En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

Ergenekon'un dava açısından önemi



Geçen gün AKP'yi kapatma amacıyla hazırlanan iddianamenin tek iyi yanından söz etmiştim. Bazı okurlarımız, " Demokrasinin ipine sarılmak AKP'yi kurtarır mı " diye sordular.
Haklı bir soru. Elbette yeterli olmaz.
Çünkü siyasi bir davada, hukuki savunma hiçbir zaman kafi gelmez.
Düşünün:
Tek tek hiçbiri suç olmayan söz ve eylemlerinizi alt alta dizerek sizi suçlayan bir zihniyet var karşınızda. Buna karşı ne diyeceksiniz ki!
Ayrıca dünya tarihi de bize bunu gösteriyor: Birileri, başka birilerinin çanına ot tıkamak istiyorsa, bunu hukuku kullanarak yapıyor.

Mesela Stalin'in muhaliflerini ortadan kaldırmak üzere düzenlediği 1936-1938 arasındaki Moskova Duruşmaları ... Bu duruşmalar tam bir tiyatroydu. Stalin'in muhalifleri gülünç duruma düşürülerek idama gönderildi.
1926'da İzmir'deki Atatürk'e suikast girişiminden sonra kurulan mahkemeler de siyasidir. Olayla hiçbir alakası olmayan muhaliflere (ki birçoğu Kurtuluş Savaşı kahramanıdır) hadleri bildirilmiştir.
Demek istediğim şu: Hukuki davalara elbette hukuki açıdan yaklaşılır ama hukuk postuna bürünmüş siyasi davalara, siyasi karşılık da vermek gerekir.

Bu açıdan bakıldığında iki hamle gerekiyor:
Birincisi... Anayasa'yı ve yasaları değiştirerek kapamayı imkânsız hale getirmek. Bu değişikliklerin MHP ile birlikte yapılması gündemde. Bazıları ise yeni Anayasa'yı referanduma götürmenin daha doğru olduğunu düşünmekte. Hangi yollar tercih edilirse edilsin neticede siyasi bir ittifakla gelen hukuksal değişiklik söz konusu.
İkincisi... Siyasi davaların bir görünen yüzü vardır... Bir de güç aldığı, destek gördüğü kesimler. İşte bu desteği kesmek için Ergenekon operasyonlarına devam etmek gerekiyor. Önümüzdeki günlerde çok daha çarpıcı isimler sorguya çekilebilir.
"Nasıl bir destek" derseniz... Mesela geçen yıl düzenlenen Cumhuriyet mitinglerine yüz binlerce insan samimi duygularla katıldı. AKP'ye karşıydılar, bu partinin Cumhurbaşkanını seçmesini ve tekrar hükümete gelmesini engellemek istiyorlardı. Böyle bir tavır almaya yerden göğe kadar (demokratik) hakları vardı.
Ancak Cumhuriyet mitinglerinin perde arkasında Ergenekoncuların olduğu bilirseniz, iş değişiyor. 14 Nisandaki ( 2007 ) Tandoğan mitinginden önce boşuna " Yapmayın, etmeyin; darbecilerin ardından yürümeyin " demedik!
Hatırlayın: " Ne şeriat, ne darbe " dediği için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan'ı, İzmir'deki mitingde konuşturmamışlardı.
Çünkü perde arkasındakiler zaten darbe ortamı hazırlamak için bu mitingleri organize etmişlerdi.

Geçen yılı hatırladık da aklıma geldi: Ergenekon operasyonu bağlamında gözaltına alınan Cumhuriyet gazetesi yazarı İlhan Selçuk, sık sık 10'uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile görüşürdü.
Öncelikli konuları, 11'inci Cumhurbaşkanını AKP'nin belirlemesini engellemek ve bir seçim ittifakı oluşturmaktı.
Cumhuriyet gazetesi Sezer'i, Atatürk ve İnönü'den sonra " 3'üncü Adam " ilan etmişti. ' Kızıl Elma Koalisyonu' bağlamında MHP göklere çıkarılıyordu.
Cumhurbaşkanı Sezer ise miting tasarımcılarının cirit attığı Atatürkçü Düşünce Derneği'ne 225.000 YTL veriyordu.
İlişkilere bakar mısınız!
MHP'nin kendinden bekleneni yapmaması birçok nedene bağlanabilir. Bunlardan biri de, işin içinde Ergenekon takımının olduğunu görmeleriydi elbette.
Hani " Duyunca şok oldum " diyenler var ya... Yeni şoklara hazır olsunlar.

sabah

 



Bu yazı 1,128 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,270 µs