En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

Önce "içeriden" başlamalı...



BAŞBAKAN R. T. Erdoğan'ın dün Madrid'de başlayan "Medeniyetler İttifakı Forumu"nda, eşbaşkan olarak yaptığı açılış konuşmasında, ifade ettiği görüşler ve verdiği mesajlar, bu yeni uluslararası harekete yön verecek niteliktedir.
Başbakan'ın belli başlı tespitlerini şöyle sıralayabiliriz:

İleriye dönük, uzun soluklu bir girişim olan "Medeniyetler İttifakı"nın öncelikli hedefi, yeni kuşaklara kültürel farklılıklar karşısında "uyum duyarlılığını" aşılamaktadır...
Herkes kendi coğrafyasında, önyargılara ve hoşgörüsüzlüklere karşı duyarlılığı geliştirmeli ve gereken tedbirleri almalıdır...
Farklılıkları "öteki" olarak görüp dışlamak, ayrışma, çatışma ve bölünme başlangıcı olur. Çokluk, içeride de birlik tesis eder...
"Medeniyetler İttifakı" çerçevesinde geliştirilecek stratejiler, ulusal düzeyde önemli ihtiyaçlara cevap verecek, aynı zamanda ortak küresel faaliyetin yapı taşlarını oluşturacaktır...
Stratejimiz çoğulculuk, farklılıklara saygı, işbirliği, diyalog, insan haysiyetine saygı ve kadın-erkek eşitliği ilkelerine dayanmaktadır...

Uluslararası rol...
Medeniyetler İttifakı hareketinin Madrid'deki Forum'la "eylem aşaması"na girdiği bir sırada Başbakan'ın bu tespitleri herkes için bir ilham kaynağı sayılmalıdır. Türkiye de buna dahil...
Gerçekten Türkiye'nin bu girişimle ilgili müstesna bir konumu var. Tarihi, coğrafyası, kültürel mirası, çok yönlü politikaları, bu rolü başarıyla oynamasına çok müsait.
Bu girişimle uluslararası platforma önemli bir aktör olarak çıkan Türkiye'nin bu işten bir kazancı da, AB üyeliği davasını, - Medeniyetler İttifakı anlayışıyla- tutarlı şekilde savunma olanağını bulmasıdır. Nitekim Başbakan Erdoğan, Forum'daki dünkü konuşmasında, bu argümanı açıkça ortaya koymuş ve "Türkiye'nin AB üyeliği, Medeniyetler İttifakının mümkün olduğunu bütün dünyaya gösterecektir" deyip, bu "tarihi fırsatın kaçırılmaması" çağrısında bulunmuştur.
Şu tesadüfe bakın ki, Türkiye'nin AB üyeliğine özellikle "kültür farkı"nı öne sürerek karşı çıkan Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, önceki gün Suudi Arabistan'ı ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, İslamı övmüş ve büyük dinlerin ortak değerlerinin esasları üzerinde bir "medeniyet politikası" geliştirilmesini istemiştir!..

Ulusal strateji
Başbakan'ın Madrid'deki sözlerinin bir kısmı, Türkiye'nin kendi içinde de bazı önemli düzenlemeler ve uygulamalar yapması zamanının geldiğini ortaya koyuyor.
Türk diplomasisinin Medeniyetler İttifakı çerçevesinde "dışarıda" din, kültür, vs. farklılıklarının giderilmesine ve çoğulcu ve hoşgörülü bir düzenin kurulmasına çalıştığı bir dönemde, "içeride" buna ters düşen bazı gelişmelerin cereyan etmesi bir talihsizliktir.
Son zamanlarda bazı rahiplere karşı girişilen saldırılar, Hıristiyan din kurumlarına yapılan tehditler, yabancılara karşı yürütülen kampanyalar, Türkiye'de hükümetin, siyasi partilerin, eğitim kurumlarının, sivil toplumun ve medyanın bu alanda yapması gereken daha çok iş bulunduğunu gösteriyor.
Medeniyetler İttifakı için öngörülen çeşitli önlemlerin ulusal düzeyde de hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunun için öncelikle siyasi irade ve kararlılık şart. Başbakan'ın konuşmasında bu yönde bir "ulusal strateji"nin "hazır hale" geldiğini açıklaması umut vericidir.

milliyet



Bu yazı 244 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,083 µs