En Sıcak Konular

Uğur Dolgun



Uğur Dolgun
0 0 0000

Türk demokrasisini Bobbio üzerinden okumak!



İtalya’nın yetiştirdiği en büyük politik düşünürlerden olan Norberto Bobbio, liberalizm ile sosyalizmi sentezlemeye çalışan ünlü siyaset felsefisi yanında anayasa hukukçusu kimliğiyle de tanınır…
 
Ancak ne yazık ki, bizde öyle pek bilinen bir isim değil. Cambridge Polity Press gibi saygın bir yayınevi tarafından basılan demokrasi konulu eserlerinden hiçbiri dilimize çevrilmemiş…

Oysa, demokrasi hakkında ilginç ve tutarlı saptamaları var…

Özellikle, yeni elime geçen The Future of Democracy kitabındaki görüşler müthiş!

Ancak buradaki satırlar, demokrasiyi “jakoben anlayış üzerinden anlamlandırma” uğraşındakiler kadar, “amaca ulaşmada bir araç” olarak kabul edenlere de ters gelecek sayısız düşünceler içermekte…

***

Örneğin…

Demokrasi, politikacıların niyetlerine göre eğilip bükülebilecek ve anlamlandırılabilecek bir kavram değildir.
(Nerden çıkardınız Tayip Erdoğan’ı kastettiğimi canım, öküz altında buzağı aramayın…)

Demokrasi, şiddet kullanımı söz konusu olmadan ve tüm tarafların en üst seviyede katılımlarına imkan tanıyacak şekilde ortak bir karara varma yöntemidir.
(Hayır hayır, Kamer Genç adlı siyasi şovmeni linç etmeye çalışan AKP milletvekillerinden de bahsetmiyorum. Paranoyanın gereği yok!)

***

Ama, özellikle aşağıdaki görüşe bayıldım:

Demokrasi, yönetenlerin bitmek bilmeyen aptallıklarını ve cahilliklerini kontrol etmek için icat edilmiş en iyi sistemdir.
(Lütfen bundan da anlam çıkartma çabasına girmeyin; yoksa isim isim saymam gerekirse, bırakın bu sütunu site yetmez.)

Demokrasi, yönetilenlere sorgulama hakkı veren ve gerektiğinde yönetenleri değiştirerek devre dışı bırakan bir sistemdir.
(Evet, yönetenleri sorgulamak ve eleştirmek hoş bir fantezi olsa gerek. Ama bunu bizim ülkemizde yapmaya çalışınca “ananı da al git” gibi veciz öğütlerle(!) karşılaştığımız için hiç gerek yok…)

***

Bobbio, demokrasinin varlık şartlarını şöyle belirtiyor:

İlk olarak, yetişkinler için genel ve eşit oy hakkı.

İkinci olarak, düşünce özgürlüğü ve serbestçe örgütlenme hakkı tanıyan sivil haklar.

Üçüncü olarak, çoğunluk -veya temsilcileri- tarafından alınan kararların gerektiği gibi uygulanabilmesi.

Dördüncü olarak da, çoğunluğun kötüye kullanma olasılığına karşı azınlıktakilerin haklarının korunması.

(Farkındayım…
Birinci maddeyi okuyunca, “dağdaki çoban” başta olmak üzere tüm “ayak takımı”;
İkinci maddede, PKK ile onların sözcülüğünü yapan DTP’ler;
Üçüncü maddede, AKP’li seçkinler ile yönetici grup;
Ve son madde de, şu aralar “çılgın Türkler”in vitrindeki sözcülüğünü yapmakta olan CHP’liler altın bulmuş gibi sevindiler.)

***

Bu arada Bobbio, İtalyan sol hareketini de demokrasinin değerini bilmediği için sık sık ve acımasız şekilde eleştirmektedir. Ona göre, sadece demokrasi aşıkları “gerçek solcu” olarak kabul edilebilirler. Solcu olmak, demokrasiye giden yolları açmaya çalışmaktır.
(Gerçi hatırlatmaya lüzum yok ama yine de söyleyeyim. Bu eleştiriyi CHP’lilerin üzerine alınması gerekmiyor, dikkat ederseniz “gerçek solcu” ifadesi bulunmakta “statüko yanlıları” değil…)

***

Son Olarak, şu satırları da vermeden yazıyı bitirmeyeyim:

Demokrasi, bireylerin her şeyden önce “vatandaş” olarak kabul edildiği politik güç alanından; erkek-kadın, öğretmen-öğrenci veya işveren-işçi gibi tanımlamalarla kabul gördükleri sivil alana doğru genişletilmelidir.
(Bakın burada sözüm doğrudan Aysun Kayacı adlı manken-filozofa.)



Bu yazı 1,499 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2008 Asabı bozuk bir adamın portresi…
    • 18 Eylül 2008 Basını bekleyen tehlike?
    • 11 Eylül 2008 Yetenek önemli tabii!
    • 8 Eylül 2008 Başbakan tarihi gerçekleri de göz önüne almalı
    • 2 Eylül 2008 Biri hepimizi gözetliyor…
    • 25 Ağustos 2008 Büyükşehirlerdeki aşiretler ve terör!
    • 16 Ağustos 2008 Kontrolsüz güç!
    • 7 Ağustos 2008 Alın size Ergenekon yazısı…
    • 28 Temmuz 2008 32 kısım tekmili birden…
    • 11 Temmuz 2008 Gündemi tatil sonrasında okumak (ya da okuyamamak…)
    • 23 Haziran 2008 Tatil düşleri…
    • 16 Haziran 2008 Önümüzdeki yerel ve genel seçimlerin sonucu zaten belli…
    • 11 Haziran 2008 Giderek DP’leşen AKP’yi kim kurtaracak?
    • 6 Haziran 2008 Ya istiklal ya…
    • 3 Haziran 2008 Peki, ya sonuç?
    • 27 Mayıs 2008 Aileden Sorumlu Devlet Bakanı nerede?
    • 19 Mayıs 2008 19 Mayıs’ta İngiltere Kraliçe’sinin ziyaretini değerlendirmek
    • 15 Mayıs 2008 Magandalardan lahmacun cinayeti…
    • 10 Mayıs 2008 “Dindar” değil “dinci” olunca…
    • 6 Mayıs 2008 Siyasi istikrar…

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,949 µs