye'ye bakışı
    • 1 Eylül 2012 İran'a Mursi tokadı!
    • 14 Ağustos 2012 Suriye kimin meselesi?
    • 7 Ağustos 2012 Başbakan da 'terörist' oldu!
    • 28 Temmuz 2012 Yüksek riskli Suriye politikası
    • 24 Temmuz 2012 Suriye nereye gidiyor?
    • 14 Temmuz 2012 "Derin devlet"
    • 10 Temmuz 2012 Türkiye'nin kaybettiği üç lüks
    • 3 Temmuz 2012 Ortadoğu için hangi Türkiye?
    • 26 Mayıs 2012 Gül'ü kaçıran Google aracı!
    • 21 Nisan 2012 Neden Batı Çalışma Grubu?
    • 13 Mart 2012 Abant'ın 4 mesajı!
    • 4 Şubat 2012 Araplar bilmez, biz biliriz!
    • 24 Ocak 2012 Obama'yı vur, İsrail'i koru!
    • 14 Ocak 2012 Silivri boşalsın, Türkiye rahatlasın!
    • 24 Aralık 2011 Fransa'ya en iyi cevap
    • 29 Ekim 2011 Keşke Başbakan da okusa!
    • 27 Kasım 2010 Psikolojik harekâta dikkat!
    • 30 Haziran 2010 AK parti'yi kaybetmenin sifreleri!
    • 28 Kasım 2009 Davutoğlu Yeni Osmanlıcı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,845 µs