En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Hukukun siyasetle sınavı



DANIŞTAY Başsavcısı Sayın Tansel Çölaşan, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, bugünkü Türkiye’de artık CHP’nin bile sahiplenemeyeceği marjinal siyasi görüşleri savunuyor...
27 Mayıs darbesini ‘devrim’ diye övüyor. Neyse, övsün, diyelim.
Daha vahimi, Menderes ve arkadaşlarının idam edilmesini savunuyor:
“Kimse idam cezası istemez ama o dönemde bunlar idam edildiğinde toplumsal bir coşku vardı. 27 Mayıs’ı burada ihtilal olarak görmek hata olur. 27 Mayıs aslında bir devrimdir...”
Sayın Prof. Aysel Ekşi de, o dönemde genç bir kızken idamlara sevindiğini ama yurtdışına gidip de siyasi idamların nasıl utanç verici olduğunu görünce, Menderes ve arkadaşlarını idam etmenin nasıl hata olduğunu fark ettiğini anlatır.
Danıştay Başsavcısı ise “o dönem”de idamlara sevinenler olduğunu söylemekle yetinmiyor, Prof. Ekşi gibi eleştirmiyor da, aksine, savunuyor:
“İdam edilen Menderes hükümeti üyeleri çocuk ve bebek davalarından değil, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete ihanetten yargılanmalıydılar!”

Hatalar zinciri
Başsavcı’nın konuşması hukuk ve tarih hatalarıyla dolu. Evvela, ceza mevzuatımızda “Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete ihanet” diye bir suç tanımı yoktur; ceza hukuku böyle genel tanımlamalar yapamaz.
İkincisi, ceza hukukunda ancak “Anayasa’yı ihlal” suçundan bahsedilebilir. Sayın Danıştay Başsavcısı’nın bunu bilmesi, hukuki terimlerle konuşması lazımdır.
Üçüncüsü, Menderes ve arkadaşları zaten “Anayasa’yı ihlal” suçundan yargılanmış ve bu suçlamayla idam edilmişler ve ağır hapis cezalarına çarptırılmışlardı!
Dördüncüsü, Sayın Çölaşan, 27 Mayıs’ta toplumun orduya görev verdiğini söylüyor! Bunu bir politikacı, bir gazeteci söyleyebilir ama hukuk adına kamu erkini kullanan bir görevli, “toplumun orduya görev vermesi” gibi hiçbir hukuki ölçüsü olmayan, tamamen keyfi bir terimi kullanamaz.
Sayın Çölaşan 1950’den sonra eğitimin durma noktasına geldiğini falan da söylüyor! Bu kadar büyük laflar etmeden önce biraz eğitim istatistiklerine bakması gerekmez miydi?! Menderes’i gerici gösteren sözleri de yoğun politik tartışma konusudur. “Tarafsız” bir başsavcı bu kadar politize olmamalı, siyasi görüşlerini emeklilik dönemine saklamalıydı.

Tarafsız yargı?
Kaldı ki, hukuk adına kamu erkini kullanan bir başsavcı siyaseten böylesine kin duyacak kadar “taraf” olsa bile, öncelikle hukuku, hukukun evrensel değerlerini savunmalıdır: Doğal hâkim gibi, geçmişe yürüyen ceza yasaları çıkarılamayacağı gibi hukukun evrensel ilkeleri...
Bu noktada Sayın Başsavcı’ya, emekli Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya’nın, Menderes’i yargılayan mahkemenin hukuki niteliğine ilişkin sözlerini hatırlatmak isterim:
“Güdümlü bir mahkeme. Yargılama değil, mahkûm etmeye yönelik bir senaryoydu. Dünya tarihinde görülmemiş bir yargılama yapıldı. Yargı büyük yara aldı.” (Basın, 4 Nisan 2006)
Çetinkaya, sözlerinin devamında, Deniz Gezmiş’in yargılanmasını değil idamını eleştiriyor haklı olarak; darbelerin hukuku nasıl ezdiğini anlatıyor. Hukukçu hukuku savunarak konuşmalıdır böyle.
Bir başsavcı Yassıada’daki “olağanüstü mahkeme”yi savunabilir mi? “Tarafsız” olduğunu, “adil yargılama” yapıldığını söyleyebilir mi?!
Yargı mensupları politize olmaktan sakınmalıdır!

milliyet



Bu yazı 322 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,806 µs