En Sıcak Konular

İsmail Küçükkaya


İsmail Küçükkaya
0 0 0000

Kara harekâtının hedefi...



Son zamanlarda Washington’dan Ankara’ya olağanın çok ötesinde ziyaret trafiği gerçekleşmeye başlamıştı. Hem askeri hem de sivil kanallar arasında yoğun bir mekik diplomasisi yaşanıyordu. 5 Kasım’daki Başbakan Erdoğan-Başkan Bush görüşmesinden sonra üst düzey askeri yetkililerimiz de ABD Başkenti’ne sık gidip, uzun kalmışlardı.

Olup bitenlere ağırlıklı olarak “bahar aylarında bir kara harekâtı düzenlenecek” yorumu getiriliyordu. Ama bir yıl boyunca o çok duyduğumuz “davulla zurnayla operasyon yapılmaz” cümlesini hatırlatırcasına “hiç beklenmedik bir zamanda” operasyon düğmesine basıldı. Askeri harekât “baskın niteliğinde” ve hiç kuşkusuz muhataplarını korkutacak bir mahiyette uygulamaya konuldu.

Çok önemli ve sonuçları itibarıyla tarihi bir karardır. Bir taraftan bölücü terör örgütü PKK’ya çok daha ağır bir darbe indireceği kesin olan operasyon aynı zamanda bölge dengelerini etkileyecek boyutta gözüküyor. ABD’nin ve AB’nin Türkiye’yi anlayan ve operasyona karşı çıkmayan açıklamaları ilk başta anlaşılandan çok daha öte anlamda ve önemdedir.

Kosova’da ABD bayraklarıyla bağımsızlık kutlaması yapıldığı günlere denk gelen bu görüntü Ortadoğu bakımından hayli manidardır.

Ankara, “askeriyle siviliyle” sınır ötesi operasyonu gerçekten diplomasi boyutuna en büyük önceliği vererek başarıyla yürütüyor. Hava operasyonları böyle başladı, kara harekâtı da aynı minvalde seyrediyor. Yalnızca Washington ve Brüksel değil, Talabani’nin Ankara’ya davet edilmesi de “askeri seçeneğe diplomatik mekanizmaların eşlik etmesi” açısından iyi bir hamledir. Dünyaya verilen mesaj açıktır: “Bizim derdimiz bölücü terörle. Sivillere zarar vermeyeceğiz. Başka bir hesabımız yoktur.”

Kürt devleti hayali kuranlara mesaj

Verdiğimiz mesaj budur ve yerindedir. Ancak ben, hiç amaçlamasak bile bir süredir devam eden yeni yaklaşımımızın, “ulusal çıkarlarımızı ileride tehdit edecek bağımsız bir devlet kurulması” gibi riskleri bertaraf etmeye de yarayacağı kanaatindeyim.

Türkiye için “bir numaralı dış tehdit olan, Irak’ın toprak bütünlüğünün bozulması, burnumuzun dibinde bir Kürt devleti kurulması ve Irak’ın doğal kaynaklarının sadece bir etnik azınlığa verilmesi” gerçeğine karşı etkili bir önlem alındığı kanaatindeyim. Yeni eylem planı içinde konunun uluslararası boyutunun da ihmal edilmemiş olduğunu anlıyoruz.

Hava operasyonlarındaki başarısıyla uluslararası alanda da “o tarihi caydırıcılığını” bu kez üstün teknolojiyi fevkalade kullanarak bir kez daha kanıtlayan Türk Silahlı Kuvvetleri, “en zor doğa koşullarında” bu kara harekatına başlayarak gücünü ortaya koyuyor.

Son günlerde Kuzey Irak’tan Türkiye’ye yönelik küstahça açıklamalar geliyordu. Hava harekâtını eleştirirken Türkiye’ye yönelik hakaret cümleleri sarf ediyorlardı. Ayrıca terör örgütüne çeşitli boyutlarda desteklerini sürdürdükleri güvenlik kuvvetlerimiz tarafından tespit ediliyordu.

“Tarih bilincinden yoksun”, coğrafya-siyaset-sosyoloji bağlantısını kurmaktan aciz kimileri de Kosova-Kuzey Irak benzetmeleri yapıyorlardı. Kara harekâtı ile bölücü teröre karşı çok ağır bir darbe indirilirken, hepsinden önemlisi psikolojik bakımdan teröre ve destekçilerine çöküş, umutsuzluk duygusu yaşatılıyor. Bütün bunlar yapılırken dış destek en üst seviyede sağlanmış durumda.

Terörle mücadelede yalnızca hava harekâtı -ne denli başarılı olursa olsun- yetersiz kalırdı. Kara harekâtı bu eksiği tamamlayacaktır. Ülkemizin geleceği bakımından terörle mücadelede yepyeni bir aşamadayız. Tarihi günler yaşanıyor.



Bu yazı 1,073 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Haziran 2012 ABD denklemin neresinde?
    • 27 Nisan 2012 Siyaset neden dine tutuldu?
    • 11 Nisan 2012 İşte baş döndüren Suriye diplomasisi
    • 1 Nisan 2012 Türk futbolunu kurtarma paketi
    • 5 Mart 2012 İşte önümüzdeki 6 ayın yol haritası: Başbakan'ın 'tek devlet' stratejisi
    • 13 Şubat 2012 Oslo üzerinden MİT krizi analizi...
    • 6 Şubat 2012 Kimlerin uzun tutukluluğu bitiyor?
    • 21 Kasım 2011 Türkiye bölünür mü büyür mü?
    • 23 Mayıs 2011 MHP neden hedef tahtasında?
    • 18 Nisan 2011 'Doğu Çözümü'
    • 11 Nisan 2011 Başbakan'ın liste stratejisi
    • 17 Mart 2011 Başbakan'dan 'askerle diyalog' yorumu: 'Çok yakın çalışıyoruz'
    • 28 Şubat 2011 Erbakan'dan sonra Türk siyaseti
    • 21 Şubat 2011 Seçimin sürprizi ne olabilir?
    • 4 Şubat 2011 Başbakan Erdoğan'ın planı
    • 5 Ocak 2011 2011'de nasıl bir MHP?
    • 22 Kasım 2010 CHP ile MHP arasını açmalı
    • 13 Ekim 2010 Sarı Lacivert'in Doğu açılımı
    • 16 Ağustos 2010 Şehitlerimiz ve referandum...
    • 13 Mayıs 2010 Operasyona açık siyaset

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,993 µs