En Sıcak Konular

Cevdet Batu



Cevdet Batu
0 0 0000

Türk usulü çalışkanlık: Yumurta kapıya dayanınca!



Milli takımın maçını hepiniz izlediniz… Biliyorum çünkü önemli bir maçtı. Gazeteci jargonuyla “kader maçı!” Kader maçından alnımızın akıyla çıktık. Ve Norveç Malta’yı 4-1 yense de Yunanistan ile birlikte finallere giden takım biz olduk.

O sırada ben de milyonlarla ekran başındaydım. Maçı izlerken ben de heyecanlandım. Fatih Terim’le birlikte küplere bindim… Maçı şeref tribününden izleyen Haluk Ulusoy ile zıp zıp zıpladım… Milyonlarla güldüm, milyonlarla ağladım… Evet, ama şimdi biraz kenara çekileceğim ve milyonlar zafer sarhoşuyken ben şeytanın avukatlığını yapacağım.

*  *  *

Gelin önce bir tespit yapalım. Türk Milli Takımı son gece dersini çalışan öğrenciler gibi mızmız ve tembel… Bilmiyorum, belki de bu ulusal sorunumuz. Çünkü ben de öğrenciyken hep son dakika golleri attım. Yumurta kapıya dayanınca işi ciddiye aldım. Sınav çizelgesi 60 gün elimde dursa 59. gün çalışmaya başladım. Tıpkı milli takım gibi… İşi önce zora sokar, tam her şey bitti derken yoluma devam ederdim. Ama ben küçüktüm o zamanlar. Açıkçası öğrencilik de benim seçtiğim bir şey değildi. Hem öğrenciyim diye de kimse bana milyarlar ödemiyordu. Ne zaman ki iyi bir okuldan burs kazandım… Ayıp olmasın diye çalıştım. Hakkını vermek için…

Ama ne yazık ki Fatih Terim başta olmak üzere milli takımın teknik ekibi yaptığı işin hakkını vermiyor. Hadi şunu soralım: Bu maç, bırakın kaybetmeyi, berabere bitseydi ne olacaktı? Ne olacağını hepimiz biliyoruz: Malta’yı yenen Norveç finallere gidecekti. Biz de avucumuzu yalayacaktık. Bosna-Hersek’in atamadığı bir gol Fatih Terim’i güya kahraman yaptı. Kendisi de hemen kameraların karşısına çıkıp “EURO 2008’de takımımın başında olacağım” dedi. Halbuki sadece bir gol –üstüne basa basa söyleyelim- sadece bir gol yeseydik ne olacaktı? İkinci Ersun Yanal faciası yaşayacaktık.

Açık konuşalım: Basit kadro hatalarıyla, rakibini ve kendisini eleştirenleri küçümseyen tavrıyla Fatih Terim kazanılması gereken nice kolay maçı bu takıma kaybettirdi… İşte bu yüzden Norveç ve Bosna-Hersek maçları böylesi önem kazandı. İşte bu yüzden işimiz matematiksel hesaplara kaldı. Eğer başarılı bir teknik adam arıyorsanız; o, Yunanistan’ı maçlar bitmeden EURO 2008’e taşıyan Otto Rehhagel’dir. Eğer Fatih Terim başarılıysa bizi dünya üçüncülüğüne taşıyan Şenol Güneş’e devlet şeref madalyası vermemiz gerekir.

* * *

Bu yaşadığımız zafer Türk usulü bir başarının sonucu. Yani yumurta kapıya dayanmadan kılını kıpırdatmayan bir ekip var karşımızda. Sınav arifesinde kaleme kitaba sarılan çocuklar gibiyiz… O çocuklar genelde sınavdan geçer… Ama geçer notla geçer… Bu takım sınavı kerhen geçti ama EURO 2008’de güçlü rakiplerle yarışacak. O rakipler sınavlarına haftalar öncesinden çalışmaya başlıyorlar. Türk kolaycılığını bir kenara bırakalım… Bu ekibi değişelim… Yoksa bu finallerde geçer not geçmez… Bütünleme şansımız da yok! Bize pekiyi lazım!



Bu yazı 1,323 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2008 Kissinger Erdoğan'a ne yazdı
    • 22 Kasım 2007 Türk usulü çalışkanlık: Yumurta kapıya dayanınca!
    • 16 Kasım 2007 ‘Vahdettin haindir’ diyenler parmak kaldırsın!
    • 17 Ekim 2007 Göğsümdeki Amerikan bayrağı!
    • 14 Ekim 2007 Kimin nesi bu Facebook?
    • 7 Ekim 2007 Müjde Ar’ın gazoz kapağı
    • 5 Ekim 2007 Asıl Truva atı Fransa’ymış…
    • 26 Eylül 2007 Korku rehberi: Türbanlılarla ilgili acayip saptama!
    • 21 Eylül 2007 “Çok istiyorsa türbanı Erdoğan ve Gül taksın!”
    • 17 Eylül 2007 'Allah’tan Sami’ye: Türk muhafazakarlığının yeni harfleri!
    • 11 Eylül 2007 'Hain kılıçlar' neremize değdi?
    • 2 Eylül 2007 11 Eylül’den önce, 11 Eylül yazısı
    • 23 Ağustos 2007 Bekir Coşkun da beni kovacak mı?
    • 9 Temmuz 2007 Meydanlarda seçim kakofonisi!
    • 5 Haziran 2007 Yeniler için en önemli ders: Bir kişiden uzak durun!
    • 21 Mayıs 2007 “Putin’in gizli ordusu!”
    • 5 Mayıs 2007 Muhtıra günlerinde aşk!
    • 29 Nisan 2007 Deniz Baykal’a güzellemedir!
    • 24 Nisan 2007 Habertürk’ü yakan Melih Meriç değil, Bülent Arınç!
    • 13 Nisan 2007 Huzur formülü!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,098 µs