En Sıcak Konular

Uğur Dolgun



Uğur Dolgun
0 0 0000

Kadın, illa türbanlı ya da çağdaş mı olmalı?



Şu özel günlere bir türlü alışamadım gitti…
Bir ömre yayılması gereken sevgiyi ve paylaşımı, bir güne ne kadar sığdırabilirsin ki?
Sanırım Marksist kesimle tek ortak noktam da, bu tür günleri “kapitalizmin tuzağı” olarak kabul eden ortak bir paydaya sahip olmamdan ibaret…
Bundan dolayı, mümkün olduğunca bu tür yazılardan kaçmaya çalışmışımdır.
Hem yazsan, orijinal ne koyacaksın ortaya?
Açın önceki yılların Dünya Kadınlar Günü ile ilgili arşivlerini, sürekli olarak Nazım’ın “Anamız, avradımız, yarimiz, soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen” dizelerinin tekrarıyla karşılaşır durursunuz…
Ancak bu yıl, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde konu bolluğu var…

***

Sivri dili ve boyunu aşan icraatlarıyla hükümet erkanının sık sık başına bela olan ve en nihayetinde de önceki gün devre dışı bırakılan AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesi Cüneyd Zapsu, giderayak bombayı patlatmış: “Türbanını çıkar demek, donunu çıkar demektir”
Öte yandan Başbakan da, “en az üç çocuk doğurun” tavsiyesi ile Milli Görüş geleneğinin o bildik sloganını yeniden gündeme taşıdı.
Ne de olsa, türban eşittir namus ve kadının yegâne misyonu da annelik…
Dünya Kadınlar Günü’nde, kadını böylesine aşağılayarak anmak oldukça garip…

***

Öte yandan, laikçi kesimin de kadına bakışı çok farklı değil…
Bunlar için de kadın, son tahlilde çağdaşlığın başlıca göstergesi haline gelmiş bulunuyor.
İlla, “aydın” ve “meslek sahibi” olacak.
Meslek dediysek, “beyaz yakalı işler” olarak kabul ettiğimiz alanlar. Ya da, en azından eli kalem tutan memure…
Zaten tarife de fazla gerek yok…
Türbanlılar üniversite kapılarından içeri sokulmadığı ve geleneksel yapıdaki Türk kadını da -hem İslamcı hem laik kesim için- sınıflama dışı kaldığı için, ellerinde sadece geleceğin Türkan Şaylan’ları ve Necla Arat’ları kalıyor…

***

Olansa, bu toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan geleneksel Türk kadınına oluyor…
Ne İslamcılara yaranabilmekteler ne de laikçilere!
İslamcı kesimdeki bazı grupların, bunları kendi davalarına çelme olarak gördükleri bilinmekte. Ne de olsa, türban söz konusu olduğunda önlerine çıkarılan söylem ve felsefe, bu kesimin o bildik baş örtme biçimi. Böyle olunca da, karşı grubun eline ciddi bir malzeme vermiş oluyorlar…
Laikçi kesim ise, zaten bunları hiç ciddiye almadı. Hatta temel sorunsal, “yıllardır uslu uslu evlerinde oturup duruyorlardı, şimdi çocuklarının/ torunlarının türban takıp üniversite okuma sevdası da nereden çıktı” şeklinde formüle edilebilir. Kadın dediğin, sadece ve sadece “aydınlanmanın kızları”ndan ibaret!
O zaman, herkesin Dünya Kadınlar Günü kendine…

***

Bu arada…
Her iki kesimden de hiç kimse çıkıp, kadın girişimciliğini geliştirme konusunda alt yapısı oluşturulmuş sağlam ve planlı bir projeyi kamuoyuna sunabilmiş değil.
Hadi geleneksel kesimin tüm gününü evinde geçiren Ayşe ve Fatma hanımlarını bir yana bırakalım…
Ama en azından, hükümetlerin istihdam sorunu çözmede başarısız olageldiği ve ekonomik krizin de tüm sinyallerini verdiği bir ülkede, bari kadın girişimcileri göz ardı etmesek diyorum!
Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun!
Hem de ayırım yapmadan hepinizin…



Bu yazı 1,818 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2008 Asabı bozuk bir adamın portresi…
    • 18 Eylül 2008 Basını bekleyen tehlike?
    • 11 Eylül 2008 Yetenek önemli tabii!
    • 8 Eylül 2008 Başbakan tarihi gerçekleri de göz önüne almalı
    • 2 Eylül 2008 Biri hepimizi gözetliyor…
    • 25 Ağustos 2008 Büyükşehirlerdeki aşiretler ve terör!
    • 16 Ağustos 2008 Kontrolsüz güç!
    • 7 Ağustos 2008 Alın size Ergenekon yazısı…
    • 28 Temmuz 2008 32 kısım tekmili birden…
    • 11 Temmuz 2008 Gündemi tatil sonrasında okumak (ya da okuyamamak…)
    • 23 Haziran 2008 Tatil düşleri…
    • 16 Haziran 2008 Önümüzdeki yerel ve genel seçimlerin sonucu zaten belli…
    • 11 Haziran 2008 Giderek DP’leşen AKP’yi kim kurtaracak?
    • 6 Haziran 2008 Ya istiklal ya…
    • 3 Haziran 2008 Peki, ya sonuç?
    • 27 Mayıs 2008 Aileden Sorumlu Devlet Bakanı nerede?
    • 19 Mayıs 2008 19 Mayıs’ta İngiltere Kraliçe’sinin ziyaretini değerlendirmek
    • 15 Mayıs 2008 Magandalardan lahmacun cinayeti…
    • 10 Mayıs 2008 “Dindar” değil “dinci” olunca…
    • 6 Mayıs 2008 Siyasi istikrar…

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,354 µs