En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

Bush uğraştı, Sarko kazandı!



BAŞKAN George W. Bush'un dün tamamladığı 8 günlük geniş Ortadoğu turu sırasında, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy de bölge ülkelerinden üçünü kapsayan 3 günlük bir geziye çıktı.
Rastlantı olsun ya da olmasın, aynı zamanda gerçekleşen bu ziyaretlerden Sarko'nun George W.'den daha kârlı çıktığı görülüyor.
Fransız liderinin kazancı hem diplomatik, hem ekonomik...
Sarkozy, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Zayid el Nuhayyan ile önemli bir askeri işbirliği anlaşması imzaladı. Buna göre Fransa ilk kez Körfez'de, Abu Dabi'de bir askeri üs sahibi olacak. Hürmüz Boğazı'na "nazır" bu üste 500 kadar Fransız askeri görev yapacak. Sarkozy'nin ifadesine göre, bu görev "Bölgede istikrarın korunmasına yardımcı olmak". Daha açık bir deyişle, bölgedeki Arap ülkelerinin elini, İran'a karşı güçlendirmek...
Bu anlaşmayla Fransa, Körfez'de askeri ve diplomatik bir varlık gösterme olanağına sahip oluyor.
Bu gezide "kısa zamanda çok iş" başaran Sarko, Arap muhataplarıyla kârlı bazı anlaşmalar da imzaladı. Bunlardan biri, 2 milyar dolarlık bir nükleer reaktör anlaşması. Diğeri ise, 3.4 milyar dolarlık "Mirage" uçakları ve bir o kadar maliyetli bir "Leclerc" tankları anlaşması...
Bu anlaşmaların stratejik boyutları bir yana, Fransa için taşıdığı ekonomik değer, ortada...

Gezinin bilançosu
Çok daha büyük iddialar ve tantanayla yola çıkan ABD Başkanı'nın gezisinin bilançosu o kadar göz kamaştırıcı değil.
İki liderin ziyaretleri arasında şöyle bir fark göze çarpıyor: Sarkozy "alan" taraf oldu. Muhatapları ondan nükleer teknoloji, silah, hatta asker istedi, ona kârlı kontratlar ve ayrıca üsler önerdi...
George W. ise daha çok muhataplarından "talep eden" taraf oldu. Seyahatinin ilk bölümünde Bush, İsrail ve Filistin liderlerinden, Annapolis mutabakatını hayata geçirmelerini, müzakereleri sürdürmelerini istedi... İkinci bölümde ise Bush, Körfez ülkelerinden "İran tehdidi"ne karşı uyanık olmalarını, birleşmelerini talep etti. Nihayet son durağı olan Mısır dahil, gezdiği Arap ülkelerinin liderlerinden "demokrasi"ye yönelmeleri çağrısında bulundu...
Bush'un istediklerinin ne ölçüde gerçekleşeceği, zamanla görülecek. İsrail-Filistin'in "barış süreci" hızla somut sonuç verecek gibi görünmüyor... Körfez ülkelerinin "İran tehdidi" karşısında endişeleriyle birlikte çekinceleri de var. Yani gözü kapalı olarak ABD'nin peşinden gitmek eğiliminde değiller... Arap kral ve şeyhleri de Bush'un "demokrasi tutkusu"nu tatmin etmeye pek hazır görünmüyorlar...

Müttefik mi, rakip mi?
Sarkozy'nin Bush'un turuna denk gelen gezisinin esas amacı neydi? Daha açık bir deyişle, Fransa Ortadoğu'da ve Körfez'de ABD'ye rakip olmak niyetinde midir? Yoksa ABD'ye paralel bir strateji izlemek, ama bu arada da kendi çıkarları doğrultusunda bazı boşlukları doldurmak mı istiyor?
Sarkozy'nin Ortadoğu sorunları ve İran meselesindeki temel duruşu, ayrıca ABD'ye kişisel yakınlığı, ikinci şıkkın daha geçerli olduğu izlenimini veriyor. Nitekim bu konularda Paris ile Washington'un tutumları halen birbirine oldukça yakın.
Ancak bazı Arap ülkelerinin Fransa'ya, Bush yönetiminden çok daha fazla sempatisi ve güveni var. Nitekim "Le Figaro"nun belirttiği gibi, Şeyh El Nuhayyan'ın Sarkozy'den askeri destek istemesinin nedeni Arap kamuoyunun ABD'den hoşlanmaması, buna karşılık Fransa'ya sempati beslemesidir.
Sarko işte bundan yararlanarak Ortadoğu'ya yeni açılımlar yapıyor. Ve de kazançlı çıkıyor!

milliyet



Bu yazı 229 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,455 µs