En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

''Hainlerden daha fazla zarar veren muhalefet''



Genelkurmay'ın önceki gün yayımladığı bildiride "Bu saldırılar TSK'nın terörle mücadele azmine, hainlerden daha fazla zarar vermektedir." cümlesi yer alıyor.
"Saldırı" kelimesi ile CHP ve MHP liderlerinin askerî harekâtın özellikle sona eriş şekline yönelttikleri eleştiriler kastediliyor. Kısaca Bahçeli ve Baykal hedef alınıyor. Bu sert sözlere CHP dün, aynı sertlikte bir cevap verdi ve Genelkurmay Başkanı'na "konuşma" dedi. "TSK'yı tartışmaların dışında tutmak sadece siyasîlerin görevi değildir." sözünün anlamı açık. "Hakaret haksızlığın karinesidir" sözünde, Genelkurmay'ın savunduğu şeylerin doğru olmadığı ısrarı da var.

Genelkurmay Başkanı ile muhalefet liderleri arasında kıran kırana süren polemiğin bir arka planı var. "Sınır ötesi operasyon" ve bunun vazgeçilmez unsuru kabul edilen "kara harekâtı", Türkiye'nin gündemine geçen sene 12 Nisan'da, Genelkurmay Başkanı'nın yaptığı bir konuşma ile girdi. Yaklaşık bir yıl, bu harekât ekseninde sert tartışmalar ve kutuplaşmalar yaşandı. Bu arada terör can almaya devam etti. "Kara harekâtı" terörün karamsarlık yaratan eylemleri karşısında bir "sihirli çözüm" mertebesine yükseldi. Mutasavver bu harekâta derin anlamlar yüklendi. "Sınır ötesi operasyon" ekseninde yürüyen siyasî tartışmalar kamuoyunun psikolojisinde büyük beklentilere yol açtı.

Kamuoyunun beklentileri ile operasyonun çapı ve süresi arasında büyük bir uçurum ortaya çıktı. Gerçekçi bakılırsa, yanlışlık kamuoyunun beklentilerinde. ABD'nin "anlık istihbarat" desteğini ve operasyon için onayını almak başta olmak üzere, bölge güçlerinin hizaya çekilmesi en az harekâtın askerî cephesi kadar önemli. Harekât, diplomatik planlaması, bölge güçleri ile kurulan dengeler ve askerî performans açısından konulan hedeflere ulaştı. En önemlisi "caydırıcılık" sağlandı; ama bu işe büyük emek harcayan muhalefeti "kesmedi". Hatırlayalım, 22 Temmuz seçimlerinin en önemli malzemelerinden biri bu gündem idi. Aylardır hükümeti, "harekâta engel olduğu için" topa tutan muhalefet, herhalde çok ileri sonuçlar bekliyordu. Genelkurmay ile muhalefet partileri arasındaki polemiğin sebebi işte bu beklentilerle askerî gerçekler arasındaki büyük uçurum.

İlk defa cumhuriyetin temel değerleri, laiklik, irtica veya bölücülük değil, doğrudan askerî bir konu sivil siyasetçilerle askerler arasında, hem de sert bir şekilde tartışılıyor. Üstelik polemik sivil siyasetin muhalefet kanadıyla sürüyor.

Bu polemikte yanlış giden bir şeyler var. "İçeride parça kaldı" gibi CHP liderinin vahşet kokan benzetmesine, "görevi sen mi verdin?" gibi, devlet terbiyesi ve nezaketini aşan bir cevap Genelkurmay Başkanı'ndan gelmemeliydi. Daha ötesi, muhalefet partileri "hainlerden daha zararlı" ilan edilmemeliydi. Öncelikle, bu sert polemiği, hükümeti ve AK Parti'yi rahatlatan bir vesile olarak görenlerin yanıldıklarını belirtmeliyim. Başbakan'ın "muhatabınız benim" diye kendisini ortaya atması yerinde ve ciddi bir tavır.

CHP liderinin hayal kırıklığı askerî gerçeklerle örtüşmüyor. Baykal'ın girdiği polemiğin kendisi, arzu ettiği askerî başarıyı gölgeliyor; harekâtın terör karşısında sağladığı psikolojik üstünlüğü yok ediyor. MHP liderinin bazı itirazlarının -Kuzey Irak'taki Özel Kuvvetler'in Barzani tarafından etkisiz hale getirilmesi gibi- çok özel bilgilere dayandığı, bir mesnedinin bulunduğu anlaşılıyor. Ama Genelkurmay'ın bilgilendirmelerinde geçen teknik askerî terimleri "PKK'ya imaj ve prestij kazandırmak" şeklinde yorumlamak, bugüne kadar PKK'nın bile aklına gelmeyen bir gerçeküstü yoruma dayanıyor. Genelkurmay Başkanı'nın "öküzün boynuzlarına hasmı oturtmak" benzetmesi, operasyonun taktik ve stratejik icaplarını basitleştirerek açıklıyor. Yine de bu sözlerin sakin ve soğukkanlı ilave açıklamalarla sürmesi, muhalefetin hainlerle mukayesesine girilmemesi lâzım.

Madalyonun bir yüzünde diplomatik ve siyasî hazırlığı mükemmel, askerî cephesi zamanlama ve etki açısından son derece başarılı bir askerî harekât duruyor. Diğer yüzünde ise devlet ciddiyeti ve demokratik siyasî olgunlukla bağdaşmayan ve yanılsamalar üzerine inşa edilmiş bir polemik sürüyor.

 
zaman



Bu yazı 1,137 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,915 µs