En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Halk kimin düşmanıdır?



İsmet Paşa, ‘Halk bizim düşmanımızdır’ dermiş. Ben görmedim, okumadım ama böyle bir laftan, dolayısıyla ‘laf’ın İsmet Paşa’ya atfedildiğinden haberdarım.

Paşa ‘biz’ derken neyi kastediyordu?

Muhtemelen, ‘halka rağmen’ci yönetici ve elit sınıfı...

Şimdi ‘devrimler’ ve ‘reformlar’ bahsine girmeyelim... ‘Değişim yukarıdan aşağıya mı olmalı, aşağıdan yukarıya mı?’ konularını hiç kurcalamayalım.

Uzun ve sıkıcı bir iş...

Emre Kongar ‘devrimler’ ve ‘reformlar’ konusunda ne düşünüyorsa, siz tersinin ‘doğru’ olduğunu düşünün ve gidin yatın...

Kaldı ki, devrim adı verilen ‘değiştirme ameliyesi’, biraz da metazori yapılan bir şeydir...

Ne birazı, basbayağı metazoridir.

Halka ‘Sizi değiştiriyoruz, hayatınıza yeni standartlar getiriyoruz. Ne düşünüyorsunuz?’ diye sormazlar.

Değiştirirler...

Halk, bünyeye ve kendi rasyonalitesine uygun bulmuyorsa, ‘mış gibi’ yaparak durumu idare etmeye çalışır ve eline geçen ilk fırsatta da işbu değiştirme ameliyesinin altını boşaltır.

Halk böyle bir şeydir.

Başıboş bırakmaya gelmez.

Başıboş bıraktığın an, ya davulcuya varır, ya zurnacıya...

Nitekim halk ‘demokrasi’ icabı başıboş bırakılmıştır ve geçmişte ‘Serbest Cumhuriyet Fırkası’ ve ‘Demokrat Parti’ye vararak İsmet Paşa’yı, sonraki yıllarda da ‘Adalet Partisi’, ‘ANAP’ ve ‘AK Parti’ye vararak Deniz Baykal’ı üzmüştür.

Üzmeye de devam etmektedir.

Maalesef durum budur...

Paşa, ‘Halk bizim düşmanımızdır’ derken, aslında, kara kalabalıkların devrimleri içselleştiremediğini anlatmaya çalışıyordu.

Benzeri şeyleri, bugün, Paşa’nın koltuğunda oturan Deniz Baykal da söylüyor.

Epey de sitemkar...

Laikliğe ve devrimlere sahip çıkmayan halka kızıyor... ‘Laiklik uygulaması toplumun belli kesimleri tarafından benimsenmemiştir. Biz elimizden geleni yaptık. Ülkenin bu duruma gelmesinden halk sorumludur. Gönül isterdi ki mücadelemiz toplumda daha çok destek bulsun. Bunun olmamasının sorumlusu hiçbir şekilde CHP değildir’ diyor.

Esasında, ‘Ülke hangi durumdan hangi duruma gelmiş ki, bir de şekvada bulunuyorsunuz?’ diye sormak lazım ama, hadi toplumun belli kesimleri tarafından benimsenmediği söylenen ‘laiklik’ten gidelim.

Bir kere Baykal doğruyu söylemiyor.

Kimsenin laiklikle bir alıp veremediği yok.

Halkın benimsemediği şey laiklik değil, belli ideolojik kesimlerin laiklik algısı...

Üstelik, oldukça sorunlu bir algı bu...

Baykal’dan, siyaset bilimci olması hasebiyle, laiklik konusunda en azından ‘epistemolojik bir gayret’ beklerdim.

Çünkü, öncelikle ‘özgürlük’ paradigmasıyla ilişkili olması gereken laiklik, dar ideolojik grupların da katkılarıyla, giderek dinselleşiyor ve ‘dogma’ haline geliyor. Prof. Tülin Bumin’in söylediği gibi, bugün sekülerleşmenin/modernleşmenin önündeki en büyük engel laiklik; daha doğrusu, mevcut laiklik algısı...

Baykal halka kızacağına, neden işbu ‘laiklik algısı’nı sorgulamıyor ve ortaya çıkan ‘sonuçlar’ üzerinde düşünmüyor.

Kaldı ki, laiklik, başı kapalı olanların hukuku konusunda da güvencedir.

Neden bunu neden kabul etmek istemiyor?

star gazetesi



Bu yazı 368 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,250 µs