En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Beklentiyi yüksek tutmanın sakıncaları



Etnik kökenli terör sorunu senelere yaygın bir sorundur. Türkiye 25 yıldır bu sorunla uğraşıyor. Daha uzun süre de uğraşacak.
2007'nin son günlerinde TSK'nın yaptığı başarılı sınır ötesi hava operasyonları, ABD'nin tutum değişikliği, Türk kamuoyundaki havayı da değiştirdi. Halk da, güvenlik güçleri de moral buldu.
TSK'nın operasyonları devam ediyor. 2007'nin sonunda oluşan bu hava, PKK sorunuyla ilgili yüksek bir beklentiye de yol açtı. Son operasyonlarla PKK'nın önemli bir darbe yediği gerçek. Operasyonun açıklanan sonuçlarından da bu görülüyor.

Abartılı beklentiler
Ancak, bu operasyonlara ve ABD'nin işbirliğine bakarak, "PKK işi bitmiştir" havasına girmek yanlış olur. Beklentinin bu kadar yüksek tutulması sakıncalı sonuçlar doğurur. Bu bakımdan özellikle siyasi liderlerin, toplumu doğru biçimde aydınlatmaları gerekir. Çıtayı gerçekçi bir yükseklikte tutmaya özen göstermeleri yararlı olur.
PKK sorununun ulaştığı boyutlar ve etnik milliyetçiliğe dayalı asimetrik mücadelenin doğası bunu gerektirir.
"PKK bitti" yargısına dayalı bir beklenti oluşturulursa, örgütün fırsatını bulduğunda yeniden harekete geçmesi, değişik eylem biçimleriyle ortaya çıkması halinde, bu havayı yaratanlar ve pompalayanlar da sorumlu olurlar.
Etnik milliyetçiliğe dayalı terörle mücadelenin çok uzun bir süreç olduğu unutulmamalıdır.
Güvenlik güçleri kadar siyasiler de gerçekçi olmak zorundadırlar.
Mücadelenin başarısında, siyasi otorite ile güvenlik güçlerinin ortak hareket edebilmeleri de çok önemlidir.

Başbuğ'un konuşması
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ'un, asimetrik mücadelenin doğasıyla ilgili gerçekçi analizler ve uluslararası örnekler içeren Kara Harp Okulu konuşması, bu açıdan sık sık hatırlanması gereken bir konuşmaydı.
Operasyonların sürdüğü yeni yılın ilk günlerinde, kamuoyunda oluşacak abartılı beklentilerin sakıncaları üzerinde durmak için bu konuşmadan bazı hatırlatmalar yapmakta yarar var.
Org. Başbuğ, 24.9.2007 tarihli söz konusu konuşmasında, klasik savaşla asimetrik mücadele arasındaki farklar unutulursa, kamuoyunun beklentileriyle güvenlik güçlerinin gerçekleştirdikleri arasında bazı farklılıklar çıkacağını söylemişti.
Şöyle demişti:

Gerçekler açıklanmalı
"İç Güvenlik Harekâtı'nda (terörle mücadelede) kamuoyu, mücadelenin süresine ilişkin gerçekdışı beklentilerin içine girmemeli veya yetkililerce beklentiler içine sokulmamalı, gerçekler kamuoyuna, ilgililer tarafından açıkça anlatılmalıdır."
Org. Başbuğ, terörle mücadelede yürütme içinde politik makamlar ile askeri makamlar arasındaki ilişkilere de dikkat çekmişti.
Mücadelenin politik ve askeri yönleriyle ilgili olarak İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in şu sözlerini anımsatmıştı:
"Terörle mücadelede karşılaşılan önemli olayların neredeyse yüzde 80'i ne tam olarak askeri ne tam olarak politik boyuttadır. Sorunların hem politik hem askeri boyutları vardır. Bunların yanında her askeri kararın politik sonuçları olabileceği gibi her politik kararın da askeri sonuçları olabilir."

Ortak görüşlerin önemi
Kara Kuvvetleri Komutanı, bu gerçekten hareketle terörle mücadelede, politik makamlar ile asker arasındaki ilişkilere klasik bakış açısıyla bakılmaması gerektiğini de vurgulamıştı. Bu mücadelede ortak görüşlere ulaşılmasının ve kararların ortak şekilde alınmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılmasının yararlı olacağına işaret etmişti.
Terörle mücadele 2008'de de Türkiye'nin öncelikli mücadelesi olacak. Bu nedenle kamuoyunun gerçekçi olmayan beklentilere sokulmasının doğuracağı sakıncaları ve ortak görüşle hareket etmenin önemini unutmamak gerekiyor.

milliyet



Bu yazı 701 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,855 µs