En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

''Yeni Çar'' Putin'in Rusya'sı



RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin, parlamento seçimlerindeki zaferinden sonra, şimdi ne yapacak?.. Bazılarının "Yeni Çar" diye nitelendirdiği Rus lideri, önümüzdeki mart ayındaki Kremlin'deki görevini bıraktıktan sonra, ülkenin "güçlü adamı" olmaya ve siyasi yaşamına damgasını vurmaya devam edecek mi?
Aslında pazar günkü seçimlerin galibi, (yüzde 64 gibi yüksek bir oy oranıyla) "Birleşik Rusya" partisidir. Bu parti 450 sandalyeli yeni "Duma"da rahat bir çoğunluğa sahip olacak.
Ancak "Birleşik Rusya" partisi, Putin ile özdeşleşmiştir. Nitekim 55 yaşındaki Rus devlet başkanı, parlamento seçimlerinde bu partinin listesinin başında yer almıştır.
Yapılan çeşitli anketler ve röportajlar, Birleşik Rusya partisine oy verenlerin çoğunluğunun, bu oylarını Putin'e vermiş saydıklarını gösteriyor. Zaten seçim kampanyasında da bu seçimlere Putin'in popülaritesini ölçecek bir referandum havası verilmiştir.

Şans da ondan yana
Putin'in öylesine geniş bir sempati ve desteğe mazhar olmasına (ve özellikle liberal kesimdeki esas rakiplerinin başarısızlığa uğramasına) şaşmamak lazım.
Bunun nedenini anlamak için Putin'in 8 yıllık iktidarında Rusya'nın nereden nereye geldiğini hatırlamak yeter. 1990'ların Rusya'sını anımsayın: Yiyecek ve yakacak sıkıntısı çeken, mağazaların dışına kadar taşan kuyruklarda bekleyen, evlerinde soğuktan titreyen, maaşını zamanında alamayan, çaresizliğe düşen milyonlarca insan... Süper Devlet düzeyinden dünyadaki etkinliği ve onuru kırılmış, dış yardıma muhtaç duruma düşen bir ülke...
Bir de bugünkü Rusya'ya bakın: Hızla gelişen, dış borçlarını ödeyen, vatandaşlarının yaşam düzeyini yükselten, uluslararası platforma gene güçlü bir devlet olarak çıkan ve Batı'daki rakiplerine meydan okuyan bir ülke...
Denilebilir ki, bunda son zamanlarda petrol ve doğalgaz fiyatlarının anormal yükselişinin büyük payı var. Doğrudur. Bu da Putin'in şansı. Ama o da bu şansı iyi kullanmasını bildi...
Rusya'da bugün yoksulluk, ekonomik sıkıntı, sosyal dengesizlik hâlâ var tabii. Fakat geniş çoğunluğun Putin'i -ve onun partisini- desteklemesi, son dönemde izlenen politikaların devamını istediklerini ortaya koyuyor. Diğer bir deyişle, bu, şimdiki rejime verilen bir nevi güvenoyudur.

Öncelik, aş-iş
Putin'in bu politikalarını uygularken, demokratik standartlara zaman zaman uymadığı, insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan davranışlarda bulunduğu, rakiplerini amansızca saf dışı ettiği, hatta bazılarını suikastlarla yok ettiği bilinen bir gerçektir.
Bu nedenle Rusya'daki liberal aydınlar ve politikacılar Putin yönetimine karşı doğru dürüst bir muhalefet yapamıyor. Nitekim bu, seçimlerde de görüldü. Ayrıca seçimlerde usulsüzlüklerin yapıldığı, tarafsız yabancı gözlemciler tarafından da açıklandı.
Ne var ki, bu tür ihlaller, Rusya'da geniş halk kitlelerinin Putin lehindeki eğilimini fazla sarsmıyor. Açıkçası, "sokaktaki adam" için demokrasi "iyi bir şey", ama aş ve iş "öncelikli tercih"... Varsın Putin, ülkeyi bir "Çar" gibi yönetsin...
Bu olgu Putin'e cesaret veriyor tabii. Anayasaya göre, devlet başkanı üst üste üç kez devlet başkanı olamaz. Ama Putin ister başbakan olarak olsun, ister anayasayı değiştirmek suretiyle olsun, önderliğini ve nüfuzunu sürdürmenin yolunu bulacaktır.
Halkın da şu anda istediği budur...

milliyet



Bu yazı 370 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,190 µs