En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Bunların hepsi boş!



RAHŞAN Ecevit boşuna dolaşıyor! Demirel boşuna teşvik ediyor! Mesut Yılmaz boşuna "yüzde elli merkez" partisinden bahsediyor!

Ne "ittifak" olacaktır, ne de "birleşme"; olsa da hiçbir işe yaramayacaktır! 'Siyaset sosyolojisi' diye bir bilim varsa, bir "laboratuvar deneyi" gibi CHP ile SHP'nin birleşmesini hatırlayalım:

1994 mahalli seçimlerinde yüzde 4 oy almış Baykal'ın CHP'si ile, yüzde 15 oy almış Karayalçın'ın SHP'si Şubat 1995'te birleşiyor! "Atatürk'ün partisi" diye, birleşme CHP çatısı altında oluyor; saygın bir isim olan Hikmet Çetin genel başkan... Ama bir süre sonra genel başkanlığı Baykal alacaktır. Baykal Çiller'le koalisyonu bozuyor, 24 Aralık 1995'te seçime gidiliyor.

Baykal çok umutludur:

- Gürül gürül geleceğiz!

Öyle ya, birleşen iki partinin aritmetik oy toplamı yüzde 19, biraz da sinerji, hava falan...

Ama CHP ancak yüzde 10.7 oy alabiliyor!

CHP 1999 seçimlerinde barajın da altına düşüyor!

Neyin birleşmesi?! Neyin ittifakı?!



Başka tecrübeler

CHP gerilerken Ecevit'in DSP'si 1999 seçimlerinde yüzde 22 oyla birinci oluyor. Hastalığı sebebiyle Ecevit'in artık siyaseti yürütemeyeceği anlaşılınca, 2002 seçimlerinde DSP'nin oyu yüzde 1'e düşüyor? Peki, DSP'nin yüzde 21'i nereye gidiyor?! CHP'ye gitseydi CHP'nin oylarının yüzde 30 olması lazımdı! Halbuki CHP 2002 seçimlerinde yüzde 19 oy aldı!

Demek ki Ecevit'in oylarının yarısı CHP'ye gitmişse, öteki yarısı sağ partilere gitmiş!

Neyin birleşmesi?! Neyin ittifakı?

Mesut Yılmaz'la Tansu Çiller de "merkez sağ" diye illa ANAP ve DYP'ye tapulu yüzde 40'lık bir oy kitlesi olduğunu zannederek bu oyları birbirinden koparıp almak için kavga ettiler, birbirlerini bitirdiler!

Siyasette "tapulu arazi" fikri feodal, ataerkil bir yanılgıdır. Kimsenin cebinde istediği yere tescil edeceği tapulu oylar yoktur! Onun için, Ankara'da "ittifak, birleşme" gibi laflarla kaynatılan kazanların içi boştur!

Hele, "sağı solu cumhuriyet etrafında birleştirme" şeklindeki 'derin' laflar sadece boş değil, aynı zamanda proje olarak da yanlıştır; çünkü sağlıklı demokrasiler merkez sağ ve merkez sol diye iki ayağa dayanır.

Sekiz yıl önce

27 Haziran 1997 günlü Milliyet'te şöyle yazmışım:

"Maurice Duverger, sürekli olarak sağın bir parçasıyla solun bir parçasının koalisyon yaptığı sistemlerde sağın da solun da renksizleşeceğini ve ülkenin "ortacılığın bataklığına", 'programsızlığa' sürükleneceğini anlatır ve buna "partiler anarşisi" adını verir. Türkiye, yıllardan beri ne sağın ne solun "reform"larını uygulayabiliyor.

Sağın da solun da parçalandığı Türkiye, bir de böyle koalisyonlarla sağı da solu da renksizleştirerek "ortacılığın bataklığına" saplanmıştır!

Fransa'da "partiler anarşisi" yıllarında Duverger'nin Paris için çizdiği tablo, epeydir Ankara'ya taşınmıştır:

'Kombinezonlar, entrikalar, türlü oyunlar, arkası bir türlü gelmeyen seçim yenilemeleri... bütün bunlar ortacılığın oyunlarıdır.' (Halksız Demokrasi, sf. 280) "

Türkiye 1990'lı yılları böyle kaybetti! Artık yeter!

Evet Türkiye'de bir siyasi yapılanma sorunu var. Ama bunun çözümü, sağı ve solu kişiliksiz piyonlara dönüştürmek değil, mevcut sağa karşı, solda "gerçekten sosyal demokrat" bir alternatif yaratabilmektir!

Bu yazı 107 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,574 µs