En Sıcak Konular

Semih İdiz


Semih İdiz
0 0 0000

2008'de Türk- ABD ilişkileri



5 Kasım'da gerçekleşen Erdoğan-Bush görüşmesiyle daha yapıcı bir zemine oturtulduğu anlaşılan Türk-Amerikan ilişkileri, Cumhurbaşkanı Gül'ün 8 Ocak'ta Amerikalı mevkidaşıyla aynı mekânda yapacağı görüşmeyle yeni gelişmeler kaydedeceğe benziyor.
Konuya girmeden önce bir itirafta bulunmak istiyoruz. Erdoğan-Bush görüşmesinden önce "bundan bir şey çıkmayacağını" yazmıştık. Bu düşüncemizi görüşmenin ardından da sürdürmüştük.
Türkiye'deki beklentiler Kuzey Irak'a dönük olduğu için, Washington'un bu kez ortaya attığı "istihbarat paylaşımı" kavramı ile PKK'yı "ortak düşman" ilan etmesini "yeni oyalama taktikleri" olarak değerlendirmiştik.
Sadece 2003'ten bu yana meydana gelen gelişmeler değil, aynı zamanda Bush yönetiminin atadığı "PKK koordinatörü" General Ralston'ın bile üstelik Erdoğan-Bush görüşmesinin gerçekleştiği bir sırada "Türkiye'ye verilen sözleri tutmadık" demesi bu kanaatimizi pekiştirmişti.
Oysa sonuç bir hayli farklı çıktı. Şimdi her iki başkentte, sadece PKK'ya dönük işbirliği değil, geniş kapsamlı "stratejik işbirliği"nin yeniden canlandırılması için çaba sarf edildiğini görüyoruz.

Bush, Gül'den soracak
Nitekim, önceki gün bir açıklama yapan Beyaz Saray sözcüsü Scott Stanzel, Gül-Bush görüşmesinde PKK ile Kuzey Irak meselelerinin yanı sıra Irak, Afganistan, Lübnan ve Ortadoğu gibi konuların da ele alınacağını açıkladı.
Başkan Bush'un, kısa bir süre önce Pakistan'ı ziyaret edip kilit konumda olan tüm siyasi oyuncularla görüşen Gül'den bu ülkedeki gelişmeler hakkında fikirlerini isteyeceği de kesin.
Bush'un Gül ile görüştükten hemen sonra İsrail, Batı Şeria, Kuveyt, Bahreyn, BAE ve Mısır'ı kapsayan bir geziye çıkacak olması ise, iki devlet başkanının yapacakları bu görüşmenin önemini ABD tarafı için daha da artırdığı ortada.
Bu arada, Bush'un, Cumhurbaşkanı Gül'den, dünya gündeminin 2008'deki en hararetli konularından biri olacağına kesin gözüyle bakılan ve her iki ülkeyi de yakından ilgilendiren Kosova meselesiyle ilgili düşüncelerini isteyeceği de kesin.
Geniş bir coğrafyaya yayılmış olan dünya meselelerinde bu şekilde görüş alışverişinde bulunulup bazı kararlara varılması, tabii ki, alelade ilişkiler içinde olan ülkelere has bir durum değil. Aksine, bu durum söz konusu ilişkinin çok farklı bir düzeyde olduğunu gösterir.

İlişkiler olumlu gelişecek
Ankara ile Washington'un, ilişkileri açısından son dört yıldır yaşanan ciddi türbülanstan sonra, şimdi yeniden yakalanan ivmeyi 2008'de kaybetmek isteyeceklerini de hiç sanmıyoruz. Bu nedenle, yeni yılın Türk-Amerikan ilişkileri açısından olumlu gelişmelere gebe olduğunu düşünüyoruz.
Bunu bazıları kuşkusuz "Türkiye ABD'nin kucağına oturmaya hazırlanıyor" diye yorumlayacaktır. Buna söylenecek tek şey var.
Washington, 2003'te olduğu gibi, Türkiye'yi "çantada keklik" gördüğü sürece Ankara ile ilişkilerinin bozulmaya daha yatkın olduğunu artık daha iyi anlıyor. Bu arada, Türkiye'nin her iki ülkeyi yakından ilgilendiren bölgesel konulardaki görüşlerini yabana atmamanın sakıncalarını da daha iyi kavrıyor.
Bu ise bir "kucağa oturmaya" değil, ilişkilerde ortak çıkarlar ekseninde gelişen yeni bir döneme işaret ediyor.

milliyet



Bu yazı 317 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Ağustos 2011 Artık muhtıra değil, emeklilik dilekçesi veriliyor
    • 16 Mayıs 2011 Suriye karıştıkça Türkiye’den beklenenler artıyor
    • 3 Ocak 2011 ''İsrail ve Suriye için Türkiye en iyi arabulucu''
    • 13 Aralık 2010 AB’den gelen büyük desteğin nedeni
    • 13 Ekim 2010 ABD ile ilişkilerde tren kazası olasılığı
    • 4 Ekim 2010 İsrail’de yoğun Türkiye aleyhtarı Propaganda
    • 28 Ağustos 2010 Avrupalılar bile AB’ye artık inanmıyor
    • 3 Temmuz 2010 İsrail, Türk-ABD ilişkilerinin koşulu haline geliyor
    • 31 Mayıs 2010 Savunma stratejimizi etkileyecek gelişmeler yaşanıyor
    • 8 Mart 2010 ABD dış politikası amatörlerin elinde mi?
    • 2 Kasım 2009 Peki, CHP ne yapıyor?
    • 8 Haziran 2009 Obama’nın verdiği desteğin arka planı
    • 23 Şubat 2009 Batı’dan uzaklaştığımız inancı artıyor
    • 6 Ekim 2008 Aktütün saldırısıyla akla gelen sorular
    • 20 Ağustos 2008 Washington ile Montrö sıkıntısı
    • 18 Ağustos 2008 Türkiye ittifaksız kalırsa ne olur?
    • 11 Ağustos 2008 Türkiye’yi Batı’ya iten Rusya’dır
    • 2 Ağustos 2008 Batı kadar Doğu da rahatladı
    • 21 Ocak 2008 Erdoğan-Sarkozy-Merkel zirvesi bir tuzak mı?
    • 31 Aralık 2007 2008'de Türk- ABD ilişkileri

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,232 µs