En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

Entelektüel kıvranış



Pazartesi günleri gazete okumaya bayılıyorum. Çünkü hafta sonları fazla haber olmadığı için, bazı gazeteler röportajları pazartesi günü yayınlıyor.
Bu röportajlarda çok ilginç fikirler, saptamalar, eleştiriler yer alıyor.
Mesela dün bizim gazetede Ecevit Kılıç'ın siyaset bilimci Prof. Mümtazer Türköne ile söyleşisi vardı. Gençliğinde ülkücü olan Türköne, PKK'nın tasfiye edileceği bir süreçte Kürtlerin geniş demokratik haklara sahip olacağını, hatta Diyarbakır'ın adının ' Amed' olarak değiştirilebileceğini söylüyordu.
Radikal'den Taraf'a geçen Neşe Düzel ise, askerlik meselesi yüzünden şu anda tutuklu bulunan DTP Başkanı Nurettin Demirtaş'ın kardeşi ve partinin Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş ile konuşmuştu.
Bakın Demirtaş ne diyor: "Geçmişle yüzleşmeliyiz... Nasıl paşalar hata yaptıklarını söylüyorsa, PKK de ' Hata yaptık, sivilleri öldürdük, aşırı şiddet kullandık, çok fazla kan akmasına neden olduk' diyebilmeli ve özür dileyebilmeli."
Nereden, nereye...
Dün benim en çok hoşuma giden röportaj ise Star gazetesinde Fadime Özkan'ın siyaset bilimci Prof. Toktamış Ateş ile yaptığı konuşmaydı.
Buradaki yazıları takip edenler, açık sözlülüğü ile bol bol malzeme sunan Toktamış Hocaya takılmaktan hoşlandığımı bilir.
Bakın ne demiş:
"AKP'li değilim, oy da vermedim, seçim kazanmasından da mutlu olmadım ama ülkeyi iyi yönettiklerini, hata yapmadıklarını düşünüyorum. Dış politikada akıllı basiretli, ekonomi politikada disiplinli davranıyorlar. Sağlık politikalarını beğeniyorum. Özellikle sigortalı hastaların hayatlarını çok kolaylaştırdılar. Ulaşım politikaları da öyle, çift yol projesi gayet başarılı. Bunlar hep olumlu şeyler ama AKP'ye yine de oy vermem, ' bizden' değil çünkü..."
Ne kadar ilginç değil mi?
Bir partiye niye oy verir insan? İktidara gelirse ülkeyi iyi yönetsin diye...
Eh, AKP de iktidara elmiş... 2002'den 2007'ye kadar Türkiye'yi yönetmiş... Toktamış Hocaya göre bu işi iyi becermiş... O zaman tekrar oy almayı hak ediyor, değil mi?
Hayır! Hocam oyunu esirgiyor. " Onlar bizden değil " diyerek başkalarına veriyor oyunu.
Çok tuhaf bir ruh hali!
Evlenmeye niyetlenen adamı bir kadınla tanıştırıyorlar. Adam kadını güzel buluyor. Pişirdiği yemeklere bayılıyor. Kadının oturmasını kalkmasını, sözünü sohbetini de beğeniyor.
Ama "Hadi evlensene" dendiğinde yan çiziyor adam. Ne düşünürsünüz bu durumda?
Garipsemez misiniz?
Toktamış Hoca, " Ülkeyi iyi yönetiyorlar ama fırsatını bulduklarında şeriatı getirecekler" filan dese... Tamam, anlayacağım. Ama hayır! Onu da demiyor.
Sadece " Bizden değil " demekle yetiniyor.

Sanırım burada ciddi bir ' sıkışmışlık', 'iki arada bir derede kalmışlık' hali var...
Peki, bu ruh durumunun kaynağı ne olabilir?
Sanırım belli bir siyasi duruş alıp... Bu duruşu yıllar boyu savunduktan sonra... Değişen Türkiye'ye uyum sağlamakta zorlanıyor entelektüellerin çoğunluğu.
En çok da "döndü" ya da "dönek oldu" diye eleştirilmekten çekiniyorlar. Gururlarına yediremiyorlar.
Üye sayısı zaten az olan entelektüel camiadan aforoz edilip iyice yalnızlaşacaklarını düşünüyorlar.
Sokaktaki seçmen ise bu tip bir vicdani, ahlaki baskıları hissetmiyor üstünde. Kimden umudu varsa ya da kim iyi işler yapıyorsa gidip ona atıyor oyunu.
"Bir tane oyum var, bana hizmet edene vereceğim onu" diyor sıradan seçmen. Yani basit ve net bir mantık yürütüyor.
Entelektüel ise kıvranıyor da kıvranıyor.

sabah



Bu yazı 930 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,082 µs